Kelimeler arşivinde; içinde "yit" olan, toplam 132 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ORBİTOSFENOYİT
SAVCILIEBEYİT
BAZİSFENOYİT, KARASEYİTALİ, KRİSTALLOYİT, PARASFENOYİT, SEYİTAHMETLİ, SEYİTALİKÖYÜ, YİTİREBİLMEK, YİTİRİVERMEK
FRUYİTARYAN, GANGLİYİTİS, KAYİTLENMEK, PRESFENOYİT, SEYİTALİLER, SEYİTHANBEY, SEYİTMAHMUT, YİTİKLENMEK, YİTİREBİLME, YİTİRİVERME, YİTİŞTİRMEK, YUKARISEYİT
YİTİRİLMEK, BİSEYİTTEN, DEYİTLEMEK, SEYİTAHMET, SEYİTHASAN, SEYİTNİZAM, SEYİTUŞAĞI, YİTEKLEMEK, YİTİKLEMEK, YİTİŞLEMEK, YİTİZLEMEK
MÜTEZAYİT, SEYİTGAZİ, YİTİRİLME, EHLİBEYİT, ACIYİTİMİ, EMİRSEYİT, EYİTLEMEK, KARAHAYİT, KOCASEYİT, MİYELOYİT, ORGANOYİT, PİRENOYİT, SEYİTÖMER, SEYİTÖREN, YENİYİTME, YİNİYİTME, YİTELEMEK, YİTİRTMEK
KANBİYİT, MUKAYYİT, PAYİTAHT, YİTİKLİK, YİTİRMEK, SEYİTALİ, SEYİTHAN, SEYİTKÖY, SEYİTLER, SEYİTMEK, SEYİTOBA, SİYİTMEK, ŞAYİTLİK, YİTİLMEK, YİTİNCEK, YİTİNMEK, YİTİRGEN, YİTİRMEZ, YİTİRTME, YİTİŞKİN, YİTİŞMEK, YİTÜRMEK, YİTÜTLÜK, YİYİTMEK
BEYİTLİ, EYİTMEK, YİTİRİŞ, YİTİRME, ALTAYİT, EYİTMEN, EYİTTEN, İYİTMEK, KİNEYİT, KOYİTUS, LEGEYİT, MÜTAYİT, ÖZVAYİT, PİNEYİT, SEROYİT, YİTELİK, YİTEMEK, YİTİKÇİ, YİTİMEK, YİTİRİK, YİTİRİM, YİTÜMEK
LİNYİT, MEYYİT, TAKYİT, TEZYİT, YİTMEK, AVEYİT, EYİTİM, EYİTME, MEZYİT, OSAYİT, SEYYİT, YİTGİN, YİTMİŞ
BEYİT, GİYİT, SEYİT, TEYİT, YİTİK, YİTİM, YİTME, BİYİT, ÇİYİT, GAYİT, ĞAYİT, HAYİT, MEYİT, ŞAYİT, ŞEYİT, YİTİŞ, YİTİZ, YİTÜK, YİTÜT
İYİT, YİTİ
YİT
YİT
Yiğit.
SEYİTALİKÖYÜ
Eskişehir şehrinde, İnönü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KARASEYİTALİ
Ağrı kenti, Hamur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KRİSTALLOYİT
Bir çözelti içinde hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçen bir madde. Bazı bitki hücrelerinde görülen protein kristali.
ORBİTOSFENOYİT
Ahn kemiği ile presfenoyit kemik arasında bulunan çift kafatası elemanı.
BAZİSFENOYİT
Kafatasının kaidesinin ortasındaki kemik.
SAVCILIEBEYİT
Kırşehir şehrinde, Savcılı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PARASFENOYİT
Bazı omurgalılarda, kranyumun zemininde bulunan kafatası kemiği.
SEYİTAHMETLİ
Konya ilinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KAYİTLENMEK
Hazırlanmak.
YİTİRİVERMEK
Aniden yitirmek.
PRESFENOYİT
Birçok omurgalılarda sfenoyidin önünde bulunan kafatası kemiği; sfenoyit kemiğin ön kısmı.
SEYİTALİLER
Bolu ilinde, Dörtdivan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kocaeli şehri, Kaymaz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FRUYİTARYAN
Öncelikle meyve olmak üzere, fındık, ceviz ve bazı bitki tohumlarıyla bir kısım tohumları da içeren bir beslenme biçimini benimsemiş kişi.
YİTİREBİLMEK
Yitirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GANGLİYİTİS
Gangliyonitis.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AFONİ
Ses yitimi.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
APRAKSİ
Beceri yitimi.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
ABULİ
İrade yitimi.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.
AFAZİ
Söz yitimi.
BEYİTLİ
Beyti bulunan, içinde beyit olan.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
BELGELİ
Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).
AMNEZİ
Bellek yitimi.