ODAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "odak" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. odak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu odak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde odak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ODAKLAYABİLMEK, ODAKLANABİLMEK

13 harfli kelimeler

ODAKLANABİLME, ODAKLANDIRMAK, ODAKLAYABİLME, ODAKLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

ODAKLANDIRMA, ODAKLAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

ODAKLAYICI, ODAKLANMAK, ODAKLAŞMAK

9 harfli kelimeler

ODAKÖLÇÜM, ODAKÖLÇER, ODAKLAŞMA, ODAKLANMA, ODAKLAMAK

8 harfli kelimeler

ODAKLAMA

7 harfli kelimeler

ODAKSAL

6 harfli kelimeler

ODAKTA, ODAKÖY, ODAKLA

4 harfli kelimeler

ODAK

Bazı kelimelerin anlamları

ODAK

Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.

ODAKLANDIRMA

Odaklandırmak işi.

ODAKLANDIRMAK

Odaklanma işini yaptırmak.

ODAKLAŞMA

Odaklaşmak durumu.

ODAKÖLÇER

Aynaların ve merceklerin odak uzaklıklarını doğrudan, okumaya yarayan aygıt.

ODAKLAŞMAK

Bir ışık demeti veya elektron akışı bir noktada toplanmak. Odaklanmak. Odak durumuna gelmek.

ODAKÖLÇÜM

Aynaların ve merceklerin odak uzaklıklarını ölçüm işi.

ODAKLANABİLMEK

Odaklanma imkânı olmak.

ODAKLANABİLME

Odaklanabilmek işi.

ODAKLAŞTIRMA

Odaklaştırmak işi.

ODAKLANMA

Odaklanmak işi, fokuslanma.

ODAKLAYABİLMEK

Odaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ODAKLAYICI

Alıcısının çalıştırılması sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı.

ODAKLAŞTIRMAK

Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak. Odak durumuna getirmek.

ODAKLANMAK

Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak.

ODAKLAYABİLME

Odaklayabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ODAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ODAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAPINÇ

Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon. Bir mercek, ayna veya optik dizgenin odaklama özelliklerindeki yanlış, aberasyon. Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konumu arasındaki fark, aberasyon.

EKTACOLOR

ABD'de Eastman Kodak üretimliğinin 1948'de piyasaya sürdüğü ve Kodacolor'la aynı özellikleri taşıyan, negatif, renkli film.

ŞAŞILIK

Şaşı olma durumu. Göz kaslarının kasılması sırasında eş güdüm bozukluğu dolayısıyla gözlerin aynı noktaya odaklanmaması, görüntünün ağ tabaka üzerine uygun noktaya düşmemesi durumu.

FOKUSLAMA

Odaklama.

EASTMANCOLOR

ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin, Kodachrome ile Ektacolor'dan geliştirdiği renkli film işlemi. (Tek taban üzerinde üç ayrı renge duyarlığı olan üç duyarkat temeline dayanır. Technicolor gibi özel bir alıcı gerektirmeyen Eastmancolor'un herhangi olağan bir 35 mm'lik alıcıda kullanılabilmesi, bu renkli film işleminin birdenbire çok yaygınlaşmasını sağlamıştır).

TELESKOP

Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür.

KİLİTLENMEK

Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.

EKTACHROME

ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin geliştirdiği tek kuşaklı, evrilir, renkli film işlemi.

FİBROKONDROM

Yapısında yer yer fibröz bağ doku odakları bulunan ve kıkırdak dokusundan köken alan iyicil tümör.

ASTİGMATLIK

Astigmat olma durumu. Optik eksenden uzakta bulunan bir noktanın görüntüsünün, eksenden uzaklaştıkça nokta olarak değil doğru, elips, çember, ilkine dikey doğru olarak görünmesi biçiminde ortaya çıkan bir mercek kusuru. Gözün bütün çaplarında aynı refraksiyon özelliğini taşımaması nedeniyle göze gelen ışınların belirli bir noktada odak oluşturamaması sonucu görüşte netlik oluşmaması, astigmatizm.

ODAKLAMAK

İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini düzenlemek, fokuslamak.

TELEOBJEKTİF

Uzaktaki cisimlerin çok yakın görüntülerinin elde edilmesini sağlayan, çok uzun odaklı mercek türü.

FOKAL

Odaksal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. Belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. Hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.

HİPERBOL

Bir düzlem üzerinde odak adı verilen iki durağan noktadan uzaklıklarının farkı durağan noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğri.

BULAMKLAŞTIRMA

Konunun odak dışı kılınmasıyla görüntüye bulanık bir görünüş sağlama.

DÖNÜ

Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.

PARABOL

Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri, yarı kübik.

FOKUS

Odak.

ODAKLAMA

Odaklamak işi, fokuslama.

MİHRAK

Odak.