Sonu KAMET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kamet" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kamet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kamet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kamet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAMET

Boy, endam. Farz olan namazdan önce okunan iç ezan.

SAKAMET

Bozukluk, yanlışlık, eksiklik.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

İKAMET

Bir yerde oturma, eğleşme.

İSTİKAMET

Doğrultu.

  -   -   -  

Anlamında KAMET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUKİME

Oturan, ikamet eden.

DOĞRULTU

Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

KUYTUL

Çukur, kuytu yer. İkametgâh, karargâh. Tokat kenti, Turhal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

EYLEŞMEK

Durmak. İkamet etmek; oturmak. İyileşmek. Beklemek. Karşılıklı yapmak.

OTURMAK

Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

GEMET

Boy, kamet. Çorum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YÖN

Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe. Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet. Tutulacak, izlenecek yol.

İKAMETGAHSIZ

İkametgâhı olmayan.

HAŞGEDEYH

Suyunu dört ayrı istikamete akıtan yayla, dağ.

EĞLEŞMEK

Oyalanmak, eğlenmek, tevakkuf etmek. Bir yerde oturmak, ikamet etmek.

MUKİM

Bir yerde, bir evde oturan, eğleşen, ikamet eden.

ADNAN

Bir yere yerleşip ikamet eden, mukim.

SAKAMETLİK

Dokunca, zarar: Çocuk bir sakametlik yaptı.

EYLENMEK

Geç kalmak. Eğlenmek. Durmak, kalmak. Durmak; kalmak; oturmak; ikamet etmek; dinlenmek. İyileşmek. Beklemek. Eylemek. Ypılmak, hazırlanmak. Edinmek.

DİREKSİYO

Yön, istikamet.

DUMAK

Durmak. Tutmak. Ayağa kalkmak. İkamet etmek.

KISIRLIK

Kısır olma durumu. Verimsizlik, akamet.

GÖNELMEK

Güleryüz göstermek, yakınlık duymak. Mutlu ve rahat bir hayat yaşamak. Yönelmek, teveccüh etmek, istikamet almak, yüzünü döndürmek.

DEKAMETRELİK

Belli bir dekametre uzunluğunda olan.

KONUT

İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.