Kelimeler arşivinde; içinde "yin" olan, toplam 266 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU
HAFIZHÜSEYİNBEY, HÜSEYİNBEYOBASI, KÜRELEYİNERİSİN, MOLLAHÜSEYİNLER
BEĞENECEKLEYİN, HACIHÜSEYİNLER, HÜSEYİNBEŞELER, HÜSEYİNBEYOĞLU, YİNELENEBİLMEK, YİNELETEBİLMEK, YİNELEYEBİLMEK, YÜRÜYECEKLEYİN
GELDÜĞÜNLEYİN, HÜSEYİNMESCİT, KARAHÜSEYİNLİ, SEFERBEYLİYİN, SEVDÜĞÜNLEYİN, YİNELENEBİLME, YİNELETEBİLME, YİNELEYEBİLME
BAŞMABEYİNCİ, MABEYİNCİLİK, ALTINHÜSEYİN, DİVANHÜSEYİN, GEREĞİNLEYİN, GİYİNEBİLMEK, GİYİNİVERMEK, HAYİNSEMEMEK, HIRTDEYİNNEN, HÜSEYİNALANI, HÜSEYİNBEYLİ, HÜSEYİNOBASI, HÜSEYİNPINAR, KIRMIZILEYİN, MOLLAHÜSEYİN, YAĞCIHÜSEYİN, YİNELİGÖZLER, YİNİLMEYİNCE
BEYİNSİZLİK, HUDAYİNABİT, GELMİŞLEYİN, GERÇEKLEYİN, GETMİŞLEYİN, GEYİNTIRMAK, GİYİNEBİLME, GİYİNİVERME, GÖRDÜKLEYİN, GUŞLUHLEYİN, HACIHÜSEYİN, HÜSEYİNFAKI, HÜSEYİNGAZİ, HÜSEYİNOĞLU, HÜSEYİNŞEYH, İMAMHÜSEYİN, KARAHÜSEYİN, ŞEYHHÜSEYİN, UZUNHÜSEYİN, YİNCİVERMEK, YİNELEMESİZ, YİNİKLEŞMEK
AKŞAMLEYİN, BENCİLEYİN, BEYİNORAĞI, BİZCİLEYİN, LALETTAYİN, MÜTEDEYYİN, SABAHLEYİN, ŞİMDİLEYİN, VAKAYİNAME, YİNELEMELİ, YİNELENMEK, YİNELETMEK, AKŞAMNEYİN, ANNAKLEYİN, ARKENNİYİN, BAYAKLEYİN, BENCELEYİN, CİYİNDİRİK, ÇİYİNDİRİK, DİLLİLEYİN, ENSİZLİYİN, ERKENNİYİN, ETLİKLEYİN, ETTİKLEYİN, EVLENNİYİN, GAFİLLEYİN, GARŞILİYİN, HABESLEYİN, HAPESLEYİN, HÜSEYİNAĞA, Devamını Oku »»
GECELEYİN, İKİNDİYİN, KİMİLEYİN, MABEYİNCİ, MASKANYİN, YİNELEMEK, YİNELENME, YİNELETME, YİYİNTİLİ, ANCİLEYİN, ERİNLEYİN, ERTELEYİN, GÜCÜLEYİN, HADEYİNCE, HAYİNIRAK, HÜSEYİNLİ, İYİNDİRİK, KISALEYİN, MAVİLEYİN, ONCELEYİN, ÖNCELEYİN, ÖNYİNELEM, ÖYLELEYİN, PASKUYİNO, SABALEYİN, SARITEYİN, SENİYİNEN, SIRALİYİN, UZUNLEYİN, YİNALAMAK, Devamını Oku »»
AYİNİCEM, BEYİNCİK, BEYİNSEL, BEYİNSİZ, GİYİNMEK, MÜLEYYİN, TAYİNSİZ, TEZYİNAT, YİNELEME, ÇİREYİNİ, GAZBEYİN, GEYİNCİK, GEYİNMEK, İBRİYİNİ, İKİLEYİN, İKİYİNCİ, KANBEYİN, KINDİYİN, YELBEYİN, YİNİLMEK, YİNİRMEK, YİNİYAKA, YİNSEMEK, YİYİNMEK, ZEYİNSİZ
BEYİNLİ, BEYİNSİ, BEYYİNE, GİYİNİK, GİYİNİŞ, GİYİNME, MABEYİN, ÖĞLEYİN, TAYİNLİ, YİYİNTİ, ARHAYİN, ARHEYİN, BELEYİN, BİTİYİN, BOBAYİN, DÜNEYİN, EYİNBAŞ, EYİNNİK, EYLEYİN, GANOYİN, GECEYİN, GİYİNEM, GÜVEYİN, HAZİYİN, HUMAYİN, HÜMAYİN, HÜSEYİN, İYİNDİK, İYİNMEK, KAYİNAT, Devamını Oku »»
TEZYİN, BOYİNE, İYİNİK, İYİNTİ, LİNYİN, MAYİNE, ÖTEYİN, YİNDEK, YİNİCE, YİNİLE, YİNMEK
BEYİN, CİYİN, ÇEYİN, ÇİYİN, EYİNK, FİYİN, GEYİN, GİYİN, GÖYİN, HAYİN, KAYİN, KEYİN, NEYİN, PEYİN, SİYİN, TAYİN, TEYİN, TİYİN, YEYİN, YİNİK, YİNİL, YİNİR, YİNNİ, YİNOZ, YİNÜR, ZEYİN
YİNE, EYİN, İYİN, OYİN, YİNÇ, YİNİ
YİN
YİN
Giysi kolu, kol ağzı.
HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU
Zonguldak şehrinde, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
BEĞENECEKLEYİN
Beyenilecek gibi, beyenmiye değer.
HACIHÜSEYİNLER
Balıkesir ili, Gömeç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ şehrinde, Kuşsarayı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HÜSEYİNBEYOĞLU
Karabük şehri, Yenice ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YÜRÜYECEKLEYİN
Hareket etmesine, yürümesine elverişli.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YİNELETEBİLMEK
Tekrarlatabilmek.
HÜSEYİNBEŞELER
Balıkesir şehrinde, Havran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HAFIZHÜSEYİNBEY
Balıkesir şehri, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.
YİNELENEBİLMEK
Tekrarlanabilmek.
HÜSEYİNBEYOBASI
Balıkesir ilinde, İvrindi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YİNELEYEBİLMEK
Tekrarlayabilmek.
GELDÜĞÜNLEYİN
Geldiği gibi.
MOLLAHÜSEYİNLER
Kayseri ili, Sarız ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ALKIŞLAMAK
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AĞIRLAŞTIRMAK
Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
ALEYH
Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.