Kelimeler arşivinde; içinde "ör" olan, toplam 2338 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ör bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ör ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ör olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞÖRENDOĞANCILAR, ELEKTROEJAKÜLATÖR, GÖREVLENDİREBİLME, GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK, KARACAÖRENYAYLASI, KARAMIKKARACAÖREN, NÖROENDOKRİNOLOJİ, PLÖROPERİKARDİTİS, YUKARIKIZILCAÖREN
GÖREVLENDİRİLMEK, ÖRGÜTLENDİRİLMEK, AŞAĞIKIZILCAÖREN, BONKÖRLEŞEBİLMEK, BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, ÇADIRLIKÖRMEHMET, GÖRÜNTÜLEYEBİLME, KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK, KERTMEKARACAÖREN, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ, NÖROFİBROMATOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS, PROPRİYORESEPTÖR, RADİKULONÖROPATİ, SAKARIKARACAÖREN, YÖRESELLEŞTİRMEK, YUKARIKARACAÖREN
GÖREVLENDİRİLME, ÖRGÜTLENDİRİLME, AŞAĞIKARACAÖREN, BONKÖRLEŞEBİLME, BÜYÜKKARACAÖREN, DOMUZELİNİNKÖRÜ, DÖRTDİŞLİGİLLER, GANGLİYONÖRİTİS, GÖRÜŞTÜREBİLMEK, İMMÜNOMODÜLATÖR, KÖRÜKLEYEBİLMEK, KÜÇÜKKARACAÖREN, NÖROFARMAKOLOJİ, NÖROFİBROSARKOM, NÖROTRANSMİTTER, ÖRGÜTLENEBİLMEK, ÖRNEKLEYEBİLMEK, VAZOKONSTRİKTÖR, YENİKIZILCAÖREN, YÖRESELLEŞTİRME, YUKARIŞEHİRÖREN, YÜRÜKKARACAÖREN
GÖREVLENDİRMEK, KOORDİNATÖRLÜK, NÖROŞİRÜRJİYEN, OPERATÖRLEŞMEK, ÖRGÜTLENDİRMEK, ÖRNEKLENDİRMEK, ÖRÜMCEĞİMSİLER, TÖRETANIMAZLIK, ANTRENÖRSÜZLÜK, BAŞANTRENÖRLÜK, DİSTRİBÜTÖRLÜK, GÖRÜŞTÜREBİLME, GÖRÜŞÜLEBİLMEK, KÖRAHMETHÜYÜĞÜ, KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK, KUZÖRENEMİRLER, KÜÇÜKPÖRNEKLER, MEKANORESEPTÖR, NÖRODERMATİTİS, NÖRODİYAGNOZİS, NÖROFİLAMANLAR, NÖROTRANSMİTER, ÖRGÜTLENEBİLME, ÖRNEKLEYEBİLME, ÖRNEKSEMECİLİK, PLÖROHEPATİTİS, TAHTACIÖRENCİK, YALAKÇUKURÖREN, YILDIRIMELÖREN, Devamını Oku »»
BAŞREJİSÖRLÜK, BİYOKATALİZÖR, FABRİKATÖRLÜK, GÖRENEKSİZLİK, GÖREVSELCİLİK, GÖRÜLMEMİŞLİK, GÖRÜNTÜLEYİCİ, GÖRÜŞTÜRÜLMEK, OPERATÖRLEŞME, ÖRGÜTLENDİRME, ÖRNEKLENDİRME, ÖRÜMCEKLENMEK, PASTÖRİZASYON, RADYATÖRCÜLÜK, SAĞGÖRÜSÜZLÜK, TRANSFORMATÖR, YÖRESELLEŞMEK, ALTMIŞDÖRTLÜK, DENİZÖRÜMCEĞİ, SITMAGÖRMEMİŞ, ADETGÖRMEZLİK, UMURGÖRMÜŞLÜK, AKÖRENSÖKÜLER, AŞAĞIİKİZÖREN, AŞAĞIKARAÖREN, BELKARACAÖREN, BİYOİNDİKATÖR, BRONKODİLATÖR, DEREÇETİNÖREN, DOĞUBELENÖREN, Devamını Oku »»
AKOMPANYATÖR, AMPLİFİKATÖR, ASANSÖRCÜLÜK, DEKORATÖRLÜK, DESİNATÖRLÜK, GLADYATÖRLÜK, GÖRENEKÇİLİK, GÖRÜNGÜCÜLÜK, GÖRÜNTÜLEMEK, GÖRÜNÜRLERDE, GÖRÜŞMECİLİK, GÖRÜŞTÜRÜLME, GÜNGÖRMÜŞLÜK, KONDÜKTÖRLÜK, KONTROLÖRLÜK, KÖRLEŞTİRMEK, NANKÖRLEŞMEK, NÖROŞİRÜRJİK, ÖRÜMCEKLENME, PRODÜKTÖRLÜK, PÜLVERİZATÖR, STABİLİZATÖR, TRAKTÖRCÜLÜK, YÖRESELLEŞME, AKÖRENÇARŞAK, APONÖROTİKUS, APONÖROZİTİS, AŞAĞICANÖREN, AŞAĞIDALÖREN, AŞAĞIKÖRÜCEK, Devamını Oku »»
ANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZ, BAŞAKTÖRLÜK, BEŞİKÖRTÜSÜ, ÇÖREKLENMEK, DİKTATÖRLÜK, DİREKTÖRLÜK, DİSTRİBÜTÖR, DÖRDÜNCÜLÜK, GÖRECECİLİK, GÖREVDAŞLIK, GÖREVLENMEK, GÖREVSİZLİK, GÖRGÜLENMEK, GÖRGÜSÜZLÜK, GÖRMEMEZLİK, GÖRMEMİŞLİK, GÖRÜNMEZLİK, GÖRÜNTÜLEME, GÖRÜŞTÜRMEK, HOPARLÖRSÜZ, HOŞGÖRÜRLÜK, KONDANSATÖR, KONSERVATÖR, KONVERTİSÖR, KOORDİNATÖR, KÖRLEŞTİRİŞ, KÖRLEŞTİRME, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, Devamını Oku »»
AGRANDİSÖR, AKÜMÜLATÖR, ALTERNATÖR, ANKETÖRLÜK, ANTRENÖRLÜ, ARMATÖRLÜK, BAŞREJİSÖR, BAYRAMÖREN, BÖRTTÜRMEK, DEFİBRATÖR, DİKDÖRTGEN, DÖRDÜZLEME, EKSKAVATÖR, FABRİKATÖR, GÖRDÜRTMEK, GÖRENEKSEL, GÖREVCİLİK, GÖRGÜCÜLÜK, GÖRÜLMEMİŞ, GÖRÜMCELİK, GÖRÜMSETME, GÖRÜNTÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, GÖRÜŞÜLMEK, KARBÜRATÖR, KIZILYÖRÜK, KOMPOZİTÖR, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, Devamını Oku »»
AMATÖRLÜK, AMORTİSÖR, ASANSÖRCÜ, ASPİRATÖR, BAŞÖRTÜLÜ, BOKSÖRLÜK, BONKÖRLÜK, BÖRTTÜRME, BÖRTÜLMEK, DANSÖRLÜK, DEKLANŞÖR, DEKORATÖR, DESİKATÖR, DESİNATÖR, DÖRTCİHAR, DÖRTDİVAN, DÖRTKENAR, DÖRTLEMEK, DUBLÖRLÜK, EDİTÖRLÜK, FORSMAJÖR, GLADYATÖR, GÖRDÜRMEK, GÖRDÜRTME, GÖRECELİK, GÖRELİLİK, GÖRENEKÇİ, GÖRENEKLİ, GÖRESİMEK, GÖRGÜLÜCE, Devamını Oku »»
AĞAÇÖREN, AJİTATÖR, AKTÖRLÜK, AMATÖRCE, ANALİZÖR, ANİMATÖR, ANTRENÖR, BAŞAKTÖR, BOZÖRDEK, BÖREKLİK, BÖRKENEK, ÇÖREKLİK, DEDANTÖR, DEDEKTÖR, DİKTATÖR, DİREKTÖR, DÖRDÜNCÜ, DÖRTLEME, DÖRTNALA, ENJEKTÖR, GARANTÖR, GÖRDÜRME, GÖRECELİ, GÖRESİME, GÖREVDAŞ, GÖREVSEL, GÖREVSİZ, GÖRGÜSÜZ, GÖRKEMLİ, GÖRMEMİŞ, Devamını Oku »»
ADAPTÖR, ANKETÖR, ANONSÖR, ARANJÖR, ARMATÖR, ASANSÖR, BAŞÖRTÜ, BÖREKÇİ, BÖRTMEK, BÖRÜLCE, ÇÖREKÇİ, DÖRTGEN, DÖRTLÜK, DÖRTNAL, DÖRTTEK, EJEKTÖR, GÖRELİK, GÖRENEK, GÖREVLİ, GÖRGÜLÜ, GÖRMECE, GÖRÜLME, GÖRÜMCE, GÖRÜNGE, GÖRÜNGÜ, GÖRÜNME, GÖRÜNTÜ, GÖRÜNÜM, GÖRÜNÜR, GÖRÜNÜŞ, Devamını Oku »»
AKÖREN, AKTÖRE, AMATÖR, BOKSÖR, BONKÖR, BÖRTME, BÖRTÜK, BRÜLÖR, ÇÖRDEK, ÇÖRTEN, DANSÖR, DÖRDER, DÖRDÜL, DÖRDÜN, DÖRDÜZ, DÖRTLÜ, DUBLÖR, EDİTÖR, FAKTÖR, FLAŞÖR, GÖRDEK, GÖRDES, GÖRECE, GÖRECİ, GÖRELE, GÖRELİ, GÖRKEM, GÖRKLÜ, GÖRMEK, GÖRMEZ, Devamını Oku »»
AKTÖR, BÖREK, ÇÖREK, ÇÖRKÜ, ÇÖRTÜ, FLÖRE, FLÖRT, GÖREV, GÖRGÜ, GÖRME, GÖRÜM, GÖRÜŞ, KÖRPE, LİKÖR, MAJÖR, MASÖR, MİNÖR, NÖRON, ÖRCİN, ÖRDEK, ÖREKE, ÖRGEN, ÖRGÜN, ÖRGÜT, ÖRMEK, ÖRNEK, ÖRTME, ÖRTÜK, ÖRTÜŞ, ÖRÜCÜ, Devamını Oku »»
BÖRK, DÖRT, GÖRE, GÖRK, GÖRÜ, ÖREK, ÖREN, ÖRFİ, ÖRGE, ÖRGÜ, ÖRME, ÖRTÜ, ÖRÜK, ÖRÜM, ÖRÜŞ, SÖRF, TÖRE, YÖRE, BÖRG, BÖRT, BÖRÜ, ÇÖÖR, DÖRD, DÖRÜ, HÖRÇ, HÖRE, HÖRF, KÖRE, KÖRK, KÖRS, Devamını Oku »»
ÖRF, ÖRK, ÖRS, ÖRÜ, SÖR, BÖR, ÇÖR, DÖR, GÖR, HÖR, KÖR, ÖRÇ, ÖRD, ÖRE, ÖRG, ÖRİ, ÖRÖ, ÖRT, PÖR, TÖR
ÖR
ÖR
Bir şeyin özü, kökü. Ufalanmış, çürümüş, toz durumuna gelmiş şey. İçinde ateş kırıntıları olan kül, köz. Tohum. Ateş kırıntılariyle dolu kül, kömür tozu ateşi.
KARACAÖRENYAYLASI
Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir bölge.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.
BAŞÖRENDOĞANCILAR
Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK
Görüntüleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUKARIKIZILCAÖREN
Karabük şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PLÖROPERİKARDİTİS
Göğüs ve kalp zarının bir arada yangısı.
ÖRGÜTLENDİRİLMEK
Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.
GÖREVLENDİRİLMEK
Görev verilmek, tavzif edilmek.
GÖREVLENDİREBİLME
Görevlendirebilmek işi.
ELEKTROEJAKÜLATÖR
Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.
ÇADIRLIKÖRMEHMET
Kırşehir şehri, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAMIKKARACAÖREN
Afyon ili, Çay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜKKONAKGÖRMEZ
Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BONKÖRLEŞEBİLMEK
Bonkörleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
AŞAĞIKIZILCAÖREN
Karabük ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ADAYLIK
Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ADAP
Töre. Yol yordam.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADABIMUAŞERET
Görgü kuralları.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.