KARAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "karal" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. karal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu karal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KARALARÇİFTLİĞİ

14 harfli kelimeler

KARALAYIVERMEK, KARALAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

KARALAYIVERME, KARALAYABİLME, KARALARBAHŞİŞ, KARALARGÜNEYİ

12 harfli kelimeler

KARALTILAMAK, KARALIKÖLÇER, KARALAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

KARALTILMAK

10 harfli kelimeler

KARALAHANA, KARALEYLEK, KARALATMAK, KARALANMAK, KARALAMACI

9 harfli kelimeler

KARALTMAK, KARALTMAĞ, KARALGAZİ, KARALAMAK, KARALANMA, KARALAYIŞ

8 harfli kelimeler

KARALCIK, KARALAMA, KARALMAK

7 harfli kelimeler

KARALAR, KARALAK, KARALTI, KARALOH, KARALLI, KARALIK, KARALIH, KARALAN, KARALDI

Bazı kelimelerin anlamları

KARAL

Uzun taneli bir cins üzüm.

KARALATMAK

Karalama işini yaptırmak.

KARALAYIVERME

Karalayıvermek işi.

KARALTILMAK

Karanlıkta gizlenmek.

KARALEYLEK

Leylekgillerden, gagası aşağı doğru kıvrık, tüyleri kara, uzun bacaklı bir kuş, çeltik kargası (Ciconia nigra).

KARALARBAHŞİŞ

İçel şehrinde, Anamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARALANMAK

Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.

KARALAYIVERMEK

Çabucak karalamak.

KARALAHANA

Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.

KARALAŞTIRMA

Paslanmaz çelikleri, sodyum dikromat yunağında 400°C'da 15 dakika ısıtarak, yüzeyine kara renk kazandıran işlem.

KARALAYABİLMEK

Karalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KARALTILAMAK

Hayvan ürkmeye hazırlanmak : Bu at çok karaltılar ama ürkmez. Korumak, saklamak. Kıskanmak.

KARALARGÜNEYİ

Çorum şehrinde, Kâmil bucağına bağlı bir bölge.

KARALIKÖLÇER

Geçmede karalık ve yansımada karalık ölçmelerine yarayan bir tür ışıkölçer.

KARALAYABİLME

Karalayabilmek işi.

KARALARÇİFTLİĞİ

Balıkesir şehri, Gönen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KARAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İFTİRACI

Karalamacı.

KOYAK

Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.

ÇIKRIKÇI

Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.

KARALAYIŞ

Karalama işi.

KITAAT

Kıtalar, ana karalar. Asker birlikleri.

KARAMAK

Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.

CIZIKTIRMAK

Yazmak, karalamak.

FAKR

Yoksulluk, fukaralık.

İFTİRACILIK

Karalamacılık.

KARALI

Karası (II) olan. Üzeri kalemle karalanmış.

KARALAMA

Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.

KAPKARA

Çok kara, her yanı kara, simsiyah. Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde. Sıkıntılı, zor.

BEYAZ

Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.

FASSAL

Karalamacı.

FASSALLIK

Karalamacılık.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

KARALANMA

Karalanmak işi.

GÖLGE

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.

KARARTI

Karaltı. Kararmış yer, siyahlık.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.