Kelimeler arşivi içinde; başında "kamet" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kamet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kamet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMET
Boy, endam. Farz olan namazdan önce okunan iç ezan.
KAMETÇİ
Sebzeci.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EYLENMEK
Geç kalmak. Eğlenmek. Durmak, kalmak. Durmak; kalmak; oturmak; ikamet etmek; dinlenmek. İyileşmek. Beklemek. Eylemek. Ypılmak, hazırlanmak. Edinmek.
EĞLEŞMEK
Oyalanmak, eğlenmek, tevakkuf etmek. Bir yerde oturmak, ikamet etmek.
DUMAK
Durmak. Tutmak. Ayağa kalkmak. İkamet etmek.
DİREKSİYO
Yön, istikamet.
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.
HAŞGEDEYH
Suyunu dört ayrı istikamete akıtan yayla, dağ.
KUYTUL
Çukur, kuytu yer. İkametgâh, karargâh. Tokat kenti, Turhal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEMET
Boy, kamet. Çorum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MUKİME
Oturan, ikamet eden.
SAKAMETLİK
Dokunca, zarar: Çocuk bir sakametlik yaptı.
KISIRLIK
Kısır olma durumu. Verimsizlik, akamet.
DOĞRULTU
Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.
KONUT
İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.
İKAMETGAHSIZ
İkametgâhı olmayan.
MUKİM
Bir yerde, bir evde oturan, eğleşen, ikamet eden.
DEKAMETRELİK
Belli bir dekametre uzunluğunda olan.
YÖN
Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe. Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet. Tutulacak, izlenecek yol.
ADNAN
Bir yere yerleşip ikamet eden, mukim.
GÖNELMEK
Güleryüz göstermek, yakınlık duymak. Mutlu ve rahat bir hayat yaşamak. Yönelmek, teveccüh etmek, istikamet almak, yüzünü döndürmek.
EYLEŞMEK
Durmak. İkamet etmek; oturmak. İyileşmek. Beklemek. Karşılıklı yapmak.