Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sıkmak" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sıkmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sıkmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sıkmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BUĞSIKMAK, DARSIKMAK, HARSIKMAK, PIRSIKMAK, TANSIKMAK, TARSIKMAK, TIMSIKMAK, YIĞSIKMAK
ARSIKMAK, BASIKMAK
SIKMAK
SIKMAK
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.
TARSIKMAK
Bir şeye üzülüp sinirli davranışlarda bulunmak.
BASIKMAK
Yük altında ezilmek, çökmek. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek. Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.
TANSIKMAK
Özlemek.
BUĞSIKMAK
Terlemek.
HARSIKMAK
Üzülmek, canı sıkılmak.
DARSIKMAK
Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Dara gelmek, sıkılmak. Daralmak, sıkılmak, sıkışmak, bunalmak.
YIĞSIKMAK
İrkilmek, duraklamak.
PIRSIKMAK
Dişi keçi çiftleşmek istemek.
ARSIKMAK
Utanmak, çekinmek. Utanmak.
TIMSIKMAK
Yavaşça vurmak. Ekşimek, kokmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.
BOĞSALAMAK
Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.
BURKAÇLAMAK
Dokunacak ipliği bir zaman ıslattıktan sonra iyi bükmek suretiyle suyunu sıkmak ve öylece bırakmak.
ZEHRETMEK
Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek.
EĞEF
Arabaya yük yüklerken iplerin kolaylıkla geçmesini sağlayan ağaç halka. Kağnıya ekin yüklerken ince halatları sıkmak için kullanılan bir araç. Bez dokuma aygıtı. Beli bükülmüş ihtiyar. Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.
ÇÖMELEMEK
Dokunacak ipliği ıslatarak doğup sıkmak.
PENSE
Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens.
ÇERLETMEK
Üzmek, sıkmak, bunaltmak.
TOKALAŞMAK
Birbirinin elini sıkmak, el sıkışmak.
DÜMERLEMEK
Dürmek, sarmak, avuçta sıkmak.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
GIRTLAKLAMAK
Birinin gırtlağını sıkmak.
SIKACAK
Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç.
BOĞCALAMAK
Çabalamak, bocalamak. Tırmalamak. Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.
KAYIŞ
Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.
SIKINMAK
Kendini sıkmak, zorlamak.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.
SIKMA
Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).
ELDELEŞMEK
Birbirinin elini sıkmak, dost geçinmek.