Kelimeler arşivinde; içinde "oruç" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oruç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oruç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oruç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MELEKŞEORUÇ
ÇUKURDORUÇ
ORUÇBEYLİ, ORUÇPINAR
ORUÇGAZİ, ORUÇOĞLU
ORUÇSUZ, BORUÇUL, ORUÇBEY, ORUÇLAR, ORUÇLUK
ORUÇLU
BORUÇ, DORUÇ, YORUÇ
ORUÇ
ORUÇ
Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.
BORUÇ
Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi.
ORUÇPINAR
Çorum şehri, Bucağı merkez. Kahramanmaraş şehri, Çağlayancerit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ORUÇBEYLİ
Bayburt şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ ilinde, İnecik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DORUÇ
Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ORUÇGAZİ
Osmaniye şehrinde, Kaypak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ORUÇLAR
İzmir şehri, Turanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ORUÇSUZ
Oruç tutmayan (kimse).
ÇUKURDORUÇ
Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere bucağına bağlı bir bölge.
ORUÇOĞLU
İstanbul kenti, Yeşilvadi nahiyesine bağlı bir bölge. Kayseri şehrinde, Pazarören nahiyesine bağlı bir yer.
ORUÇLU
Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.
MELEKŞEORUÇ
Sakarya şehri, Geyve ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ORUÇLUK
Ramazan ayı.
YORUÇ
Kumandan. Komutan, kumandan.
ORUÇBEY
Giresun ili, Yağlıdere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye ili, Kadirli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BORUÇUL
Kendini bilmeyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
EMEKÜLÜS
Oruç.
RAMAZAN
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.
NİYETSİZ
Niyeti olmayan, niyet etmeyen. Oruç tutmayan.
FİLİÇ
Oruç tutmayan adam.
GÖNDÜRME
Ayakta çıkan bir çeşit çıban: Hasan ayağında çıkan göndürmeden yürüyemiyor. Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
İFTAR
Oruç açma, oruç bozma. İftar vakti. Ramazanda akşam yemeği.
PERHİZ
Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.
NİYETLENMEK
Niyet etmek, tasarlamak. Oruç tutmaya karar vermek.
EMEGÜLÜ
Oruç.
NİYETLİ
Niyeti olan, niyet eden. Oruç tutmakta olan (kimse).
GÖNDÜRÜ
Uğurlama. Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
GÖNDÜME
Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
NAFİLE
Yararsız. Boşuna, boş yere. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
İFTARLIK
Oruç açmak için hazırlanan yiyecek. İftarda yenmeye elverişli. Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez.
NİYET
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama.
EMEGÜL
Oruç.
BEŞERLEME
Tarlada biçilen ekinin, susamın destelenerek bir araya toplanması. Atın dörtnala koşusu. Ramazanın yalnız başında, ortasında ve sonunda oruç tutma. Elinden iş gelme, becerme.
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek. Bu yemeğin yendiği vakit.
ISKAT
Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.