Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yit" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ORBİTOSFENOYİT
SAVCILIEBEYİT
KRİSTALLOYİT, BAZİSFENOYİT, PARASFENOYİT
YUKARISEYİT, PRESFENOYİT
KARAHAYİT, KOCASEYİT, MİYELOYİT, EMİRSEYİT, ORGANOYİT, EHLİBEYİT, PİRENOYİT, MÜTEZAYİT
MUKAYYİT, KANBİYİT
ÖZVAYİT, PİNEYİT, MÜTAYİT, LEGEYİT, SEROYİT, KİNEYİT, ALTAYİT
SEYYİT, MEZYİT, LİNYİT, MEYYİT, AVEYİT, OSAYİT, TEZYİT, TAKYİT
GİYİT, BEYİT, ŞEYİT, ŞAYİT, SEYİT, TEYİT, BİYİT, ÇİYİT, GAYİT, MEYİT, ĞAYİT, HAYİT
İYİT
YİT
YİT
Yiğit.
KOCASEYİT
Balıkesir ili, Havran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARISEYİT
Denizli ilinde, Çal belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MİYELOYİT
Omuriliğe benzer, iliksi.
ORGANOYİT
Düzenli bir yapısı olma durumu.
PİRENOYİT
Alg hücresi kloroplâstlarında protein içeren granüllü materyalin yoğun olarak paketlendiği bölgeler.
KARAHAYİT
İzmir şehri, Bayındır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
EHLİBEYİT
Hz. Muhammed'in kızı, damadı ve torunlarından oluşan ailesi.
BAZİSFENOYİT
Kafatasının kaidesinin ortasındaki kemik.
PRESFENOYİT
Birçok omurgalılarda sfenoyidin önünde bulunan kafatası kemiği; sfenoyit kemiğin ön kısmı.
ORBİTOSFENOYİT
Ahn kemiği ile presfenoyit kemik arasında bulunan çift kafatası elemanı.
PARASFENOYİT
Bazı omurgalılarda, kranyumun zemininde bulunan kafatası kemiği.
MÜTEZAYİT
Artan, çoğalan.
EMİRSEYİT
Tokat ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SAVCILIEBEYİT
Kırşehir şehrinde, Savcılı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KRİSTALLOYİT
Bir çözelti içinde hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçen bir madde. Bazı bitki hücrelerinde görülen protein kristali.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
AFAZİ
Söz yitimi.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
BELGELİ
Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).
ABULİ
İrade yitimi.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.
AMNEZİ
Bellek yitimi.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
AFONİ
Ses yitimi.
APRAKSİ
Beceri yitimi.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
BEYİTLİ
Beyti bulunan, içinde beyit olan.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.