Kelimeler arşivinde; içinde "priz" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde priz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu priz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında priz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PRİZ
Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva.
PRİZMA
Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
SÜRPRİZ
Şaşırtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde PRİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENZOKİNON
Mol kütlesi 108,1 g, e.n. 116 °C olan, altın prizma yapılı, suda az eterde çok çözünen bir madde.
STEREOSİLYUM
Çok uzun, ünit zar biçiminde ve bazal cisimcik taşımadıklarından silyumdan çok mikrovillusa benzeyen hareketsiz sitoplazma çıkıntıları. Organizmada duktus epididimis kanalını çevreleyen yüksek prizmatik epitel hücrelerinin uçlarında yer alırlar.
CA
Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.
SEKİZYÜZLÜ
Sekiz yüzü olan çok yüzlü. Sekizyüzlü prizma.
MENŞUR
Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş. Prizma. Padişah tarafından verilen vezirlik ve benzerleri bir unvanı gösteren bir ferman türü. Tanınmış, ünlü. İsim yapmış, tanınmış. Meşhur. Arapça kökenli meşhur: Tanınmış, ünlü. Genellikle serdarlık, Kırım hanlığı, vezirlik, kazaskerlik, Eflak ve Buğdan voyvodalığı ve valilik gibi yüksek orunlara atananlar için çıkarılan padişah buyruğu. Dağıtılmış, yayılmış, neşrolunmuş. Eskiden padişahların verdiği vezirlik.
MİKROLİT
Bazı taşların yapısında bulunan, prizma biçiminde ve mikroskopla görülebilen billurlar.
CİİT
Çocukların bir sürpriz karşısında sevinçlerini belirtmek için kullandıkları ünlem.
CEE
Korkutma ve sürpriz ünlemi. Aldatılmak istenen bir kimsenin işin farkına vardığını bildirmek için kullandığı ünlem. "Bak" anlamında kullanılır: Oğlum bebeklere cee. Üzüm kabuğu.
PERİYAKTOY
Antik Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üç yüzlü prizmalara verilen ad. Bunların her yüzüne resimler yapılırdı, öbür yüzü döndürülüp dekor değişimi sağlanırdı. Bunun için de büyüklü küçüklü altı yedi periyaktoy kullanılırdı, bak. telari, biçme pano. Eski Yunan tiyatrosunda eksenleri çevresinde dönen üçgenler. Bunların iç yüzüne bakan başka resimler yapılıp sahne değişimleri sağlanırdı. "Skene" üzerinde altı "peryaktoy" a kadar kullanılırdı, (bk. telari.).
CİİAA
Çocukların bir sürpriz karşısında sevinçlerini belirtmek için kullandıkları ünlem.
KÜP
Su, pekmez, yağ ve benzerleri sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kap. Sarhoş. Birbirine eşit karelerden oluşan altı yüzlü dikdörtgen, mikâp. Bu biçimindeki nesne. Bir cismin hacim hesabında kullanılan ölçü birimi. Bir sayının üçüncü kuvveti: (43)=4x4x4=64.. Saz çalgısının gövde kısmı. Darbuka. Arabaların ön ve arkasında olan iki kalın tahta. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Çalılık. Kesilmiş ağaç. Kısa boylu ağaç. Testi. Uzayda on iki ayrıtının tümü eş uzunlukta, yüzleri birbirine eşleşik dördüller olan altıyüzlü. nin, eş uzunluklu n sayıda kapalı aralığın çarpım kümesinden oluşan altkümesi. Üçboyutlu uzayda, tüm yüzleri kareler olan dik prizma. Adana kenti, Aladağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MARTENSİT
Su verme işlemi sonucu, kesmeli dönüşüm yoluyla oluşup, dördül prizma kristal biçimli, karbonun demir içindeki aşırı doygun çözeltisi olan, çok sert ve gevrek faz.
CAA
Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Bebek, çocuk.
CAKKA
Aceleci, sabırsız. Korkutma ve sürpriz ünlemi.
SPEKTROGRAF
Giriş yarığı, merceği, prizması(veya şebekesi) ve dedektörü (fotoğrafik, termal veya iyonik) olan, spektrumları fotoğraf plağına veya kağıdına kaydeden optik cihaz.
BİÇME
Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.
DÜZDİŞ
Dikdörtgen ya da kare prizma biçiminde yapılmış diş.
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
SPEKTRUM
Çeşitlilik. Beyaz ışığın yaydığı ışınların bir prizmadan geçirilmesi ile elde edilen bütün renk ve dalga boylarını içeren çizgiler.
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.