TOPU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "topu" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. topu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu topu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde topu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TOPUKTABANLILAR

12 harfli kelimeler

TOPUKLUTİKEN

11 harfli kelimeler

TOPUKDEMİRİ, TOPUKKILICI

10 harfli kelimeler

TOPUZSARAY, TOPULYURDU, TOPUKLAMAK, TOPUKDÖVEN

9 harfli kelimeler

TOPUKLAMA, TOPUZARPA

8 harfli kelimeler

TOPUZLAR, TOPUKLUK, TOPUZCUK, TOPUKSUZ

7 harfli kelimeler

TOPUKLA, TOPUZLU, TOPURAK, TOPULEÇ, TOPULAN, TOPUKLU

6 harfli kelimeler

TOPUZA

5 harfli kelimeler

TOPUC, TOPUR, TOPUL, TOPUT, TOPUZ, TOPUÇ, TOPUH, TOPUK

Bazı kelimelerin anlamları

TOPU

Hepsi.

TOPUZARPA

Van kenti, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOPUKLAMA

Topuklamak işi.

TOPUKTABANLILAR

(Tylopoda), olmak üzere tek familyası vardır.

TOPUKLUK

Hamudun göğüs kayışının aşağı kaymamasını sağlayan kayış parçası. (Yalvaç Isparta).

TOPUZSARAY

Çankırı ilinde, İkizören bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TOPUZLAR

Balıkesir şehri, İvrindi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TOPUKLAMAK

Mahmuzlamak. Bir taşıtın hızını artırmak. Topukla pas atmak.

TOPUKKILICI

Sabanda, ok ile ökçeyi bağlayan ağaç. (Akdağ Gelendost Isparta).

TOPUKDEMİRİ

Ayakkabıların topuk kısmına çakılan küçük demir. (Yalvaç- Isparta.). Topuk demirini çakmakta kullanılan kalın çivi. (Yalvaç Isparta).

TOPUKSUZ

Ökçe yüksekliği az olan.

TOPUKLA

"hızla git" anlamında kullanılan bir söz.

TOPUKDÖVEN

Etekleri yere kadar uzanan kadın giysisi.

TOPUKLUTİKEN

Sapı sert tüylerle kaplı, yumru köklü, meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken.

TOPULYURDU

Sivas şehri, Yıldızeli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TOPUZCUK

Küçük yuvarlak çıkıntı. Öğütücü dişlerin üzerlerindeki çıkıntılar. Tüberkül. (karşılık: tüberkül),1.Bir küçük,yuvarlak çıkıntı. Öğütücü dişlerin üzerlerindeki çıkıntılar.

  -   -   -  

Anlamında TOPU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

ÇOMAK

Ucu topuzlu değnek.

ÇAKALOZ

Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü. Bu topu kullanan topçu.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

ÇEKECEK

Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ÇALIMLAMAK

Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

ÇİVİCİ

Çivi satan kimse. Topu sert olarak karşı alana dikine indiren oyuncu.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

DEGAJ

Futbolda kalecinin topu sert bir ayak vuruşuyla uzağa atması, degajman.

DEMİR

Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

ÇEKMELİK

Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.