İçinde TOPU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "topu" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde topu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu topu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında topu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TOPUKTABANLILAR

12 harfli kelimeler

TAVŞANTOPUĞU, TOPUKLUTİKEN, KİRLİKARTOPU

11 harfli kelimeler

TOPUKDEMİRİ, TOPUKKILICI, DOŞANTOPUĞU, DAVŞANTOPUU

10 harfli kelimeler

YUMRUKTOPU, TAVŞANTOPU, MOLLATOPUZ, KANTARTOPU, TOPULYURDU, TOPUZSARAY, TOPUKLAMAK, TOPUKDÖVEN

9 harfli kelimeler

GÜNEŞTOPU, TOPUZARPA, DONUZTOPU, TOPUKLAMA, SEPETTOPU

8 harfli kelimeler

TOPUZCUK, TOPUKLUK, TOPUZLAR, PAŞATOPU, TOPUKSUZ, MASATOPU, HALITOPU, ALANTOPU

7 harfli kelimeler

OCTOPUS, TOPUKLU, KARTOPU, TOPUKLA, TOPUZLU, TOPULAN, TOPULEÇ, TOPURAK

6 harfli kelimeler

TOPUZA

5 harfli kelimeler

TOPUK, TOPUR, TOPUT, TOPUZ, TOPUL, TOPUH, TOPUÇ, TOPUC

4 harfli kelimeler

TOPU

Bazı kelimelerin anlamları

TOPU

Hepsi.

TOPUKLUTİKEN

Sapı sert tüylerle kaplı, yumru köklü, meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken.

TOPULYURDU

Sivas şehri, Yıldızeli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KANTARTOPU

Küçük, tatlı kavun.

KİRLİKARTOPU

Kuyruklu yıldız.

TOPUKKILICI

Sabanda, ok ile ökçeyi bağlayan ağaç. (Akdağ Gelendost Isparta).

TOPUKLAMAK

Mahmuzlamak. Bir taşıtın hızını artırmak. Topukla pas atmak.

TOPUZSARAY

Çankırı ilinde, İkizören bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TAVŞANTOPUĞU

1.Top biçiminde, güzel kokulu, sarı kır çiçeği. 2.Kırlarda biten 40 santimetre boyunda, kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot.

MOLLATOPUZ

Van ilinde, Özalp ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

TOPUKTABANLILAR

(Tylopoda), olmak üzere tek familyası vardır.

TAVŞANTOPU

Yumru köklü, salep yapılan bir çeşit bitki.

DOŞANTOPUĞU

Boz renkli, güzel kokulu, sapı ve kökünün kabukları soyulunca yenilebilen, papatya yapraklarına benzer yapraklı bir bitki.

TOPUKDEMİRİ

Ayakkabıların topuk kısmına çakılan küçük demir. (Yalvaç- Isparta.). Topuk demirini çakmakta kullanılan kalın çivi. (Yalvaç Isparta).

DAVŞANTOPUU

Boz renkli, güzel kokulu, sapı ve kökünün kabukları soyulunca yenilebilen, papatya yapraklarına benzer yapraklı bir bitki.

YUMRUKTOPU

Yumrukoyuncularının düzgün ve çabuk yumruk yurabilmeleri için çalıştıkları, uzunluğu yumrukoyuncusunun boyuna göre ayarlanabilen bir askıya asılı lastik top.

  -   -   -  

Anlamında TOPU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ÇEKMELİK

Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.

ÇALIMLAMAK

Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

ÇOMAK

Ucu topuzlu değnek.

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

ÇAKALOZ

Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü. Bu topu kullanan topçu.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

DEGAJ

Futbolda kalecinin topu sert bir ayak vuruşuyla uzağa atması, degajman.

DEMİR

Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

ÇİVİCİ

Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

ÇEKECEK

Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.