Kelimeler arşivinde; içinde "kapı" olan, toplam 119 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kapı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kapı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kapı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAPISALIVERMEK
ESKİDEMİRKAPI, KAPILANDIRMAK, YENİDEMİRKAPI
KAPILANDIRMA, GOLTUKKAPISI, KAPILABİLMEK, KAPILIVERMEK, KAPIŞABİLMEK
KAPILGANLIK, KAPIŞTIRMAK, BÜYÜKKAPILI, KAPICIKARGA, KAPILABİLME, KAPILIVERME, KAPIMANDALI, KAPIŞABİLME
HALKAPINAR, KAPIKARGIN, KAPILANMAK, KAPISIZLIK, KAPIŞILMAK, KAPIŞLAMAK, KAPIŞTIRMA, KAPITAPANI, KAPIVERMEK, MEYDANKAPI, PARMAKKAPI, TERMOKAPIL
KAPICILIK, KAPILANMA, KAPIŞILMA, DEMİRKAPI, KAPIAÇMAZ, KAPIAĞASI, KAPIARASI, KAPICALIK, KAPICILAR, KAPIGARSI, KAPIHAKKI, KAPIHAYAT, KAPILILIK, KAPISALIK, KAPIVERME, KIZILKAPI, OTLUKKAPI, ŞAPKAPICI, UĞRUNKAPI, YAKAPINAR
KAPIKULE, KAPILGAN, KAPILMAK, KAPIŞMAK, KAPIALTI, ALTIKAPI, ÇİFTKAPI, DEREKAPI, DOLUKAPI, KAPIAĞZI, KAPIALTA, KAPIBAĞI, KAPIBAŞI, KAPICINA, KAPIDERE, KAPIKALE, KAPIKAYA, KAPIKIRI, KAPIKIZI, KAPIKULU, KAPINCAK, KAPINMAH, KAPINMAK, KAPIRCAH, KAPIRCAK, KAPISUYU, KARAKAPI, ORTAKAPI, ÜÇKAPILI, YEDİKAPI, Devamını Oku »»
KAPICIK, KAPILIŞ, KAPILMA, KAPISIZ, KAPIŞMA, ALIKAPI, ARAKAPI, KAPIBAĞ, KAPICAK, KAPIÇAK, KAPIÇAM, KAPIKÖY, KAPILIK, KAPISAL, KAPISKA, SAĞKAPI, SOLKAPI, TAÇKAPI, TAKKAPI, TAŞKAPI, TOPKAPI, ULUKAPI
KAPICI, KAPILI, İNKAPI, KAPICA, KAPIÇA, KAPIDA, KAPIĞA, KAPIKA, KAPIMA, KAPIRA
KAPIŞ, KAPIL, KAPIM, KAPIS, KAPIZ
KAPI
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
KAPILIVERME
Kapılıvermek işi.
KAPILABİLMEK
Kapılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAPILANDIRMAK
Kapılanmasını sağlamak.
KAPILGANLIK
Kapılgan olma durumu.
KAPICIKARGA
Gördüğü her şeyi almak isteyen kimse.
KAPIŞTIRMAK
Kapışma işini yaptırmak veya bu işin yapılmasına sebep olmak.
KAPILANDIRMA
Kapılandırmak işi.
ESKİDEMİRKAPI
Ardahan kenti, Göle ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GOLTUKKAPISI
Sofa kapısı. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta).
KAPILIVERMEK
Elinde olmadan kapılmak.
YENİDEMİRKAPI
Ardahan ilinde, Göle ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAPIŞABİLMEK
Kapışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAPISALIVERMEK
Elindeki şeyi gücü yettiği kadar uzağa atmak.
BÜYÜKKAPILI
Adana ilinde, Yakapınar bucağına bağlı bir bölge.
KAPILABİLME
Kapılabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
CEBECİ
Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.
BİNİ
Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
BASTIRIK
Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak. Ağırlık, yük.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ARKIT
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.
BAP
Kapı. Kitaplarda bölüm, başlık. Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri. Konu, husus.