Kelimeler arşivinde; içinde "topa" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde topa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu topa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında topa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
EKTOPARAZİTİSİT, GRANÜLOSİTOPATİ, ORTOPANKROMATİK, PROKTOPARALİZİS, TOPARLANABİLMEK, TOPARLAYABİLMEK
TOPAKLAŞTIRMAK, HEPATOPANKREAS, TOPARLANABİLME, TOPARLAYABİLME, TROMBOSİTOPATİ
FİTOPATOLOJİK, HİSTOPATOLOJİ, KOLESİSTOPATİ, TOPAKLAŞTIRMA, TÜYLÜTOPARLAK
FİTOPATOLOJİ, OTOPARKÇILIK, TOPARLAĞIMSI, DEVETOPALAĞI
TOPAKLANMAK, TOPAKLAŞMAK, TOPARLANMAK, TOSTOPARLAK, DERMATOPATİ, SARITOPALLI, STOMATOPATİ, TOPAÇLANMAK, TOPANYASTIK, TÜLÜTOPALAK
TOPAKLAMAK, TOPAKLANMA, TOPAKLAŞMA, TOPALLAMAK, TOPALLAYIŞ, TOPARLACIK, TOPARLAKÇA, TOPARLAMAK, TOPARLANIŞ, TOPARLANMA, HEPATOPATİ, KÜÇÜKTOPAÇ, STEATOPATİ, TOPAĞAÇLAR, TOPAKSAHAN, TOPALÇAVUŞ, TOPALHASAN, TOPALUŞAĞI
OTOPARKÇI, TOPAKLAMA, TOPALLAMA, TOPARLAMA, METOPAGUS, ORTATOPAÇ, SİTOPATİK, TOPAKKAYA
TOPALLIK, TOPARLAK, TOPAKLAÇ, TOPAKTAŞ, TOPALALİ, TOPALLAK, TOPALLAR, TOPARDIÇ, TOPARLAR, TOPAYLAK, TOSTOPAN
OTOPARK, TOPAÇÇI, TOPALAK, TOPATAN, TOPALTI, ETOPATİ, TOPACIK, TOPAÇÇA, TOPAÇLA, TOPAĞAÇ, TOPAKLI, TOPALAĞ, TOPALAN, TOPALJİ, TOPALLI, TOPAMAK, TOPARSI, TOPAZAK
STOPAJ, OTOPAR, TOPALI, TOPANA, TOPANE, TOPARİ
TOPAÇ, TOPAK, TOPAL, TOPAZ, TOPAH, TOPAM, TOPAN, TOPAR, TOPAY
TOPA
TOPA
1.Beceriksiz. 2.Kötü kişi. Yuvarlak, küre biçiminde. Beceriksiz. Kötü.
TOPAKLAŞTIRMA
Topaklaştırmak işi.
TOPARLAYABİLME
Toparlayabilmek işi.
FİTOPATOLOJİK
Fitopatoloji ile ilgili.
HİSTOPATOLOJİ
Hasta dokuların mikroskobik incelenmesini konu alan bilim dalı. Dokulardaki normal olmayan mikroskobik değişimleri inceleyen, patolojinin alt bir bilim dalı, patolojik-histoloji.
TOPARLAYABİLMEK
Toparlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
HEPATOPANKREAS
Salyangozlarda bulunan ve trematodların sporokist evreden serker evresinea geçtiği glanduler organ. Birçok omurgasız hayvanlarda bulunan bir sindirim bezi olup yüksek yapılı hayvanlardaki karaciğer ve pankreasın görevine benzer bir görevi vardır.
GRANÜLOSİTOPATİ
Granülosit serisindeki hücrelerin herhangi bir bozuluğu.
TROMBOSİTOPATİ
Kan pulcuklarının değişik formda olması.
KOLESİSTOPATİ
Safra kesesi hastalıkları.
ORTOPANKROMATİK
Duyarkatı ortopankromatik olan film.
TOPARLANABİLME
Toparlanabilmek işi.
TOPAKLAŞTIRMAK
Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
PROKTOPARALİZİS
Anüs felci, proktopleji.
TOPARLANABİLMEK
Toparlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZE
Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç. Bir içimlik afyon. Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
FIRDÖNDÜ
Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka. Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse. Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç. Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı.
LİFT
Teniste topa arkadan öne veya yukarıdan aşağıya doğru vurma.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BEDİRİK
Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
DÜRÜLMEK
Dürme işine konu olmak veya dürme işi yapılmak. Bükülmek. Sarılmak, katlanmak. Toplanmak, toparlanmak.
DAĞINIK
Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.
KOMPİLASYON
Derleyip toparlama. Derme çatma yapılmış olan iş.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
DOĞRULMAK
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
BEZELEMEK
Hamur topağı yapmak.
KÜREVİ
Küresel, toparlak.
DERTOP
"Getirilmek, büzülmek" anlamındaki dertop edilmek, "bir araya getirmek, toparlamak" anlamındaki dertop etmek ve "bir araya gelmek, toplu hâlde olmak" anlamındaki dertop olmak birleşik fiillerinde geçer.
BOMBARDIMAN
Topa tutma. Etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirme, duyurma. Bombalama.