Kelimeler arşivinde; içinde "naf" olan, toplam 61 tane kelime bulunuyor. İçerisinde naf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu naf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında naf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NAFTALİNLEŞTİRMEK
ALFANAFTİLTİOÜRE
NAFAKALANDIRMAK
NAFTALİNLENMEK, ANTİANAFİLAKSİ, NAFAKALANDIRMA, MENAFİİUMUMİYE
NAFTALİNLENME, NAFTALİNLEMEK, BÜYÜKANAFARTA, KÜÇÜKANAFARTA
NAFAKALANMAK, NAFTALİNLEME
NAFTENİKLER, NAFAKALANMA, ANAFORLAMAK, ANAFORCULUK
MÜNAFIKLIK, ANAFORLAMA, NÖRONAFAJİ, FENAFİLLAH, TERBİNAFİN, ANAFİLAKSİ
NAFAZOLİN, NAFİLELİK, MAGNAFİLM, TOLNAFTAT, ANAFORDAN
NAFTALİN, ANAFORCU, NAFTOLAT, ANAFORLU, ESNAFLIK
TENAFÜR, ŞENAFAT, AZNAFIR, KINAFIR, İSTİNAF, MÜNAFIK
ANAFOR, NAFİZE, NAFİYE, MENAFİ, NAFAKA, NAFAĞA, GASNAF, BÖNAFA, NAFİLE
NAFTA, NAFAT, MENAF, NAFÇA, NAFER, NAFİZ, GÜNAF, ESNAF, NAFTO, NAFİA
NAFT, NAFİ
NAF
NAF
Sözcük, söz. Laf.
ANTİANAFİLAKSİ
Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı.
NAFTALİNLENME
Naftalinlenmek işi.
NAFTALİNLEŞTİRMEK
Bir gaz veya sıvının naftalin içeriğini arttırmak, naftalince zenginleştirmek.
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.
NAFAKALANDIRMAK
Nafakalanma işini yaptırmak.
NAFTALİNLEME
Naftalinlemek işi.
NAFTENİKLER
Yağlama yağlarında olan ,viskozite-sıcaklık eğrilerinde keskin dikleşmelere sebep olan ve istenmeyen bileşenler.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
NAFAKALANDIRMA
Nafakalandırmak işi.
ALFANAFTİLTİOÜRE
Fare zehri olarak kullanılan, solunum güçlüğü ve akciğer ödemine neden olan bir bileşik, <İ>ANTU. İ>.
NAFAKALANMA
Nafakalanmak işi.
NAFAKALANMAK
Geçimi sağlanmak.
MENAFİİUMUMİYE
Kamu yararı.
KÜÇÜKANAFARTA
Çanakkale kenti, Eceabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜKANAFARTA
Çanakkale ili, Eceabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖLÜCÜ
Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.
GİRDAP
Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.
GEÇİMLİK
Yiyecek parası, nafaka.
ÇERGİCİ
Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.
İNFAK
Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
ANAFORCULUK
Anaforcu olma durumu.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
ÇARŞILI
Çarşı esnafı. Çarşısı olan.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
FÜTÜVVET
Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.
KADI
Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
ANAFORLAMA
Anaforlamak işi.
ESNAFLIK
Esnaf olma durumu. Esnafın yaptığı iş.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
BOŞUNA
Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.