Kelimeler arşivinde; içinde "örs" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde örs bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu örs ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında örs olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANTRENÖRSÜZLÜK
KÖRSÜDÜMBEĞİ, TENEKECİÖRSÜ
YUVARLAKÖRS, HOPARLÖRSÜZ, ANTRENÖRSÜZ, KÖRSEKLEMEK, ÖRSENHOPURU
KÖRSENİMEK, KÖRSÜLEMEK, KÖRSELEMEK, KÖRSÜLTMEK, ÖRSENLEMEK, GÖRSTEDMEK, SAKALLIÖRS, TÖRSELEMEK, ÖRSELENMEK
HÖRSETMEK, TÖRSLEMEK, ÖRSELEMEK, KÖRSELMEK, ÖRSELENİŞ, ÖRSELENME, KÖRSÜLMEK, ÖĞÖRSEMEK, ÖRSELEYİŞ, PÖRSÜKLÜK, ÖRSKÜTÜĞÜ, ŞARJÖRSÜZ, GÖRSETMEK, PÖRSÜTMEK, GÖRSELLİK, GÖRSEDMEK
KÖRSEPEK, KÖRSERÇE, KÖRSIÇAN, YASSIÖRS, KÖRSÜMEK, KÜÇÜKÖRS, TÖRSENGİ, PÖRSÜTME, ÖRSELEME, PÖRSÜMEK, BOĞÖRSEK, GÖRSELER, KÖRSEMEK, GÖRSEMEK, KÖRSEMÇİ, HÖRSEMEK, KABAKÖRS
KÖRSENİ, YANÖRSÜ, PÖRSÜME, ÖRSEMEK, ÖRSEMBE, ÖRSELLİ, KÖRSENK, KÖRSENG, KARAÖRS, KÖRSMEK, KÖRSEĞİ
GÖRSÜZ, GÖRSEV, PÖRSÜK, KÖRSÜK, ÖRSTED, ÖRSKÖY, ÖRSKAN, KÖRSEK, KÖRSEN, GÖRSEL
KÖRSU, ÖRSAY, GÖRSE, KÖRSÜ, PÖRSÜ, ÖRSÜN, GÖRSÜ, ÖRSEL, ÖRSEK, ÖRSAN
ÖRSÜ, KÖRS, ÖRSE
ÖRS
ÖRS
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç. Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gereci.
KÖRSELEMEK
Yoğurmak, çiğnemek.
HOPARLÖRSÜZ
Hoparlörü olmayan.
KÖRSEKLEMEK
Şaşırmak.
ANTRENÖRSÜZ
Çalıştırıcısız.
YUVARLAKÖRS
Yuvarlak başlı kalaycı örsü. (Yalvaç Isparta).
ANTRENÖRSÜZLÜK
Çalıştırıcısızlık.
TENEKECİÖRSÜ
Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).
KÖRSÜDÜMBEĞİ
Yeni dikilmiş olan asma çubuğunun üzerine yığılan toprak. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).
SAKALLIÖRS
Kazanların yan yüzlerini yapmakta kullanılan örs. (Bursa).
KÖRSENİMEK
Ateş ya da ışık yavaş yavaş sönmeye yüz tutmak.
KÖRSÜLEMEK
Yüzüstü bırakmak.
ÖRSENLEMEK
İvecenlik etmek.
KÖRSÜLTMEK
Bir işi derleyip toparlamak, işi derleyip toparlayarak kolaylaştırmak.
ÖRSENHOPURU
Kahramanmaraş ilinde, Türkoğlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÖRSTEDMEK
Göstermek, bk.görsetmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖRSELENME
Örselenmek işi. Travma.
ODYOVİZÜEL
Görsel-işitsel.
PORSUMAK
Pörsümek.
DİRİLMEK
Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
HIRPALAMAK
Örselemek. Dövmek. İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.
ÖRSELENİŞ
Örselenme işi.
PÖRSÜKLÜK
Pörsük olma durumu.
FAÇUNA
Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.
ÖRSELEME
Örselemek işi.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
PORSUMA
Pörsüme.
DESEN
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.
ÖRSELEYİŞ
Örseleme işi.
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
PORSUK
Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.
MINCIKLAMAK
Örseleyecek veya biçimini bozacak gibi ellemek, sıkıştırmak.
PÖRSÜME
Pörsümek işi, porsuma.
ÖRSELENMEK
Örseleme işine konu olmak.
SALKIMAK
Gevşeyip sarkmak, pörsümek.
GÖRÜNTÜ
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.