Kelimeler arşivinde; içinde "yem" olan, toplam 158 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MURADİYEMENGENCİK, SAVCILIMERYEMKAŞI
MERYEMANAKUŞAĞI
BUHURUMERYEM, KEDİYEMEZLİK
PAPAĞANYEMİ, VARYEMEZLİK, YEMENİCİLİK, YEMİŞLENMEK, BAKTERİYEMİ, CIMBARYEMEK, GELİNYEMİŞİ, MERYEMUŞAĞI, ÖDEYEMEZLİK, PEYNİRYEMEZ, TAHTAYEMİŞİ, YEMEKLENMEK, YEMİŞENDERE, YİRİYEMEMEK, YOĞURTYEMEZ
ETYEMEZLİK, YEMEKÇİLİK, YEMİŞÇİLİK, YEMİŞLENME, FASULYEMSİ, MERYEMDERE, YEMEKLEMEK, YEMENÇAYIR, YEMEYHHANA, YEMİŞVEREN, YEMLEKASMA
KARAYEMİŞ, MÜLAYEMET, YEMEKALTI, YEMEKHANE, YEMLENMEK, YEMLİKSİZ, AMMONYEMİ, AYIYEMİŞİ, BÖRTLİYEM, ETYEMEZLİ, HİKAYEMSİ, KURTYEMEZ, MERYEMKÖY, SARIYEMİŞ, TURKYEMEZ, YEMDİRMEK, YEMELEMEK, YEMİSALAN, YEMİŞDERE, YEMKİRMEK, YEMNENMEK, YEMSİNMEK, YİYEMEMEK
BALYEMEZ, BAŞYEMEK, HÜRYEMEZ, TEYEMMÜM, VARYEMEZ, YEMCİLİK, YEMEKLİK, YEMEKSİZ, YEMENİCİ, YEMENİLİ, YEMİNSİZ, YEMİŞÇİL, YEMİŞLİK, YEMLEMEK, YEMLENME, YEMLİKLİ, YEMYEŞİL, HAHYEMEZ, MALYEMEZ, ÖDEYEMEZ, PYEMOTES, YEMENEŞİ, YEMENMEK, YEMİLLER, YEMİŞGEN, YEMİŞKEN, YEMİŞLEN, YEMİŞLER, YEMSEMEK, YEMSİMEK
ETYEMEZ, KUŞYEMİ, LAYEMUT, YEMEKLİ, YEMENLİ, YEMİNLİ, YEMİŞÇİ, YEMİŞEN, YEMİŞLİ, YEMLEME, AKYEMİŞ, AMPİYEM, BÜYEMEK, EMPİYEM, GÖYEMİN, GÜYEMİN, PİYEMİK, SİYEMEK, TEYEMEK, YEMECİK, YEMEKÇİ, YEMELEK, YEMELİK, YEMENTİ, YEMİNNİ, YEMİŞAN, YEMLİCE, YEMLİHA, YEMLİYH, YEMŞERİ
DİZYEM, YEMENİ, YEMLİK, BAAYEM, BİYEME, MERYEM, PİYEMİ, TÜYEME, YEMAMİ, YEMECE, YEMETE, YEMİYE, YEMLEK, YEMLÜK, YEMNUZ, YEMPÜR, YEMSÜK, YEMŞEN
YEMCİ, YEMEK, YEMİN, YEMİŞ, AKYEM, BAYEM, BEYEM, ÇEYEM, DİYEM, GEYEM, MEYEM, PAYEM, SİYEM, SÜYEM, YEMAG, YEMAK, YEMEG, YEMEN, YEMLİ, YEMŞİ
YEME, AYEM, EYEM, İYEM, YEMA
YEM
YEM
Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.
CIMBARYEMEK
Dayak yemek.
VARYEMEZLİK
Varyemez olma durumu.
BAKTERİYEMİ
Bakteremi. Kanda bakterilerin geçici olarak bulunması. Yerel enfeksiyonların vücuda yayılmasının en önemli yoludur.
SAVCILIMERYEMKAŞI
Kırşehir ili, Savcılı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÖDEYEMEZLİK
aciz (bk. ödeme güçsüzlüğü).
PEYNİRYEMEZ
Yozgat kenti, Sorgun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEDİYEMEZLİK
Yemek, et ve benzerleri şeyleri koymaya yarayan dolap.
GELİNYEMİŞİ
Sarı papatya. Ayva ağacına benzeyen, çiçekleri mor renkli, fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç.
YEMİŞLENMEK
Ağaçlar meyve vermek.
YEMENİCİLİK
Yemeni yapma işi. Yemeni alıp satma işi.
PAPAĞANYEMİ
Yalancı safran.
BUHURUMERYEM
Tavşankulağı.
MERYEMANAKUŞAĞI
Gökkuşağı.
MERYEMUŞAĞI
Adıyaman şehrinde, Tut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
MURADİYEMENGENCİK
Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APERİTİF
Ön içki. Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
ARPA
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
AMONYAKLAMAK
Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ANTRE
Giriş. Başlangıç yemeği.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.