Sonu TOPU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "topu" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu topu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında topu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde topu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KİRLİKARTOPU

10 harfli kelimeler

KANTARTOPU, TAVŞANTOPU, YUMRUKTOPU

9 harfli kelimeler

GÜNEŞTOPU, DONUZTOPU, SEPETTOPU

8 harfli kelimeler

ALANTOPU, HALITOPU, MASATOPU, PAŞATOPU

7 harfli kelimeler

KARTOPU

4 harfli kelimeler

TOPU

Bazı kelimelerin anlamları

TOPU

Hepsi.

KARTOPU

Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık (Viburnum).. Beyaz ve tombul. Patates. Kasımpatı çiçeği. Atın alnındaki yuvarlak beyazlık.

MASATOPU

Kuralları alantopununkine benzeyen, masa üzerinde özel top ve tokaçlarla oynanan bir oyun.

KİRLİKARTOPU

Kuyruklu yıldız.

GÜNEŞTOPU

Acem lalesi.

HALITOPU

Halının ortasındaki motif. (Yenikent Aksaray Niğde).

YUMRUKTOPU

Yumrukoyuncularının düzgün ve çabuk yumruk yurabilmeleri için çalıştıkları, uzunluğu yumrukoyuncusunun boyuna göre ayarlanabilen bir askıya asılı lastik top.

SEPETTOPU

Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. Her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.

ALANTOPU

Yerden yüksekliği 0,91 m. olan ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek ya da çift oyuncuların tokaçla karşılıklı vurdukları ya da çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları temeline dayanan oyun. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak.

DONUZTOPU

Elleri bağlı olan bir kimsenin, bağlı olan ayaklarının, kollar arasından geçirilerek tostoparlak şekle getirilmiş durumu.

TAVŞANTOPU

Yumru köklü, salep yapılan bir çeşit bitki.

PAŞATOPU

Pirinç, un ve kıymadan fındık büyüklüğünde yapılıp pişirilen salçalı köfte.

KANTARTOPU

Küçük, tatlı kavun.

  -   -   -  

Anlamında TOPU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKECEK

Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.

ÇALIMLAMAK

Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

ÇOMAK

Ucu topuzlu değnek.

ÇAKALOZ

Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü. Bu topu kullanan topçu.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

DEGAJ

Futbolda kalecinin topu sert bir ayak vuruşuyla uzağa atması, degajman.

DEMİR

Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

ÇİVİCİ

Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

ÇEKMELİK

Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.