Kelimeler arşivinde; içinde "sür" olan, toplam 397 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SANSÜRLEYEBİLMEK, SÜREĞENLEŞTİRMEK, SÜREKLİLEŞTİRMEK
SANSÜRLEYEBİLME, SÜREĞENLEŞTİRME, SÜREKLİLEŞTİRME, SÜRÜKLENEBİLMEK, SÜRÜKLEYEBİLMEK
SÜRÜKLENDİRMEK, SÜRÜKLEYİCİLİK, SÜRATLENDİRMEK, SÜRDÜRÜMLENMEK, SÜRÜKLENEBİLME, SÜRÜKLEYEBİLME
SÜREĞENLEŞMEK, SÜRNATÜRALİST, SÜRNATÜRALİZM, SÜRÜKLENDİRME, SÜRÜNDÜRÜLMEK, KARŞISÜRTÜNME, SÜRATLENDİRME, SÜRDÜREBİLMEK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, SÜRDÜRÜMLEMEK, SÜRDÜRÜMLENME
SANSÜRLENMEK, SÜREĞENLEŞME, SÜRTÜKLEŞMEK, SÜRTÜŞTÜRMEK, SÜRÜNDÜRÜLME, GÖĞÜMSÜREMEK, SÜRDÜREBİLME, SÜRDÜRÜMLEME, SÜREDEŞÇİLİK, SÜRMELİYANIŞ, ÜSÜRGELENMEK
KUYRUKSÜREN, SANSÜRCÜLÜK, SANSÜRLEMEK, SANSÜRLENME, SÜREKSİZLİK, SÜRGÜLENMEK, SÜRMELENMEK, SÜRTÜKLEŞME, SÜRTÜŞTÜRME, SÜRÜKLENMEK, SÜRÜKLETMEK, SÜRÜKLEYİCİ, SÜRÜMSÜZLÜK, SÜRÜNDÜRMEK, SÜRÜNGENLER, SÜRÜŞTÜRMEK, KÖSÜRELEMEK, SÜRATLENMEK, SÜRGÜÇLEMEK, SÜRMEDANLIG, SÜRTÜNMESİZ, SÜRÜHDÜRMEK, SÜRÜKTÜRMEK, UZUNÖKSÜRÜK
PÜSÜRÜKLÜK, SANSÜRLEME, SÜRÇTÜRMEK, SÜRÇÜLİSAN, SÜREGELMEK, SÜREKLİLİK, SÜRESİZLİK, SÜRGÜLEMEK, SÜRGÜLENME, SÜRMELEMEK, SÜRMELENME, SÜRREALİST, SÜRREALİTE, SÜRREALİZM, SÜRÜKLEMEK, SÜRÜKLENİŞ, SÜRÜKLENME, SÜRÜKLETME, SÜRÜKLEYİŞ, SÜRÜNDÜRME, SÜRÜŞTÜRME, DÜGENSÜRÜK, DÜĞENSÜRÜK, KARŞISÜRÜM, KÖSÜRETAŞI, SÜMSÜRÜKLÜ, SÜRATLENME, SÜRDÜRTMEK, SÜRDÜRÜMCÜ, SÜREBİLMEK, Devamını Oku »»
ÖKSÜRTMEK, ÖKSÜRÜKLÜ, REASÜRANS, SÜRÇTÜRME, SÜRDÜRMEK, SÜREDURAN, SÜREDURUM, SÜREGELME, SÜREÖLÇER, SÜREYAZAR, SÜRGÜLEME, SÜRMANŞET, SÜRMELEME, SÜRTÜKLÜK, SÜRTÜLMEK, SÜRTÜNMEK, SÜRTÜŞMEK, SÜRÜCÜLÜK, SÜRÜKLEME, SÜRÜNCEME, SÜRYANİCE, TEESSÜRAT, SÜREÖLÇEN, ARDISÜRME, DÜGENSÜRÜ, DÜĞENSÜRÜ, KÖSÜRELİK, MÜSÜRÜFCÜ, OTOSANSÜR, ÖĞUSÜRMEK, Devamını Oku »»
ÖKSÜRMEK, ÖKSÜRTME, PÜSÜRSÜZ, SANSÜRCÜ, SANSÜRLÜ, SÜRDÜRME, SÜRDÜRÜM, SÜRDÜRÜŞ, SÜREKSİZ, SÜRERLİK, SÜRMEDAN, SÜRMELİK, SÜRMENAJ, SÜRMESİZ, SÜRTÜLME, SÜRTÜNME, SÜRTÜNÜŞ, SÜRTÜŞME, SÜRÜLMEK, SÜRÜMSÜZ, SÜRÜNGEN, SÜRÜNMEK, SÜRÜTMEK, SÜRVEYAN, TAHASSÜR, TEKESSÜR, BİSÜRGEÇ, DİLSÜRME, DÜĞENSÜR, KÖKSÜREN, Devamını Oku »»
ÖKSÜRME, ÖKSÜRÜK, ÖKSÜRÜŞ, PÜSÜRLÜ, SÜRATLE, SÜRÇMEK, SÜREĞEN, SÜREKÇİ, SÜREKLİ, SÜRESİZ, SÜREYYA, SÜRFİLE, SÜRGÜLÜ, SÜRMELİ, SÜRMENE, SÜRPRİZ, SÜRŞARJ, SÜRTMEK, SÜRÜCÜL, SÜRÜLME, SÜRÜLÜŞ, SÜRÜMEK, SÜRÜMLÜ, SÜRÜNME, SÜRÜNÜŞ, SÜRÜTME, SÜRYANİ, TEESSÜR, ÇİSÜRÜK, DİSÜRİK, Devamını Oku »»
ABSÜRT, SANSÜR, SÜRAHİ, SÜRÇME, SÜRELİ, SÜRGİT, SÜRGÜN, SÜRMEK, SÜRSAT, SÜRTME, SÜRTÜK, SÜRTÜŞ, SÜRÜCÜ, SÜRÜME, DİSÜRİ, ESÜRÜK, FİSSÜR, KOSÜRE, KÖKSÜR, KÖSÜRE, KÜSÜRE, MÖSSÜR, OSÜRÜK, ÖSÜREN, ÖSÜRÜK, SÜRAYİ, SÜRÇEK, SÜREGE, SÜREĞİ, SÜREKE, Devamını Oku »»
PÜSÜR, SÜREÇ, SÜREK, SÜRFE, SÜRGÜ, SÜRME, SÜRRE, SÜRUR, SÜRÜM, SÜRÜŞ, FİSÜR, HÖSÜR, HÜSÜR, KÖSÜR, KÜSÜR, MÖSÜR, MÜSÜR, SÜRAÇ, SÜRAT, SÜRBE, SÜREM, SÜREŞ, SÜRET, SÜREY, SÜRGE, SÜRKE, SÜRUL, SÜRÜÇ, SÜRÜK, SÜRÜN, Devamını Oku »»
SÜRÜ, SÜRE, SÜRİ, SÜRK, SÜRO
SÜR
SÜR
Belirti, im, iz : Ortalığa bayram sürü düştü.
SÜREKLİLEŞTİRME
Süreklileştirmek işi.
SÜRÜKLEYEBİLME
Sürükleyebilmek işi.
SÜRÜKLEYİCİLİK
Sürükleyici olma durumu.
SÜRÜKLENEBİLMEK
Sürüklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÜREKLİLEŞTİRMEK
Sürekli duruma getirmek.
SÜRÜKLENDİRMEK
Sürüklenmesine yol açmak.
SÜRÜKLEYEBİLMEK
Sürükleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Sürüklemeye gücü yetmek.
SÜREĞENLEŞTİRME
Süreğenleştirmek durumu, müzminleştirme.
SÜRATLENDİRMEK
Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.
SÜRÜKLENEBİLME
Sürüklenebilmek işi.
SÜREĞENLEŞTİRMEK
Süreğen duruma getirmek, müzminleştirmek.
SANSÜRLEYEBİLME
Sansürleyebilmek işi.
SÜREĞENLEŞMEK
Süreğen bir durum almak, müzminleşmek.
SÜRDÜRÜMLENMEK
Abone olmak.
SANSÜRLEYEBİLMEK
Sansürleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AHARLAMAK
Ahar sürmek.
AKHARDAL
Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AHARLI
Üzerine ahar sürülmüş olan.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.