Kelimeler arşivi içinde; başında "sür" olan, toplam 294 adet kelime bulunmaktadır. sür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SÜREĞENLEŞTİRMEK, SÜREKLİLEŞTİRMEK
SÜREĞENLEŞTİRME, SÜREKLİLEŞTİRME, SÜRÜKLENEBİLMEK, SÜRÜKLEYEBİLMEK
SÜRATLENDİRMEK, SÜRDÜRÜMLENMEK, SÜRÜKLENDİRMEK, SÜRÜKLENEBİLME, SÜRÜKLEYEBİLME, SÜRÜKLEYİCİLİK
SÜRATLENDİRME, SÜRDÜREBİLMEK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, SÜRDÜRÜMLEMEK, SÜRDÜRÜMLENME, SÜREĞENLEŞMEK, SÜRNATÜRALİST, SÜRNATÜRALİZM, SÜRÜKLENDİRME, SÜRÜNDÜRÜLMEK
SÜRDÜREBİLME, SÜRDÜRÜMLEME, SÜREDEŞÇİLİK, SÜREĞENLEŞME, SÜRMELİYANIŞ, SÜRTÜKLEŞMEK, SÜRTÜŞTÜRMEK, SÜRÜNDÜRÜLME
SÜRATLENMEK, SÜREKSİZLİK, SÜRGÜÇLEMEK, SÜRGÜLENMEK, SÜRMEDANLIG, SÜRMELENMEK, SÜRTÜKLEŞME, SÜRTÜNMESİZ, SÜRTÜŞTÜRME, SÜRÜHDÜRMEK, SÜRÜKLENMEK, SÜRÜKLETMEK, SÜRÜKLEYİCİ, SÜRÜKTÜRMEK, SÜRÜMSÜZLÜK, SÜRÜNDÜRMEK, SÜRÜNGENLER, SÜRÜŞTÜRMEK
SÜRATLENME, SÜRÇTÜRMEK, SÜRÇÜLİSAN, SÜRDÜRTMEK, SÜRDÜRÜMCÜ, SÜREBİLMEK, SÜRECENLİK, SÜREGELMEK, SÜREGİTMEK, SÜREĞENLİK, SÜREKLİLİK, SÜRELENMEK, SÜRESİZLİK, SÜRETLEMEK, SÜRGELEMEK, SÜRGÜLEMEK, SÜRGÜLENME, SÜRHALAMAK, SÜRMELEMEK, SÜRMELENME, SÜRMELİKOÇ, SÜRREALİST, SÜRREALİTE, SÜRREALİZM, SÜRSELEMEK, SÜRTTÜRMEK, SÜRTÜNMELİ, SÜRTÜNÜRCE, SÜRÜKLEMEK, SÜRÜKLENİM, Devamını Oku »»
SÜRCÜKMEK, SÜRCÜTMEK, SÜRÇALMAK, SÜRÇTÜRME, SÜRÇÜTMEK, SÜRDÜRMEK, SÜRDÜRTME, SÜREBİLME, SÜREBÖLÜM, SÜREDURAN, SÜREDURUM, SÜREGELME, SÜREGİTME, SÜREKLİCE, SÜRELEMEK, SÜRELETME, SÜREÖLÇEN, SÜREÖLÇER, SÜRESİNCE, SÜRESİNDE, SÜREYAZAR, SÜRFEKTAN, SÜRGİTMEK, SÜRGÜALTI, SÜRGÜLEME, SÜRGÜNLÜK, SÜRGÜTMEK, SÜRKILMAK, SÜRMANŞET, SÜRMELEME, Devamını Oku »»
SÜRAĞACI, SÜRATSİZ, SÜRÇÜTME, SÜRDÜRME, SÜRDÜRÜM, SÜRDÜRÜŞ, SÜREKELİ, SÜREKKÖY, SÜREKSİZ, SÜRENDAL, SÜRENKÖK, SÜRENPOT, SÜRERLİK, SÜRGELLİ, SÜRGEŞİK, SÜRGÜSÜZ, SÜRMEDAN, SÜRMELİK, SÜRMENAJ, SÜRMENLİ, SÜRMESİZ, SÜRPÜNTÜ, SÜRSÜLÜK, SÜRTECEK, SÜRTELEÇ, SÜRTÜGİÇ, SÜRTÜĞEÇ, SÜRTÜLME, SÜRTÜNME, SÜRTÜNÜK, Devamını Oku »»
SÜRATLE, SÜRATLİ, SÜRÇMEK, SÜRECEK, SÜREGEN, SÜREĞEÇ, SÜREĞEN, SÜREKCİ, SÜREKÇİ, SÜREKLİ, SÜRELER, SÜRELGE, SÜREMCİ, SÜREMEÇ, SÜRERGE, SÜRESİZ, SÜRETME, SÜREYYA, SÜRFİLE, SÜRGÜCÜ, SÜRGÜLÜ, SÜRİMEK, SÜRMECE, SÜRMELİ, SÜRMENE, SÜRNAPE, SÜRPENE, SÜRPRİZ, SÜRŞARJ, SÜRŞMEK, Devamını Oku »»
SÜRAHİ, SÜRAYİ, SÜRÇEK, SÜRÇME, SÜREGE, SÜREĞİ, SÜREKE, SÜRELİ, SÜRGEÇ, SÜRGEN, SÜRGEŞ, SÜRGİT, SÜRGÜÇ, SÜRGÜK, SÜRGÜN, SÜRGÜT, SÜRKEÇ, SÜRMEÇ, SÜRMEK, SÜRSAL, SÜRSAT, SÜRSET, SÜRSOY, SÜRSÜR, SÜRSÜZ, SÜRTEK, SÜRTME, SÜRTÜK, SÜRTÜŞ, SÜRURİ, Devamını Oku »»
SÜRAÇ, SÜRAT, SÜRBE, SÜREÇ, SÜREK, SÜREM, SÜREŞ, SÜRET, SÜREY, SÜRFE, SÜRGE, SÜRGÜ, SÜRKE, SÜRME, SÜRRE, SÜRUL, SÜRUR, SÜRÜÇ, SÜRÜK, SÜRÜM, SÜRÜN, SÜRÜR, SÜRÜŞ, SÜRÜT, SÜRÜV
SÜRE, SÜRİ, SÜRK, SÜRO, SÜRÜ
SÜR
SÜR
Belirti, im, iz : Ortalığa bayram sürü düştü.
SÜREKLİLEŞTİRME
Süreklileştirmek işi.
SÜRÜKLEYİCİLİK
Sürükleyici olma durumu.
SÜRÜKLENEBİLME
Sürüklenebilmek işi.
SÜRÜKLEYEBİLME
Sürükleyebilmek işi.
SÜRÜKLENDİRMEK
Sürüklenmesine yol açmak.
SÜRÜKLEYEBİLMEK
Sürükleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Sürüklemeye gücü yetmek.
SÜRATLENDİRMEK
Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.
SÜRATLENDİRME
Süratlendirmek işi.
SÜREKLİLEŞTİRMEK
Sürekli duruma getirmek.
SÜRDÜREBİLMEK
Sürdürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÜREĞENLEŞTİRME
Süreğenleştirmek durumu, müzminleştirme.
SÜRÜKLENEBİLMEK
Sürüklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÜRDÜRÜMLENMEK
Abone olmak.
SÜRDÜRÜMCÜLÜK
Abone olma durumu.
SÜREĞENLEŞTİRMEK
Süreğen duruma getirmek, müzminleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AHARLI
Üzerine ahar sürülmüş olan.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AHARLAMAK
Ahar sürmek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
AKHARDAL
Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.