Kelimeler arşivinde; içinde "soku" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soku bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu soku ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soku olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOKUŞTURUVERMEK, SOKUŞTURABİLMEK
SOKUŞTURUVERME, SOKUŞTURABİLME
KUYRUKSOKUNU, SOKULABİLMEK, SOKULUVERMEK
SOKULABİLME, SOKULGANLIK, SOKULUVERME, SOKURDANMAK, SOKUŞTURMAK
SOKURİÇEĞİ, SOKUMTIKIM, SOKURDAMAK, SOKULDAMAK, SOKURTÜYÜN, SOKUVERMEK, YUKARISOKU, SOKUŞTURMA
SOKUCULUK, SOKUVERME, KIRIKSOKU, SOKURDAMA
SOKURLUK, SOKULMAK, SOKUNMAK, SOKUŞMAK, SOKUMLUK, SOKUMCUL, KARASOKU, SOKUTLAK, SOKULGAN
SOKUTAŞ, SOKULMA, SOKULUŞ, SOKUELİ, SOKUŞMA, SOKUNTU, SOKUNMA, SOKSOKU
SOKULU, SOKUCU
SOKUR, SOKUM, SOKUŞ, SOKUK
SOKU
SOKU
Taş dibek. Dibekte, havanda tahıl dövmeye yarayan tokmak.
SOKULUVERME
Sokuluvermek işi.
SOKUŞTURUVERME
Sokuşturuvermek işi.
SOKULGANLIK
Sokulgan olma durumu.
SOKULABİLME
Sokulabilmek işi.
SOKUŞTURUVERMEK
Çabucak sokuşturmak.
SOKUMTIKIM
Lokma.
SOKUŞTURABİLME
Sokuşturabilmek işi.
SOKULUVERMEK
Çabucak sokulmak.
SOKURDAMAK
Söylenmek, homurdanmak, gönülsüz iş görmek.
SOKUŞTURABİLMEK
Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKUŞTURMAK
Dar bir yere zorla veya iterek sokmak. Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek.
SOKURİÇEĞİ
Körbağırsak.
KUYRUKSOKUNU
Omurga kemiğinin son ucu.
SOKULABİLMEK
Sokulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKURDANMAK
Söylenmek, homurdanmak, gönülsüz iş görmek. Homurdanmak, söylenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOKU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİVİTLEMEK
Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.
KOY
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.
KABA
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
GOL
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı.
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.
KÖSTEBEK
Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.
KÖRFEZ
Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Kuytu, işlek olmayan. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.
KIÇ
Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat. Bacak, ayak. Deniz teknelerinde art taraf. Arka bölümde olan.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
KAÇAK
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Av sırasında vurulamayan kuş. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice.
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
BİTLER
Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.
KALE
Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
KILÇIK
Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.
KISKI
Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz.