Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kabız" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kabız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kabız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kabız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
MUNKABIZ
Büzülmüş, toplanmış. Pekliği olan, peklik çeken. Verimsiz, işe yaramaz.
YANKABIZ
Kötü, kaba, aksi. Haylaz. Tembel. Düzenci, yalancı. Söz ve davranışlarında dengesiz. Ters, hırçın. Düzenci.
Bu bölümde tanımı içerisinde KABIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PERYH
Eski türkçe berk: berk; katı; sağlam; kabız.
KONSTİPASYON
Kabızlık.
OPPİLASYON
Kabızlık.
PROKTOSTAT
Kabızlık.
DENELEMEK
Tane haline getirmek. (Mısır, arpa buğday, nar vb.). Üzüm salkımını koparmadan, olgunlaşan tanelerini yemek: Üzüme ala düşmüş, böğün biraz deneledim geldim. Sığır, at, koyun ve benzerleri hayvanlar fazla arpa, buğday yiyerek karınları şişmek, kabız olmak.
ÖLME
Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
PEKLİK
Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.
OBSTİPASYON
İnatçı kabızlık.
IĞINIK
İshal hastalığı, dizanteri. Peklik, kabızlık.
KABIZIKMAK
Peklik olmak, kabız olmak.
DÜĞGÜN
Kabız.
KAPIZ
Derin vadi, geçit, boğaz. Toprak altında bulunan taş tabakası. Rüzgâr tutmayan, kapalı yer. Dik yamaç. Kabız, peklik. Uçurum. Daha çok kireçtaşı, kumtaşı gibi suyu kolaylıkla geçiren katmanlar içinde görülen, derine aşınmanın çok güçlü ve hızlı olduğu, yamaçları hemen hemen duvar gibi dik, dar koyak. Denizli ilinde, Beyağaç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PERKLİK
Kabız.
KABIZLIK
Kabız.
İNKIBAZ
Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.
PEKLEŞMEK
Sertleşmek, katılaşmak. Güçlenmek, sağlamlaşmak. Kabız olmak.
İĞİNDİRİK
Hayvanlarda kabızlık yapan hastalık.