Kelimeler arşivi içinde; başında "karal" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. karal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARALARÇİFTLİĞİ
KARALAYIVERMEK, KARALAYABİLMEK
KARALAYIVERME, KARALAYABİLME, KARALARBAHŞİŞ, KARALARGÜNEYİ
KARALTILAMAK, KARALIKÖLÇER, KARALAŞTIRMA
KARALTILMAK
KARALAHANA, KARALEYLEK, KARALATMAK, KARALANMAK, KARALAMACI
KARALTMAK, KARALTMAĞ, KARALGAZİ, KARALAMAK, KARALANMA, KARALAYIŞ
KARALCIK, KARALAMA, KARALMAK
KARALAR, KARALAK, KARALTI, KARALOH, KARALLI, KARALIK, KARALIH, KARALAN, KARALDI
KARAL
Uzun taneli bir cins üzüm.
KARALATMAK
Karalama işini yaptırmak.
KARALAYIVERME
Karalayıvermek işi.
KARALTILMAK
Karanlıkta gizlenmek.
KARALEYLEK
Leylekgillerden, gagası aşağı doğru kıvrık, tüyleri kara, uzun bacaklı bir kuş, çeltik kargası (Ciconia nigra).
KARALARBAHŞİŞ
İçel şehrinde, Anamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARALANMAK
Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.
KARALAYIVERMEK
Çabucak karalamak.
KARALAHANA
Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.
KARALAŞTIRMA
Paslanmaz çelikleri, sodyum dikromat yunağında 400°C'da 15 dakika ısıtarak, yüzeyine kara renk kazandıran işlem.
KARALAYABİLMEK
Karalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARALTILAMAK
Hayvan ürkmeye hazırlanmak : Bu at çok karaltılar ama ürkmez. Korumak, saklamak. Kıskanmak.
KARALARGÜNEYİ
Çorum şehrinde, Kâmil bucağına bağlı bir bölge.
KARALIKÖLÇER
Geçmede karalık ve yansımada karalık ölçmelerine yarayan bir tür ışıkölçer.
KARALAYABİLME
Karalayabilmek işi.
KARALARÇİFTLİĞİ
Balıkesir şehri, Gönen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İFTİRACI
Karalamacı.
KOYAK
Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.
ÇIKRIKÇI
Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.
KARALAYIŞ
Karalama işi.
KITAAT
Kıtalar, ana karalar. Asker birlikleri.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
CIZIKTIRMAK
Yazmak, karalamak.
FAKR
Yoksulluk, fukaralık.
İFTİRACILIK
Karalamacılık.
KARALI
Karası (II) olan. Üzeri kalemle karalanmış.
KARALAMA
Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.
KAPKARA
Çok kara, her yanı kara, simsiyah. Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde. Sıkıntılı, zor.
BEYAZ
Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.
FASSAL
Karalamacı.
FASSALLIK
Karalamacılık.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
KARALANMA
Karalanmak işi.
GÖLGE
Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.
KARARTI
Karaltı. Kararmış yer, siyahlık.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.