Kelimeler arşivinde; içinde "puan" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde puan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu puan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında puan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PUANLAYABİLMEK
PUANLANDIRMAK, PUANLAYABİLME
PUANLANDIRMA, ŞAMPUANLAMAK
ŞAMPUANLAMA
PUANLATMAK
PUANLAMAK, KONTRPUAN, PUANLATMA
PUANLAMA
PUANTÖR, PUANTER, PUANSIZ, ŞAMPUAN, PUANTAJ, PUANLIK
PUANLI
PUAN
PUAN
Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim. Kumaşlardaki benek, nokta. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri.
ŞAMPUANLAMA
Şampuanlamak işi.
PUANSIZ
Puanı olmayan. Puansız, puan olmadan.
PUANTER
Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği.
PUANLAMAK
Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek, puan vermek.
PUANLATMAK
Puanlama işini yaptırmak.
PUANLATMA
Puanlatmak işi.
PUANTÖR
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet. Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse.
PUANLANDIRMAK
Puan vermek.
PUANLAYABİLMEK
Puanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
PUANLAYABİLME
Puanlayabilmek işi.
KONTRPUAN
Çeşitli melodileri birbirine uydurma sanatı.
PUANLAMA
Puanlamak işi.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
PUANLANDIRMA
Puan vermek işi.
ŞAMPUANLAMAK
Şampuanla yıkamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PUAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MIHBAŞILI
Puanlı, noktalı.
KOMBİNE
Toplu. Bir spor dalında değişik türdeki yarışmaların sonuçlarına göre birleştirilmiş derecelendirme, toplam puana göre değerlendirme.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
PUANTAJ
Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma. Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi.
GÖBÜŞ
Gala denilen çocuk oyununda kazanılan iyi puan. Öküz. Göbek.
MEYDANİYE
Puanlı, ya da çiçekli sarı bir kumaş.
ÇÜRÜMENCELİK
Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.
PUANLI
Üzerinde puan bulunan. Puanı olan.
ÖLÇÜNLEŞTİRME
Bir testin uygulanması ve puanlanması konusunda değişmez kural ve yöntemlere uyulmasını sağlama işi.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
PUANLIK
Puan değerinde olan.