İçinde KABIZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kabız" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kabız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kabız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kabız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KABIZIKMAK

8 harfli kelimeler

KABIZLIK, MUNKABIZ, YANKABIZ

5 harfli kelimeler

KABIZ

Bazı kelimelerin anlamları

KABIZ

Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.

YANKABIZ

Kötü, kaba, aksi. Haylaz. Tembel. Düzenci, yalancı. Söz ve davranışlarında dengesiz. Ters, hırçın. Düzenci.

KABIZLIK

Kabız.

MUNKABIZ

Büzülmüş, toplanmış. Pekliği olan, peklik çeken. Verimsiz, işe yaramaz.

KABIZIKMAK

Peklik olmak, kabız olmak.

  -   -   -  

Anlamında KABIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KABIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PROKTOSTAT

Kabızlık.

İĞİNDİRİK

Hayvanlarda kabızlık yapan hastalık.

OPPİLASYON

Kabızlık.

KONSTİPASYON

Kabızlık.

DÜĞGÜN

Kabız.

PEKLİK

Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.

İSHAL

Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

OBSTİPASYON

İnatçı kabızlık.

ALMA

Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

IĞINIK

İshal hastalığı, dizanteri. Peklik, kabızlık.

PEKLEŞMEK

Sertleşmek, katılaşmak. Güçlenmek, sağlamlaşmak. Kabız olmak.

PERYH

Eski türkçe berk: berk; katı; sağlam; kabız.

ÖLME

Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.

DENELEMEK

Tane haline getirmek. (Mısır, arpa buğday, nar vb.). Üzüm salkımını koparmadan, olgunlaşan tanelerini yemek: Üzüme ala düşmüş, böğün biraz deneledim geldim. Sığır, at, koyun ve benzerleri hayvanlar fazla arpa, buğday yiyerek karınları şişmek, kabız olmak.

KAPIZ

Derin vadi, geçit, boğaz. Toprak altında bulunan taş tabakası. Rüzgâr tutmayan, kapalı yer. Dik yamaç. Kabız, peklik. Uçurum. Daha çok kireçtaşı, kumtaşı gibi suyu kolaylıkla geçiren katmanlar içinde görülen, derine aşınmanın çok güçlü ve hızlı olduğu, yamaçları hemen hemen duvar gibi dik, dar koyak. Denizli ilinde, Beyağaç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SETÜRÜK

Kabız, peklik.

TIRİK

Peklik, kabızlık.

PERKLİK

Kabız.

İNKIBAZ

Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.