Kelimeler arşivi içinde; başında "kamer" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kamer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kamer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMERİYELİ, KAMEROSTOM
KAMERAMAN, KAMERUNLU
KAMERİYE, KAMERSİZ, KAMERTAB
KAMERA, KAMERİ
KAMER
KAMER
Ay.
KAMERUNLU
Kamerun halkından olan kimse.
KAMERAMAN
Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse, çekimci, kamera.
KAMERTAB
Aydınlık, ışık. Ay ışığı, mehtap.
KAMEROSTOM
Yumuşak kenelerin propodoması içerisinde kapituluma uzanan ventral yarık.
KAMERA
Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı. Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk. Kameraman.
KAMERSİZ
Aysız, ayı olmayan.
KAMERİYELİ
Kameriyesi bulunan.
KAMERİ
Ayla ilgili.
KAMERİYE
Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FOTOMİKROGRAF
Mikroskobik bir nesnenin bir kamera ile donatılmış mikroskoptan elde edilen ve büyütülmüş fotoğrafı.
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç.
KARTALGÖZÜ
Gözlem amacıyla kullanılan insansız uçak. Tenis, voleybol vb. oyunlarda topun oyun alanı içinde kalıp kalmadığını uzaktan çekimle belirleyen kamera.
ÜSTÜNLEME
İki ve daha çok nesneden birini üstün sayarak ötekilerini sözde ona bağlama. (Şems ile Kamer birlikte anılınca Kameryn; Hasan'la Hüseyin'in ikisi için Hasaneyn denilmesi gibi.). Özneyle yüklem arasında kişilerden birinin üstünlüğü yönünden bağlantı (uygunluk) kurma işi. Ör. : "Ben sen yoğuz, biz varız." (Ziya Gökalp). Sözün gelişine göre birini benzerlerinden, çağdaşlarından ya da çığırdaşlarmdan üstün gösterme. Ör.: Alp Arslanlar, Namık Kemaller, Atatürkler.
TAKOMETRE
Hızölçer. Kameraya takılan ve çekim sırasında geçen kare sayısını ölçen aygıt.
SİKLODİYALİZ
Kronik glakom olgularında korneal limbusdan 5mm uzakta ve kornea kenarına paralel 7-8 mm uzunluğunda sirküler bir ensizyonla kamera anterior bulbi 'ye ulaşıldıktan sonra buraya sokulan ve irise paralel biçimde tutulan siklodiyaliz spatülüyle sert hareketlerden kaçınarak kamera anterior bulbi ve supra-koroideal bölge arasında yapay bir yol oluşturulması.
ÇEKİMCİ
Yapımcı. Kameraman.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
ÜÇAYAK
Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen. Sacayağı. Bir halay türü.
ÇARDAK
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. Kameriye.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
BOŞAYI
Kamer takvimine göre ikinci ay, sefer ayı. Eylül.