Kelimeler arşivinde; içinde "odağ" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde odağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu odağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında odağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ODAĞ
Otağ, çadır, oda.
Bu bölümde tanımı içerisinde ODAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TELÇAPRAZ
Uzgözler, minigözler gibi ışıksal aygıtların odağına yerleştirilen, saydam bir yaprak üzerine çizilmiş, aygıtın görüş alanında konum belirlemeye yarayan çizgiler.
ODAKSAL
Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.
HEMODAK
Bir veya iki odağı aynı olan, birodak. Şekildeki A noktası üç elipsin herbirinin bir odağıdır.
PARABOLOİT
Odağı olmayan, yalnız bir simetri ekseni bulunan ikinci dereceden yüzey.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
PLAZMASİTOM
Plazma hücrelerinden köken alan herhangi bir tümör odağı. Yumuşak dokulardan birincil olarak veya myelomun metastazları olarak biçimlenir, plazma hücre tümörü, plazmom.
KARSİNOMATOZİS
Kanserin metastazlarla vücuda yayılması hâli; vücudun birçok yerinde, metastaz sonucu, çok sayıda kanser odağının oluşması.
PETEŞİ
Küçük kırmızı nokta biçimindeki kanamalar. Toplu iğne büyüklüğünde, kabarık olmayan mor-kırmızı kanama odağı.
FOKAL
Odaksal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. Belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. Hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.