İçinde SIKMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sıkmak" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sıkmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sıkmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sıkmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SIKMAKÖFTE

9 harfli kelimeler

BUĞSIKMAK, DARSIKMAK, HARSIKMAK, PIRSIKMAK, TANSIKMAK, TARSIKMAK, TIMSIKMAK, YIĞSIKMAK

8 harfli kelimeler

ARSIKMAK, BASIKMAK

6 harfli kelimeler

SIKMAK

Bazı kelimelerin anlamları

SIKMAK

Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.

BUĞSIKMAK

Terlemek.

TANSIKMAK

Özlemek.

PIRSIKMAK

Dişi keçi çiftleşmek istemek.

BASIKMAK

Yük altında ezilmek, çökmek. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek. Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.

SIKMAKÖFTE

Bulgur ve kıyma ile yapılan köfte.

TIMSIKMAK

Yavaşça vurmak. Ekşimek, kokmak.

DARSIKMAK

Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Dara gelmek, sıkılmak. Daralmak, sıkılmak, sıkışmak, bunalmak.

ARSIKMAK

Utanmak, çekinmek. Utanmak.

HARSIKMAK

Üzülmek, canı sıkılmak.

YIĞSIKMAK

İrkilmek, duraklamak.

TARSIKMAK

Bir şeye üzülüp sinirli davranışlarda bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında SIKMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TOKALAŞMAK

Birbirinin elini sıkmak, el sıkışmak.

FASET

Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.

BURKAÇLAMAK

Dokunacak ipliği bir zaman ıslattıktan sonra iyi bükmek suretiyle suyunu sıkmak ve öylece bırakmak.

SIKINMAK

Kendini sıkmak, zorlamak.

ÇÖMELEMEK

Dokunacak ipliği ıslatarak doğup sıkmak.

DÜMERLEMEK

Dürmek, sarmak, avuçta sıkmak.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

ZEHRETMEK

Tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek.

ELDELEŞMEK

Birbirinin elini sıkmak, dost geçinmek.

GIRTLAKLAMAK

Birinin gırtlağını sıkmak.

BOĞCALAMAK

Çabalamak, bocalamak. Tırmalamak. Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.

PENSE

Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

EĞEF

Arabaya yük yüklerken iplerin kolaylıkla geçmesini sağlayan ağaç halka. Kağnıya ekin yüklerken ince halatları sıkmak için kullanılan bir araç. Bez dokuma aygıtı. Beli bükülmüş ihtiyar. Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.

BOĞSALAMAK

Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.

ISIRMAK

Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.

ÇERLETMEK

Üzmek, sıkmak, bunaltmak.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

SIKACAK

Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç.