Kelimeler arşivi içinde; başında "puan" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. puan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu puan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde puan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PUANLAYABİLMEK
PUANLANDIRMAK, PUANLAYABİLME
PUANLANDIRMA
PUANLATMAK
PUANLAMAK, PUANLATMA
PUANLAMA
PUANLIK, PUANSIZ, PUANTAJ, PUANTER, PUANTÖR
PUANLI
PUAN
PUAN
Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim. Kumaşlardaki benek, nokta. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri.
PUANLI
Üzerinde puan bulunan. Puanı olan.
PUANLANDIRMA
Puan vermek işi.
PUANSIZ
Puanı olmayan. Puansız, puan olmadan.
PUANLAMA
Puanlamak işi.
PUANTAJ
Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma. Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi.
PUANTÖR
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet. Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse.
PUANLANDIRMAK
Puan vermek.
PUANLAYABİLME
Puanlayabilmek işi.
PUANLIK
Puan değerinde olan.
PUANLATMAK
Puanlama işini yaptırmak.
PUANLAMAK
Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek, puan vermek.
PUANLATMA
Puanlatmak işi.
PUANTER
Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği.
PUANLAYABİLMEK
Puanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PUAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
ÇÜRÜMENCELİK
Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.
KOMBİNE
Toplu. Bir spor dalında değişik türdeki yarışmaların sonuçlarına göre birleştirilmiş derecelendirme, toplam puana göre değerlendirme.
MEYDANİYE
Puanlı, ya da çiçekli sarı bir kumaş.
GÖBÜŞ
Gala denilen çocuk oyununda kazanılan iyi puan. Öküz. Göbek.
ŞAMPUANLAMA
Şampuanlamak işi.
ÖLÇÜNLEŞTİRME
Bir testin uygulanması ve puanlanması konusunda değişmez kural ve yöntemlere uyulmasını sağlama işi.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
ŞAMPUANLAMAK
Şampuanla yıkamak.
MIHBAŞILI
Puanlı, noktalı.