Kelimeler arşivinde; içinde "sıklık" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sıklık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sıklık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sıklık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OLAĞANBASIKLIK
AYRIBASIKLIK
SIKLIKOLÇER
EŞBASIKLIK
BASIKLIK, KISIKLIK, FASIKLIK
SIKLIK
SIKLIK
Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
AYRIBASIKLIK
İki değişkenli sıklık dağılımında değişkenlere ilişkin sıklık dağılımlarının aynı basıklıkta olmaması.
FASIKLIK
Fasık olma durumu.
OLAĞANBASIKLIK
beklem oranının, olağan dağılım için elde edilen değere eşit olduğu durum. Beklem oranı bu değerden küçük ise, dağılımın çokbasıklığından, büyük ise azbasıklığından söz edilir.
SIKLIKOLÇER
Bir elektriksel salıngaçın ya da bir dalgalı akımın sıklığını ölçen aygıt.
BASIKLIK
Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.
KISIKLIK
Kısık olma durumu.
EŞBASIKLIK
İki değişkenli sıklık dağılımında, değişkenlere ilişkin sıklık dağılımlarının aynı basıklıkta olması.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FREKANS
Sıklık.
DOLİN
Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (Tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.).
ANJİYOMİYOLİPOM
Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.
AYRILGANLIK
Bir ortamda yayılan çeşitli sıklıkta dalga karışımını oluşturan birleşenlerin yayılma hızları (kırılım imleçleri) değişik olduğu için birbirlerinden ayrılmaları.
ALTGEÇİRİM
Belli bir sınırın altındaki bütün sıklıkların geçirilerek bu sınırın üstündekilerin yok edilmesi.
DİSGERMİNOM
Yaşlı köpeklerde ve kimi kurt ırklarında daha sıklıkla ve çoğunlukla tek taraflı görülen, lenf yumruları ve komşu organlara sıklıkla metastaz oluşturan yumurtalık tümörü. Erkeklerdeki testis seminomlarının dişilerdeki karşılığıdır.
AYIKLAYICI
Veri tutanaklarını taşıyan delikli kart destelerini ayaklayan elektro-mekanik aygıt. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt.
PAMUKÇUK
Genellikle bebeklerde ağızda, sıklıkla yanak içinde veya dilde görülen bir çeşit mantar hastalığı, beyaz yara.
ÇOKEVRELİ
Evreleri birbirine göre kaymış, aynı sıklıkla iki ya da daha çok dalgalı (gerilim).
ÇİZELGELEME
Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme.
BEAGLEKÖPEĞİ
İngiltere'den köken alan, muhtemelen Harrier ile İngiltere'deki diğer tazıların birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, gruplar hâlinde, tek tek veya çiftler hâlinde tavşan, sülün ve bıldırcın avlamak için kullanılmış, ufak yapılı, sağlam bünyeli, vücut hatları köşeli ve çok hareketli, kürkü kısa tüylü, kaygan ve bakımı kolay, rengi kızıl ve beyaz, turuncu ve beyaz, sarı ve beyaz olmak üzere üç renk olabilen, düz ve karışık tüylü olmak üzere tüylerinden ayırt edilebilen iki alt tipi bulunan, gözleri kahverengi ve karakteristik bir yalvaran bakışı olan, nazik, tatlı, hayat dolu, meraklı, sosyal, cesur ve akıllı bir yapıda, en popüler koku alan tazılardan olan, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen ayrıca mükemmel bir narkotik arama köpeği ve harika bir aile dostu da olabilen, kimi doğuştan ve kalıtsal hastalıkların sıklıkla görüldüğü ve ufak olduğu için tıbbi deneylerde kullanılan köpek ırkı.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
DİKLEM
Sıklıkları kümeler ya da değer aralıkları içinde düzenleyen bir dağılımı göstermek üzere kullanılan ve küme sıklıklarını bitişik düşey dikdörtgenlerin alanlarıyla simgeleyen çift eksenli dizge. bk. çubukçizim.
KESAFET
Çokluk, sıklık. Saydam olmama durumu, bulanıklık. Yoğunluk.
FLABELLUM
Brachiuran kabuklularda sıklıkla ilk iki torasik eksopodların üzerinde bulunan ve aşağı doğru eğilen yapı.
GÜMRAHLIK
Gümrah olma durumu, bolluk, sıklık, gürlük.
AYIRTAÇ
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet.
DRACUNCULİDAE
Sıklıkla insan ve evcil hayvanlarda parazitlenen ve medikal açıdan önemli Dracunculus cinsini içeren nematod ailesi.
EOZİNOFİLİ
Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.
GLİKOZÜRİ
Sıklıkla şeker hastalığında görülen, idrarda glikozun bulunması durumu.