Kelimeler arşivinde; içinde "kapu" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kapu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kapu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kapu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ESKİKAPUMAHMUT
KAPUMAHMUT, KAPULANMAK
KAPUÇALIH, KAPUSALAK, KAPUCALIK, KAPUSALIK, KAPUZBAŞI
KAPUŞMAK, KAPUTLUK, KAPUDANE, KAPUKAYA, KAPURÇAK, KAPURCAK, KAPUÇİNO
KAPUKÖY, KAPURTU, SKAPULA, KAPULLU, KAPULCA, KAPUÇİN, KAPUDAN, KAPUSKA
TEKAPU
KAPUD, KAPUZ, KAPUT
KAPU
KAPU
Harmanda tahıl toplamaya yarayan hayvanla çekilen kapı büyüklüğünde bir araç, sıyırgı.
KAPUKAYA
Sivas şehri, Karacaören bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAPUDANE
Osmanlı donanmasında koramirallığa denk bir aşama.
KAPUCALIK
Camlı dolap, vitrin.
KAPUSALIK
Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı.
KAPUTLUK
Kaputların konulduğu yer. Kaput yapmak için kullanılan (kumaş).
KAPUZBAŞI
Kayseri şehrinde, Yahyalı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAPUMAHMUT
Sivas ili, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ESKİKAPUMAHMUT
Sivas şehrinde, İmranlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAPURÇAK
Gelincik otu.
KAPURCAK
Tahta kutu. Tahıl konmak için yapılan kapaklı tahta kutu.
KAPUÇİNO
Kremalı, sütlü İtalyan kahvesi.
KAPULANMAK
Yerleşmek, işe girmek.
KAPUŞMAK
Koşmak.
KAPUÇALIH
Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı.
KAPUSALAK
Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAPU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMALİKEN
Kaput bezi.
KARAASTAR
Kaputbezi.
GAPUT
Kaput, asker paltosu. Dolma av silâhlarında barutun üzerine konulan tıpa.
AKDON
Uzun, paçası bağlı, ak, erkek donu. Kaput, erkek donu. (Yenikent Aksaray Niğde).
BÜRÜNCEYH
Çarşaf, çar. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise.
GABIT
Kaput.
HARTI
İplik eğirirken örekenin başına dolanan yünü ya da pamuğu tutturmak için üzerine sarılan enli kayış şeklindeki deri parçası. Palto. Asker kaputu. Deri, gön: Tufranın ağzına bağlamak için biraz hartı bulamadım. Derinin ince yeri. Delinen çarığa konan parça. Harmanda taneleri toplamaya yarayan sıyırga. Kalın, sert. Çarığa vurulan deri yama. Harita.
KANYON
Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz.
GAPISGA
Rusça kökenli kaputsa: kapuska; 'lahana pancari' da denir. Kapuska yemeği.
HERVANE
Kolsuz kaput.
DIRIL
Dere kenarı. Adi kaput bezi. Kötü dokunmuş kadın kumaşı. (Yalvaç Isparta).
ÇAPAN
Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.
KALLE
Para çekmecesi, kasa. Kumbara. Sincap. Sincabın kış için ceviz sakladığı yer : Bakın bir kalle buldum. Sebze yemeği, musakka. Kapuska. Haşlanmış, dövülmüş nohut, et ve soğanla yapılan yemek. Rendelenmiş kabak ve sütle pişirilmiş yemek. Komposto. Reçel. Kestane kabağından yapılan tatlı. Meyve kurusu ve etle yapılan tatlı. Domates salçası. Çavdarla karışık buğday. Toprak yumrusu, kesek. Karışık : Kaile yağ. Karışık: Yağları kaile edip yiyoruz.
KAPORTA
Otomobilde kaput ya da ön kapak. Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. Motorlu taşıtları örten, genel olarak sacdan yapılmış dış bölüm.
BÜRÜNCEK
Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Duvak. bürük. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise. Saç örtüsü. Bürümcek. Erzincan kenti, İliç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GAPIŞMAK
Kapışmak, kavga etmek. Eski türkçe kapuşmak: kapışmak; güreşmeye başlamak. Kapıştırmak, bir birine tutuşturmak.
PREZERVATİF
Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf, kondom, kaput (I).
BELÇEK
Mintan, içlik, firenk gömleği. Cenazeyi mezara koyarken, tabutun altından geçirilip üstte birleştirilen, kuşak gibi kaput bezi parçası.
ÇAMPIR
Kaput bezi, patiska. Hayvan yemi olarak toplanan ot.
KOCUK
Gocuk, içi kürklü kaput. Midye. Bakla, nohut ve benzerleri bitkilerin çift çenetli kabukları. Lahana sapı.