Kelimeler arşivinde; içinde "ulu" olan, toplam 1104 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ULUSLARARASICILIK, ULUSLARARASILAŞMA
KONFEKSİYONCULUK, DESULFOTOMACULUM
KOLEKSİYONCULUK, TELEVİZYONCULUK, ULUSALLAŞTIRMAK, BULUTLANABİLMEK, BULUTLANIVERMEK, DOĞULULAŞTIRMAK, ULUGEÇİTAMBARCI
GECEKONDUCULUK, ULUSALLAŞTIRMA, BULUŞULABİLMEK, BULUTLANABİLME, BULUTLANIVERME, DOĞULULAŞTIRMA, İNTEROPERKULUM, KAPALITOPLULUK, KASTAMONULULUK, ORDULUKARADERE, PROVENTRİKULUS, ULUSLARARASICI, ULUSLAŞABİLMEK, YUKARIKULUŞAĞI, YUKARIULUPINAR
AKVARYUMCULUK, BAŞDEKORCULUK, DEDİKODUCULUK, PANSİYONCULUK, PANTOLONCULUK, REVİZYONCULUK, TASARRUFÇULUK, UYUŞTURUCULUK, VOLEYBOLCULUK, AŞAĞIKULUŞAĞI, BAŞAKORTÇULUK, BİRDUYUMCULUK, BULUŞULABİLME, BURKULUVERMEK, ÇAMURLUKÇULUK, DİPLOSTOMULUM, EPİKUROSÇULUK, GARDIROPÇULUK, İSTANBULLULUK, KOMİSYONCULUK, KURTULUVERMEK, LAHMACUNCULUK, MADALYONCULUK, MOTOKROSÇULUK, SAKSAFONCULUK, SUSTENTAKULUM, TEKBOYUTLULUK, ULUSLAŞABİLME, UNUTULUVERMEK
ANTREPOCULUK, BAŞOYUNCULUK, BUTAFORCULUK, ÇAPAÇULCULUK, ÇİMENTOCULUK, DOKUZUNCULUK, FOLKLORCULUK, HENTBOLCULUK, İSPİYONCULUK, KAMBİYOCULUK, KAPAROZCULUK, OTOSTOPÇULUK, PİYANGOCULUK, RANDEVUCULUK, SENARYOCULUK, STATÜKOCULUK, TELEFONCULUK, TİYATROCULUK, TULUMBACILIK, ULUSLARARASI, ULUSSEVERLİK, UYDURUKÇULUK, VAROLUŞÇULUK, AÇIKTOPLULUK, ARABULUCULUK, BABASOYLULUK, BAYBURTLULUK, BEYZBOLCULUK, BİLARDOCULUK, BOĞULUVERMEK, Devamını Oku »»
ABAJURCULUK, ANAFORCULUK, ARİSTOCULUK, BASTONCULUK, BONBONCULUK, BONCUKÇULUK, BOYKOTÇULUK, BOZGUNCULUK, BULGURCULUK, BULUNDURMAK, BULUŞTURMAK, BULUTLANMAK, BULUTSUZLUK, BUYRUKÇULUK, DOKUYUCULUK, DOLMUŞÇULUK, DOYURUCULUK, DÜELLOCULUK, FAYTONCULUK, FUTBOLCULUK, GAZİNOCULUK, GONDOLCULUK, GOYGOYCULUK, KALBURCULUK, KAMYONCULUK, KARPUZCULUK, KOLTUKÇULUK, KOMPLOCULUK, KORUYUCULUK, KOVBOYCULUK, Devamını Oku »»
AFSUNCULUK, ARSIULUSAL, BAVULCULUK, BETONCULUK, BULUNDURMA, BULUŞULMAK, ÇOCUKSULUK, ÇUBUKÇULUK, DAVULCULUK, DEKORCULUK, DOĞRUCULUK, DOYUMLULUK, DUYGULULUK, DUYUMCULUK, EGZOZCULUK, GAZOZCULUK, HANUTÇULUK, HUKUKÇULUK, JETONCULUK, KABLOCULUK, KADROCULUK, KANTOCULUK, KANUNCULUK, KARGOCULUK, KONUKÇULUK, KOPUZCULUK, KOYUNCULUK, KRİKOCULUK, KULUÇKALIK, KULUNLAMAK, Devamını Oku »»
ANADOLULU, ATOMCULUK, BORÇLULUK, BORUCULUK, BULUCULUK, BULUŞULMA, DEPOCULUK, EBRUCULUK, EROSÇULUK, FORTÇULUK, HOMURTULU, KORUCULUK, KOŞUCULUK, KULUNLAMA, KURUCULUK, KURUNTULU, KUTUCULUK, KUYUCULUK, MAYOCULUK, ODUNCULUK, OLGUCULUK, OLUMLULUK, ONUNCULUK, OROSPULUK, OYUNCULUK, PİKOCULUK, REPOCULUK, SAGUCULUK, SAĞDUYULU, SPORCULUK, Devamını Oku »»
ANAOKULU, BULUNMAK, BULUŞMAK, BULUTÇUK, BULUTSUZ, BUZCULUK, ÇOKÇULUK, DOĞRULUK, DOĞRULUM, DUTÇULUK, HAVLULUK, KAVRULUŞ, KOLCULUK, KOMŞULUK, KORKULUK, KOVCULUK, KULUNCAK, KULUNLUK, KUMCULUK, KURTULUŞ, KUŞÇULUK, KUTLULUK, KUYTULUK, MAOCULUK, MEŞRULUK, MUŞTULUK, MUTÇULUK, MUTLULUK, ORGCULUK, PULCULUK, Devamını Oku »»
BOZULUŞ, BULUNMA, BULUNTU, BULUŞMA, BULUTLU, BULUTSU, BURGULU, COŞKULU, DOĞRULU, DOLGULU, DOLULUK, DURULUK, DUYGULU, KORKULU, KORULUK, KOYULUK, KULUÇKA, KURGULU, KURULUK, KURULUŞ, KUŞKULU, KUZULUK, MEVZULU, MUŞTULU, OKÇULUK, OYCULUK, PUSULUK, SOFULUK, SOKULUŞ, SUCULUK, Devamını Oku »»
ARZULU, BORULU, BUĞULU, BULUCU, EBRULU, KOKULU, KONULU, KULUNÇ, KURULU, KUTULU, KUZULU, OYULUŞ, PERULU, POŞULU, SOKULU, TAPULU, TULUAT, TUTULU, ULUBEY, ULULUK, ULUMAK, ULUSAL, ULUSÇU, ULUTMA, UTKULU, UYKULU, YUMULU, ABULUT, AKSULU, AVKULU, Devamını Oku »»
BULUŞ, BULUT, DULUK, HULUL, HULUS, KULUN, PULUÇ, SULUK, TULUK, TULUM, TULUP, ULUFE, ULUMA, AHULU, ASULU, AZULU, BULUZ, CULUF, CULUĞ, CULUH, CULUK, CULUL, CULUM, CULUP, CULUZ, DULUG, DULUH, DULUM, DULUN, DULUP, Devamını Oku »»
KULU, SULU, TULU, ULUM, ULUS, CULU, GULU, HULU, MULU, PULU, ULUÇ, ULUĞ, ULUK, ULUN, ULUZ
ULU
ULU
Erdemleri bakımından çok büyük, yüce. Çok yüksek, çok büyük olan (şey).
BULUTLANIVERMEK
Ansızın veya çabucak bulutlanmak.
BULUTLANABİLME
Bulutlanabilmek işi.
DOĞULULAŞTIRMAK
Doğulu duruma getirmek.
ULUGEÇİTAMBARCI
Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ULUSALLAŞTIRMA
Millîleştirme.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
TELEVİZYONCULUK
Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.
ULUSLARARASICILIK
Uluslararasındaki ilişkileri benimseme, uluslararasındaki ilişkilerden yana olma, milletlerarasıcılık, beynelmilelcilik, enternasyonalcilik, enternasyonalizm.
DESULFOTOMACULUM
Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.
GECEKONDUCULUK
Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.
KONFEKSİYONCULUK
Konfeksiyoncunun yaptığı iş.
ULUSLARARASILAŞMA
Sömürgeci imparatorluklar çağından beri bilinen bir olgu olup iktisadi etkinliklerin ülke sınırlarını aşan coğrafi yayılımı.
BULUTLANABİLMEK
Bulutlanma olasılığı bulunmak.
BULUŞULABİLMEK
Buluşulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ULUSALLAŞTIRMAK
Ulusal bir nitelik vermek, millîleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇLIK
Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.