İçinde TİTR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "titr" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde titr bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu titr ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında titr olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TİTRERSİNEKLER

13 harfli kelimeler

TİTREYEBİLMEK, TİTREYİVERMEK, ANTİTROTROPİK, TİTREŞİMÖLÇER

12 harfli kelimeler

TİTREYİVERME, TİTREKLEŞMEK, RALTİTREKSET, TİTREYEBİLME, TİTREŞİRGÜCÜ, TİTREŞTİRMEK

11 harfli kelimeler

TİTREŞTİRME, TİTREKKAVAK, TİTRERSİNEK, TİTREŞİMSİZ, TİTREMLEMEK, TİTREKLEŞME

10 harfli kelimeler

TİTRİMETRİ, TİTREŞİMLİ, TİTREMLEME, ANTİTRAGUS, METİTROZİN, ÖZTİTREŞİM

9 harfli kelimeler

TİTREŞKEN, TİTREKOTU, TİTRERCİK, TİTRASYON, TİTREKLİK, MULTİTRİK, TİTRETMEK, TİTREŞMEK

8 harfli kelimeler

TİTREŞİR, TİTREYİK, TİTREMEĞ, TİTRATÖR, TİTREYİŞ, TİTRETME, TİTRETİŞ, TİTREŞME, TİTREŞİM, TİTREMEK, İSTİTRAT

7 harfli kelimeler

TİTREME

6 harfli kelimeler

TİTROK, TİTREM, TİTREK

5 harfli kelimeler

TİTRE

4 harfli kelimeler

TİTR

Bazı kelimelerin anlamları

TİTR

San.

TİTRERSİNEK

Yaza doğru sulak bölgelerde ortaya çıkan ve raslansal olarak memeleri kurtlandırıp sütün değerini düşüren küçük sinek; tüysinek. Chironomidae ailesinde bulunan ısırıkları oldukça acı verici, Mansonella ozzardi ve Dipetalonema perstans'a vektörlük yapan küçük kanatlı sinekler.

TİTREKLEŞMEK

Titrek duruma gelmek.

TİTREYEBİLMEK

Titreme olasılığı bulunmak.

TİTREYEBİLME

Titreyebilmek işi.

TİTREŞİMSİZ

Titreşim yapmayan veya titreşim oluşturmayan. Sert.

TİTREŞTİRME

Titreştirmek işi.

ANTİTROTROPİK

Tiroit hormonlarını baskılayan.

TİTRERSİNEKLER

İnce gövdeli, çok ince bacaklı, dar kanatlı sinek türlerini içine alan ve sağlığımız için az çok önem taşıyan iplikboynuzlular familyası.

TİTREYİVERMEK

Aniden titremek.

RALTİTREKSET

Timidilat sentaz baskılayıcısı olan ve metastatik kolon kanserinin palyatif tedavisinde kullanılan, ayrıca antiviral etkinliği de olan pirimidin antimetaboliti bir ilaç.

TİTREKKAVAK

Kerestesi beyaz sarı renkte ve belirli yılhalkalı, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,45 gr/cm3 olan yumuşak bir ağaç.

TİTREŞİRGÜCÜ

Öğeciklerin belli dalga boyundaki ışıkları soğurma, salma olasılığını ölçen nicelik.

TİTREYİVERME

Titreyivermek işi.

TİTREŞTİRMEK

Her yanı titretmek. Titreşim durumuna getirmek.

TİTREŞİMÖLÇER

Titreşen bir nesnenin yerdeğişimini, hızını ve ivmesini ölçen aygıt.

  -   -   -  

Anlamında TİTR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİTR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HERTZ

Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

LERZE

Titreme, titreyiş.

İFİLDEMEK

Hafifçe titremek. Ürpermek.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

İHTİZAZ

Titreşme, titreşim. Titreşim.

DİYAPAZON

Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç.

KARIN

İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

ISPAZMOZ

Aşırı titreme, kasılma.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

IŞILDAMAK

Titrek, parlak bir ışık saçmak, parıldamak.

LERZAN

Titrek.

KUTSAL

Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

DÜĞÜM

İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

HAŞLAMLILAR

Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.

BINGILDAMAK

Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.

FONOGRAFİ

Seslerin gerektikçe tekrarlanmasını sağlamak için bunların titreşimlerini, madde üzerine iz olarak geçirme yöntemi.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

KİLOHERTZ

Bir saniyede bin titreşimi olan elektromanyetik dalga boyu ölçüsü birimi.