İçinde ORUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "oruk" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oruk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu oruk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oruk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

PORUKLUKÇALISI

13 harfli kelimeler

YUKARIDORUKLU

12 harfli kelimeler

AŞAĞIDORUKLU

11 harfli kelimeler

KORUKTURMAK, MORUKLAŞMAK, TORUKTURMAK, YAYVANDORUK

10 harfli kelimeler

DORUKSARAY, MORUKLAMAK, TORUKLAMAK, GÖRENDORUK, DORUKTEKİN, DORUKLAYIN, DORUKKİRİŞ, MORUKLAŞMA, DORUKLAMAK, CORUKLAMAK

9 harfli kelimeler

BORUKKUYU, ESENDORUK, DORUKTEPE, DORUKTAKİ, DORUKSEKİ, KARADORUK, KORUKEZEN, DORUKKURT, BORUKTOLU, DORUKKENT, DORUKISEÇ, MORUKLAMA, DORUKDİBİ, DORUKLAMA

8 harfli kelimeler

KORUKMAK, DİMDORUK, YORUKMAK, GORUKMAK, TANDORUK, DORUKUCU, ALAKORUK, DORUKMAK, DORUKLUK, DORUKHAN, DORUKKUT, DORUKKAN

7 harfli kelimeler

PİTORUK, PORUKLU, ÖZDORUK, DORUKÇU, KORUKÖY, KORUKLU, DORUKLU, KORUKÇU, AKDORUK

6 harfli kelimeler

TORUKE

5 harfli kelimeler

SORUK, BORUK, TORUK, VORUK, ZORUK, PORUK, ORUKA, LORUK, HORUK, GORUK, FORUK, CORUK, MORUK, KORUK, DORUK

4 harfli kelimeler

ORUK

Bazı kelimelerin anlamları

ORUK

Aile, oymak. Göçmen olarak gelip bir yere yerleşen. Otlaktaki hayvanın ayağına bağlanan uzun ip, köstek. Dövülmüş et, bulgur, soğanla yapılan ızgara köfte. Dövülmüş köftelik bulguru biberle iyice yoğurduktan sonra içine kıyma koyup, üstüne yağ dökerek fırında pişirilen bir çeşit yemek. Yol, çare, imkân.

YAYVANDORUK

Şanlıurfa kenti, Harran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KORUKTURMAK

Körleştirmek.

DORUKKİRİŞ

Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TORUKLAMAK

Bir şeyi tepeleme doldurmak.

TORUKTURMAK

Kararlaştırmak.

DORUKTEKİN

Başarılı, üstün nitelikli hükümdar.

GÖRENDORUK

Siirt kenti, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DORUKLAYIN

Yukardan beri anlamında kullanılır: Gelen kızı doruklayın görünce dizimin bağı çözüldü.

MORUKLAŞMAK

Yaşlanmak, ihtiyarlamak.

AŞAĞIDORUKLU

Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DORUKSARAY

Erzincan ili, Armutlu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

MORUKLAŞMA

Moruklaşmak durumu.

YUKARIDORUKLU

Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

PORUKLUKÇALISI

Dikenli bir çeşit ot.

MORUKLAMAK

Yaşlanmak.

  -   -   -  

Anlamında ORUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DORUKLAMA

Doruklamak işi. Tepeleme.

DİNBURÇ

Doruk, uç.

DMGILİK

Tepe, uç, doruk.

CORUK

Manda yavrusu. Kuluçkaya gelmiş tavuk. Gelişmemiş, büyümemiş. Fidan. İnatçı. Oburluğu ile tanınan bir çeşit kuş: Coruk kuşu gibi lâk deyince et, lök deyince su istiyorsun. Bahane, özür. Fıtıklı kişi. Züğürt, para tutmayan. Cahil ve görgüsüz. Yıkılmış, yıkılmaya yüz tutmuş yapı. Hindi. Zayıf, hastalıklı.

DİVRİK

Dağın tepesi, doruk. Müdevver.

ALAKORUK

Yarı olmuş üzüm: Üzümlerin yenecek yeri yok, hepsi alakoruk.

ZİRVE

Doruk. Bir işte ulaşılan en üst aşama.

ADEMCİLİK

Yirminci yüzyılın başında Rusya'da ortaya çıkan bu edebiyat çığırı, simgeciliğe (symbolisme'e) karşı bir tepki olup eşyayı sanki Âdem'in göziyle görüyormuş gibi mistikçilikten uzak bir kavrayışla kavrıyarak gerçek anlamında kullanılmış kelimelerle anlatmak yoludur. Bu çığıra DORUKÇULUK (Acméisme) de denir. XX. yüzyılın başında simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir edebiyat akımı.

DINKALAZU

Tepe, uç, doruk.

ÇO

Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Tepe, doruk: Çoğun başına çıkınca köy görünür. Köz.

DUPBUR

Tepenin en yüksek noktası, doruk.

ŞAHİKA

Doruk, zirve. En üst derece.

DORAK

Kekik. Yoğurt ve kaymaktan yapılan bir çeşit yağlı peynir. Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Yumuşak taştan yapılan ve yoğurt süzmekte kullanılan bir çeşit süzgeç. İçine yoğurt konan oyuk taş. Dereotu. Tepe, en yüksek yer, uç. Süzülmüş yoğurt, çökelek. Tepe, en yüksek yer, doruk. Bursa şehrinde, Söğütalan bucağına bağlı bir bölge. İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ANNAK

Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.

AKDORUK

"Beyaz" anlamındaki ak ile "tepe, en yüksek yer, uç, zirve; en üstün başarı düzeyi; kibirli" anlamlarındaki doruk sözlerinden oluşan bir söz.". Diyarbakır şehri, Ağaçlı bucağına bağlı bir yer.

DORUKMAK

Bir şey birikmek, toplanmak: Senin işlerin de benim başıma doruktu. Takılmak, takılıp kalmak: Değnek çama doruktu.

DORUKUCU

Üzerinde kar aşındırmasının etkilerini taşıyan genç ve yüksek dağlarda, yan yana dorukların testere dişi ya da horozibiği görünüşündeki uçlarından her biri.

DOROK

Tepe, uç, zirve, doruk. Çam, ardıç, katran, köknar fidanı.

DARUH

Doruk: Daruh bekçisiz olmaz.

DİNGE

Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.