Kelimeler arşivinde; içinde "örsü" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde örsü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu örsü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında örsü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANTRENÖRSÜZLÜK
TENEKECİÖRSÜ, KÖRSÜDÜMBEĞİ
HOPARLÖRSÜZ, ANTRENÖRSÜZ
KÖRSÜLTMEK, KÖRSÜLEMEK
KÖRSÜLMEK, ŞARJÖRSÜZ, PÖRSÜTMEK, PÖRSÜKLÜK
KÖRSÜMEK, PÖRSÜTME, PÖRSÜMEK
PÖRSÜME, YANÖRSÜ
KÖRSÜK, GÖRSÜZ, PÖRSÜK
KÖRSÜ, GÖRSÜ, ÖRSÜN, PÖRSÜ
ÖRSÜ
ÖRSÜ
Ucu yanmış odun parçası.
PÖRSÜTMEK
Pörsüme işini yaptırmak. Yaşlandırmak.
KÖRSÜDÜMBEĞİ
Yeni dikilmiş olan asma çubuğunun üzerine yığılan toprak. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).
PÖRSÜTME
Pörsütmek işi. Yeşil yemlerin suyunun değişik nedenlerle kısmen azalmış fiziksel formu.
TENEKECİÖRSÜ
Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).
ANTRENÖRSÜZ
Çalıştırıcısız.
PÖRSÜME
Pörsümek işi, porsuma.
ŞARJÖRSÜZ
Şarjörü olmayan.
KÖRSÜLEMEK
Yüzüstü bırakmak.
ANTRENÖRSÜZLÜK
Çalıştırıcısızlık.
KÖRSÜLTMEK
Bir işi derleyip toparlamak, işi derleyip toparlayarak kolaylaştırmak.
PÖRSÜMEK
Gevşeyip sarkmak, porsumak.
HOPARLÖRSÜZ
Hoparlörü olmayan.
KÖRSÜMEK
Ateş ya da ışık yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak. Yapı yıkılmaya yüz tutmak.
PÖRSÜKLÜK
Pörsük olma durumu.
KÖRSÜLMEK
Yüzüstü yere düşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRSÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
SÖLPÜMEK
Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.
PORSUMAK
Pörsümek.
EŞŞEKAYAĞI
Kalaycı örsü. (Yalvaç Isparta).
HÖLPÜK
Biçimi bozulmuş, yumuşamış pörsümüş (şey için). Küp. (Selendi Akhisar Manisa).
PORSUMA
Pörsüme.
ÇALIŞTIRICISIZLIK
Çalıştırıcısız olma durumu, antrenörsüzlük.
SALKIMAK
Gevşeyip sarkmak, pörsümek.
CURUŞMAK
Buruşmak, pörsümek.
PORSUK
Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.
DİRİLMEK
Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
HAYISMAK
Pörsümek, diriliğini kaybetmek: Lahana turşusu yapmak için önce yapraklar kaynar suda hayı-sır.
KABAKÖRS
Üst yüzü bombemsi olan dört köşeli bakırcı örsü. (Bursa).
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
SOĞULMAK
Suyu veya sütü çekilerek pörsümek. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak.
DENDİ
Haydi: Dendi şunu yıkıverde görsün. Dikkat et: Üle aman, dendiha. Haydi deyiniz, söyleyiniz (de imdi).
ÇALIŞTIRICISIZ
Çalıştırıcısı olmayan, antrenörsüz.
CIRBANA
Gelişmemiş, cılız çocuk. Pörsük et.
HIRTIŞMAK
Zayıflamak. Büzüşmek, bozulup pörsümek. Sebzeler kartlaşmak. Sertleşmek: Çoktandır havalar soğuk gitti kar hırtıştı. Yemek tam pişmemek.
GÖRSELER
Ne görsünler, birden bire gördüler.