KARAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "karak" olan, toplam 140 adet kelime bulunmaktadır. karak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu karak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KARAKÖYŞEYHLER, KARAKTEROLOJİK, KARAKTERSİZLİK

13 harfli kelimeler

KARAKASBENLER, KARAKASBENNİK, KARAKASPENDEK, KARAKTERİSTİK, KARAKTEROLOJİ, KARAKTERSİZCE

12 harfli kelimeler

KARAKABAAĞAÇ, KARAKABARCIK, KARAKALPAKÇA, KARAKAZANCIK, KARAKIŞLAKÇI, KARAKOCAOĞLU, KARAKONCOLOS, KARAKSGİLLER, KARAKULLUKÇU

11 harfli kelimeler

KARAKABARIK, KARAKADILAR, KARAKARINCA, KARAKESTANE, KARAKILIÇLI, KARAKONCOLA, KARAKONURSU, KARAKOYUNLU, KARAKTERİZE, KARAKTERSİZ

10 harfli kelimeler

KARAKALÇIK, KARAKALPAK, KARAKAMIĞI, KARAKAVLUK, KARAKAVRUK, KARAKAYALI, KARAKEÇİLİ, KARAKILÇIK, KARAKIZLAR, KARAKLAMAK, KARAKOCALI, KARAKOÇLAR, KARAKOLKÖY, KARAKOLLAR, KARAKOLLUK, KARAKÖSELİ, KARAKTERLİ, KARAKULLUK, KARAKURTLU, KARAKUYRUK, KARAKUZGUN, KARAKUZULU

9 harfli kelimeler

KARAKABAR, KARAKABUK, KARAKAÇAK, KARAKAÇAN, KARAKAFES, KARAKALEM, KARAKAMIŞ, KARAKARGA, KARAKASIM, KARAKAVAK, KARAKAVUK, KARAKAVUZ, KARAKAVZA, KARAKAYIN, KARAKAZAN, KARAKELEŞ, KARAKEPİR, KARAKESEK, KARAKEŞLİ, KARAKILIÇ, KARAKILLI, KARAKIRAN, KARAKISIK, KARAKIŞLA, KARAKIYAH, KARAKIYAK, KARAKİMSE, KARAKİRAZ, KARAKOÇAN, KARAKOÇAŞ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

KARAKADA, KARAKADI, KARAKALE, KARAKAPI, KARAKAYA, KARAKEÇİ, KARAKEME, KARAKENT, KARAKESE, KARAKİŞİ, KARAKMAK, KARAKOCA, KARAKORA, KARAKOVA, KARAKOYU, KARAKÖSE, KARAKTER, KARAKUÇA, KARAKULA, KARAKUMA, KARAKURA, KARAKURT, KARAKUŞİ, KARAKUTU, KARAKUYU, KARAKUZU

7 harfli kelimeler

KARAKAN, KARAKAŞ, KARAKAT, KARAKÇE, KARAKÇI, KARAKIL, KARAKIŞ, KARAKIZ, KARAKOÇ, KARAKOL, KARAKÖY, KARAKUL, KARAKUŞ, KARAKUZ, KARAKÜR

6 harfli kelimeler

KARAKA

5 harfli kelimeler

KARAK

Bazı kelimelerin anlamları

KARAK

Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar.

KARAKASPENDEK

Zor kullanarak.

KARAKTERSİZCE

Karaktersiz bir biçimde.

KARAKTERİSTİK

Bir kimse veya nesneye özgü olan (ayırıcı nitelik), tipik. Bir logaritmanın tam birimler anlatan bölümü.

KARAKAZANCIK

Gelincik çiçeği ve bitkisi.

KARAKASBENNİK

Zor kullanarak.

KARAKABAAĞAÇ

Balıkesir şehrinde, Darıca bucağına bağlı bir bölge.

KARAKTEROLOJİ

İnsanlarda karakterin gelişmesini ve özelliklerini inceleyen bilim dalı.

KARAKÖYŞEYHLER

Bartın ilinde, Arıt bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KARAKIŞLAKÇI

Adana kenti, Kamışlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARAKALPAKÇA

Karakalpak Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

KARAKTEROLOJİK

Karakteroloji ile ilgili.

KARAKABARCIK

Şarbon.

KARAKTERSİZLİK

Güvenilir karakteri olmama durumu.

KARAKASBENLER

Zor kullanarak : Karakasbenler evime girdi, malımı çaldı.

KARAKOCAOĞLU

Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında KARAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇANGAL

Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.

BAŞKARAKTER

Oyunun asıl karakteri, asli tipi.

CORUM

Balık akını. Uskumruların büyük balıklardan korkarak kıyıya sığınması durumu.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

DİREKÇİ

Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

BOAGİLLER

Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.

DEVRİYE

Karakol. Osmanlılarda ilmiye sınıfından olan kimselere verilen derece.

ASTRAGAN

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

AYRIM

Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

DOMALAN

Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum).

CANLANDIRMAK

Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.

ÇÖZÜLME

Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

ÇATALLAŞMAK

İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.

AYRIMLAMA

Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.