Sonu PUAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "puan" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu puan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında puan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde puan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PUAN

Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim. Kumaşlardaki benek, nokta. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri.

KONTRPUAN

Çeşitli melodileri birbirine uydurma sanatı.

ŞAMPUAN

Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.

  -   -   -  

Anlamında PUAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PUAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PUANLATMAK

Puanlama işini yaptırmak.

PUANLI

Üzerinde puan bulunan. Puanı olan.

MEYDANİYE

Puanlı, ya da çiçekli sarı bir kumaş.

PUANLAMA

Puanlamak işi.

ŞAMPUANLAMAK

Şampuanla yıkamak.

ÖLÇÜNLEŞTİRME

Bir testin uygulanması ve puanlanması konusunda değişmez kural ve yöntemlere uyulmasını sağlama işi.

KOMBİNE

Toplu. Bir spor dalında değişik türdeki yarışmaların sonuçlarına göre birleştirilmiş derecelendirme, toplam puana göre değerlendirme.

BENEK

Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

PUANTAJ

Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma. Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi.

ŞAMPUANLAMA

Şampuanlamak işi.

PUANLAMAK

Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek, puan vermek.

PUANLIK

Puan değerinde olan.

ÇÜRÜMENCELİK

Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

GÖBÜŞ

Gala denilen çocuk oyununda kazanılan iyi puan. Öküz. Göbek.

PUANLATMA

Puanlatmak işi.

MIHBAŞILI

Puanlı, noktalı.

PUANTÖR

Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet. Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse.

PUANLANDIRMAK

Puan vermek.

PUANLANDIRMA

Puan vermek işi.