Kelimeler arşivi içinde; başında "kapı" olan, toplam 85 adet kelime bulunmaktadır. kapı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kapı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kapı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAPISALIVERMEK
KAPILANDIRMAK
KAPILABİLMEK, KAPILANDIRMA, KAPIŞABİLMEK, KAPILIVERMEK
KAPILABİLME, KAPIŞTIRMAK, KAPILGANLIK, KAPIŞABİLME, KAPILIVERME, KAPIMANDALI, KAPICIKARGA
KAPIVERMEK, KAPIKARGIN, KAPILANMAK, KAPISIZLIK, KAPIŞILMAK, KAPIŞLAMAK, KAPIŞTIRMA, KAPITAPANI
KAPISALIK, KAPILILIK, KAPIŞILMA, KAPILANMA, KAPIVERME, KAPIAÇMAZ, KAPIHAYAT, KAPIHAKKI, KAPICALIK, KAPICILIK, KAPICILAR, KAPIARASI, KAPIGARSI, KAPIAĞASI
KAPIŞMAK, KAPIRCAH, KAPICINA, KAPIBAŞI, KAPILMAK, KAPIBAĞI, KAPINCAK, KAPINMAH, KAPINMAK, KAPIRCAK, KAPILGAN, KAPIKALE, KAPIKAYA, KAPIKIRI, KAPIKIZI, KAPISUYU, KAPIKULE, KAPIKULU, KAPIAĞZI, KAPIDERE, KAPIALTA, KAPIALTI
KAPISAL, KAPISKA, KAPICAK, KAPISIZ, KAPILIŞ, KAPIBAĞ, KAPICIK, KAPIŞMA, KAPILMA, KAPILIK, KAPIÇAK, KAPIÇAM, KAPIKÖY
KAPIKA, KAPICA, KAPICI, KAPIRA, KAPIMA, KAPILI, KAPIÇA, KAPIDA, KAPIĞA
KAPIŞ, KAPIS, KAPIM, KAPIL, KAPIZ
KAPI
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
KAPILIVERME
Kapılıvermek işi.
KAPIŞABİLMEK
Kapışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAPICIKARGA
Gördüğü her şeyi almak isteyen kimse.
KAPIMANDALI
İşe karıştırılmayan, kendisine önem verilmeyen kimse.
KAPILABİLMEK
Kapılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAPIVERMEK
Aniden kapmak.
KAPILANDIRMAK
Kapılanmasını sağlamak.
KAPISALIVERMEK
Elindeki şeyi gücü yettiği kadar uzağa atmak.
KAPILANDIRMA
Kapılandırmak işi.
KAPILGANLIK
Kapılgan olma durumu.
KAPIŞTIRMAK
Kapışma işini yaptırmak veya bu işin yapılmasına sebep olmak.
KAPIKARGIN
Muğla şehrinde, Dalaman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KAPIŞABİLME
Kapışabilmek işi.
KAPILIVERMEK
Elinde olmadan kapılmak.
KAPILABİLME
Kapılabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
BİNİ
Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ARKIT
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.
BAP
Kapı. Kitaplarda bölüm, başlık. Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri. Konu, husus.
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
BASTIRIK
Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak. Ağırlık, yük.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
CEBECİ
Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.