Kelimeler arşivi içinde; başında "sıkmak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. sıkmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sıkmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sıkmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SIKMAK
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.
SIKMAKÖFTE
Bulgur ve kıyma ile yapılan köfte.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELDELEŞMEK
Birbirinin elini sıkmak, dost geçinmek.
TOKALAŞMAK
Birbirinin elini sıkmak, el sıkışmak.
DÜMERLEMEK
Dürmek, sarmak, avuçta sıkmak.
PENSE
Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.
ÇERLETMEK
Üzmek, sıkmak, bunaltmak.
BOĞSALAMAK
Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.
BURKAÇLAMAK
Dokunacak ipliği bir zaman ıslattıktan sonra iyi bükmek suretiyle suyunu sıkmak ve öylece bırakmak.
BOĞCALAMAK
Çabalamak, bocalamak. Tırmalamak. Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
SIKACAK
Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç.
GIRTLAKLAMAK
Birinin gırtlağını sıkmak.
KAYIŞ
Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.
SIKINMAK
Kendini sıkmak, zorlamak.
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
SIKMA
Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).
EĞEF
Arabaya yük yüklerken iplerin kolaylıkla geçmesini sağlayan ağaç halka. Kağnıya ekin yüklerken ince halatları sıkmak için kullanılan bir araç. Bez dokuma aygıtı. Beli bükülmüş ihtiyar. Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.
ÇÖMELEMEK
Dokunacak ipliği ıslatarak doğup sıkmak.
ZEHRETMEK
Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek.