Sonu SÜR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sür" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OTOSANSÜR

8 harfli kelimeler

TAHASSÜR, TEKESSÜR, DÜĞENSÜR

7 harfli kelimeler

TEESSÜR

6 harfli kelimeler

KÖKSÜR, TEVSÜR, SÜRSÜR, MÖSSÜR, FİSSÜR, SANSÜR

5 harfli kelimeler

HÜSÜR, PÜSÜR, KÖSÜR, KÜSÜR, HÖSÜR, MÖSÜR, MÜSÜR, FİSÜR

3 harfli kelimeler

SÜR

Bazı kelimelerin anlamları

SÜR

Belirti, im, iz : Ortalığa bayram sürü düştü.

SANSÜR

Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim.

KÖSÜR

Taranmış yün.

TAHASSÜR

Özlem. Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, yanıp yakılma.

FİSSÜR

Çatlak, yarık. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna seyir gösteren açıklık, çatlak, yarık.

TEESSÜR

Üzüntü. Duygulanım.

HÜSÜR

İyisi alınmış keçi kılı ya da koyun yününün geriye kalmış kötü tarafı. Pamuğun kötü kısmı. Bir şeyin kötüsü: Bize keçilerin hüsürü kalmış. Çok küçük, gerektiği gibi gelişememiş.

TEKESSÜR

Çoğalma, artma.

KÜSÜR

Küsur, artık, fazlalık.

MÖSSÜR

Mübaşir.

SÜRSÜR

Kibrit.

KÖKSÜR

"Soyun genişlesin" anlamında kullanılan bir isim".

TEVSÜR

Fotoğraf. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

OTOSANSÜR

Kişinin veya kurumların kendi kendilerini kısıtlaması.

DÜĞENSÜR

Dövenin oku.

PÜSÜR

Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü. Tembel, kalpazan. Karışık, kusurlu (iş). Can sıkıcı, istenmeyen kimse. Karışık, dolaşık (ip, saç vb.).

  -   -   -  

Anlamında SÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AHARLI

Üzerine ahar sürülmüş olan.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AHIRLAMAK

Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

AHARLAMAK

Ahar sürmek.

AKHARDAL

Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.