Kelimeler arşivinde; içinde "özek" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu özek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖZEKSİZLEŞTİRİM, ÖZEKSELLEŞTİRİM
ÖZEKLENDİRMEK
ÖZEKKAÇLAMA, ÖZEKDIŞILIK
ÜSTÖZEKKAÇ
ÖZEKAĞACI, ÖZEKÇİLİK, ÖZEKLEŞİM, GANCIÖZEK, ÖZEKLENİK, ERKEKÖZEK, ÖZEKLEMEK
GÖZEKAYA, TÖZEKMEK, ÇÖZEKMEK
ÖZEKKÖY, ALTÖZEK, ÖZEKSEL, ÖZEKDEŞ, ÖZEKÇİL
ÖZEKES, ÖZEKLİ, ÖZEKAN
GÖZEK, ÇÖZEK, HÖZEK
ÖZEK
ÖZEK
Merkez.
ÖZEKLEŞİM
Bireylerin, girişimlerin ve kurumların, kentin başat özeğinde, iş özeğinde ya da onun çevresinde toplanmaları eğilimi.
ÖZEKÇİLİK
Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. Bu özelliği gösteren yönetim biçimi.
TÖZEKMEK
Ayağı engele takılıp sendelemek, düşer gibi olmak.
ÖZEKLENİK
Bir işlerin, dizeyin ekleniğine eşit olması özelliği.
GANCIÖZEK
At arabalarının ön ve arka kısımlarını birbirine bağlayan uzun yassı demir çubuk. (Eskil Aksaray Niğde).
ERKEKÖZEK
Arabaların arka bölümlerini ön bölümlere bağlayan demir. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta, Bor Niğde).
ÖZEKAĞACI
Arabalarda, ön ve arka dingilleri orta kısımlarından birbirlerine bağlayan ağaç.
ÜSTÖZEKKAÇ
Dirilçoğuzları, özdecik ağırlıklarına göre ayırmaya yarayan aygıt.
ÖZEKLENDİRMEK
Toplatmak.
ÖZEKSİZLEŞTİRİM
Nüfusun, işleyim ve tecim, etlkinliklerinin, ekin kuruluşlarının, yığılmış bulundukları özeğin dışında yerleşmelerini amaçlayan ve bunu özendiren dizgeli yönelti. bk. işleyimsel özeksizleştirim. Kişilerin, bir kentin özeğinden çevresindeki kesimlere ya da yörekentlere göçüp yerleşmeleri.
ÖZEKDIŞILIK
Bir cismin kütle özeğinin cismin dönme ekseni dışına düşmesi.
ÖZEKLEMEK
Derleyip toparlamak, dağınık olan şeyleri düzenlemek.
GÖZEKAYA
Diyarbakır şehrinde, Ergani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÖZEKKAÇLAMA
Tüp içinde bir sıvıyı hızla bir özek çevresinde döndürerek, içindeki özdekleri ağırlıklarına göre ayırma işlemi.
ÖZEKSELLEŞTİRİM
Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLKİ
Küçük çalılık, yeni süren çalı ya da ağaç filizleri. Küçük ormanlık. Sakız ağacı. Sürü (at için). Arabalarda iki dingili ortadan birbirine bağlayan ağaç, özek. Bağ ve bahçe geçitlerini kapayan çalı. (Adalıkuzu Güdül Ankara.). İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
ALTÖZEK
Birçok işgörüler için kentin özeğine bağlı olmakla birlikte, çevresinde yaşayan küçük toplulukların tecimsel, ekinsel, dinlenme ve eğlenmeyle ilgili ve benzerleri gereksinmelerini bir ölçüde karşılayabilen ve kent büyüdükçe sayıları da artan ikincil önemdeki kent özekleri.
GELİŞTİRMEN
Güreşçiyi soluklu, dayanıklı kılmak ve onun gücünü artırmak için yapılacak işleri hazırlık döneminde öğreten kişi. Bayındırlık etkinliklerinde özel kesimin ve özel girişimciliğin önemli payı olan ülkelerde, kentlerin yenilenmesi tasarlanan özeklerinde ya da gelişme alanlarında, yapı iyeleriyle kent yönetimi arasındaki ilişkilere aracılık eden, yerbölümleri, her türlü altyapısını hazırlayarak yapı yapmaya elverişli duruma getiren kimse.
EŞTEĞETLİK
Birim çember üzerinde (1,0) noktasından başlayarak çizilen radyanlık bir yay ya da bu yayı gören özeksel açı için, nın, teğettik işlevinin eşişlevi altındaki görüntüsü.
YERMERKEZCİ
Yerin gözlem noktası olarak alınan merkeziyle ilgili, yer özekçil, jeosantrik. Yer merkezcilik yanlısı olan (kimse).
MERKEZ
Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
EĞİ
Arabaların özek demiri.
KÖYKENT
Kimi ülkelerde, bir kırsal gelişme yöntemi olarak benimsenen ve kırsal yerleşme birimlerini, yalnız köyün görevlerini daha iyi görebilecek duruma getirmeyi değil, kentsel ve yeğnil işleyimsel işlevlerle de donatmayı, böylelikle kırsal alanda bir canlanma ve kalkınma yaratarak kentlere olan akınları azaltmayı amaçlayan bir yerleşim örneği, önerisi. bk. özekköy, tarımkenti. Ülkemizde, 1970' li yılların başında CHP tarafından kamuoyuna sunulan bir kırsal gelişme yöntemi önerisi.
GALLANGUÇ
At arabalarının dingillerini özek'e bağlayan dört eğri ağaç. (Mudurnu Bolu). Kırlangıç. Kırlangıç balığı.
PARANKİMA
Özek doku.
SOYMUK
Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka. Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu ve bunu almak için ağacın gövdesine açılan yara, yalamuk.
EKSENUCU
Bir gökcismi ekseninin eşlek düzlemine dikey olarak özekten geçip yuvarı deldiği varsayılan iki nokta; Kuzey ve güney eksenucu.
ARIGÖZERİ
Kovan yanında çalışırken, arı sokmaması için, başa geçirilen ince gözekli tel başlık. (Kemalpaşa izmir.).
KIYRUK
Kağnıda özek ağacı.
YERMERKEZCİLİK
Yer yuvarlığını evrenin merkezi sayanların görüşü, yer özekçilik, jeosantrizm.
EŞKESENLİK
Birim çember üzerinde (1,0) noktasından başlayarak çizilen radyanlık bir yay ya da bu yayı gören özeksel açı için, nın, kesenlik işlevinin eşişlevi altındaki görüntüsü.
EĞEÇ
Tarlanın bayırımsı ve meyilli yeri. Bir eğri için, eğrilik özeklerinin gezeneği. Bir yüzey için, onun başçıl eğrilik özeklerinin gezeneği olan iki yüzey.
EŞDİKMELİK
Birim çember üzerinde (1,0) noktasından başlayarak çizilen radyanlık bir yay ya da bu yayı gören özeksel açı için, nın, dikmelik işlevinin eşişlevi altındaki görüntüsü.
ÇEKİN
Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.
KAPLAŞIM
İki ayrı özekteki, iki öğeciksel yörüngecin çarpımı üzerinden alınan tümlev. İki yük dağılımının ortak bölgesi.