Kelimeler arşivinde; içinde "yoksa" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yoksa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yoksa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yoksa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
POLİDİYOKSANON
POLİYOKSALEN
YOKSAYILMA
YOKSAYMA
YOKSA
YOKSA
"Aksi takdirde" anlamında kullanılan bir söz. Endişe, merak, umut gibi duyguları güçlü biçimde anlatmak için kullanılan bir söz. Sayılan ihtimallerin dışında bir ihtimali bildirmek için kullanılan bir söz.
POLİYOKSALEN
Tanelerin tavlanmasında uygulanan sıvıya, % 1'ini aşmayacak miktarda katıldığında tanenin pulcuklanması için sürfektan olarak kullanılabilen ve her bir ton taneye 1 litre katılan polioksipropilen-polioksietilen glikol.
YOKSAYILMA
Bulgu belgesini, yasalarda belirtilen nedenlerle yok sayma ve kütükten silme.
YOKSAYMA
Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. Bozma, uygulamayı kaldırma.
POLİDİYOKSANON
Organizmada emilebilen, organik olmayan sentetik monofilament dikiş ipliği.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOKSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SONRA
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
YOHSAM
Yoksa.
YOKSU
Yoksa.
KENDİMELİK
Kendine, kendisi için (ayırma): Bunu satacak mısın yoksa kendimelik mi yapıyorsun ?. Bencillik: Kendimelik yapma.
YAĞALMAK
Yanılmak, kandırılmak: Senin sözlerin beni yağalttı; yoksa o tarlayı satmazdım. Yanılmak.
YONSA
Yoksa.
YÖNENME
(Söz sanatı terimi) İfade arasında, muhatap yoksa sözü bir muhataba, varsa başka birine yöneltme (YÖNENMEK, Apostropher).
YOSA
Yoksa. Yok ise, karşılığı yohsa.
YOĞUSAM
Yoksa.
YOHSA
Meğer. Yoksa, yok ise, karşılığı yosa. Yoksa, aksi takdirde. Aksi takdirde, yoksa. Yoksa.
YOĞSA
Yoksa.
ALDİL
Kurnazlık, hile: Beni aldille söyletti, yoksa söylemezdim.
UMUCAR
Umut etme, bekleme: Umucası var da bize geliyor yoksa kapımızı açmaz.
TINKIR
Küçük, bakır kova. Köyün suyunu bölmek için dar yere takılan delik tahta : Şirvan'a söyle tınkırı taksın yoksa köy ikiye bölünecek.
DARTMAK
Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.
YONUSA
Yoksa.
NEOTİP
Bir türün tipi (holotip, lektotip ve bütün sintipleri) kaybolduğu ya da tahrip olduğu zaman orijinal takımdan, sonradan seçilen yeni birey. Revizyon çalışmalarında mümkünse holotipin bulunduğu yerden yoksa yakınındaki yerden toplanır. Holotip kaybolduğu veya herhangi bir nedenle tahrip olduğu takdirde, holotipin yerini almak üzere mevcut materyal arasından seçilen tip.
YOĞUSA
Yoksa.
ELGÖLGELİĞİ
Koruma, yardım: O bize çok elgölgeliği etti, yoksa perişan olurduk. Kız çocuğu. Tezkere, mektup.