Kelimeler arşivinde; içinde "mo" olan, toplam 1566 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BROMODEOKSİÜRİDİN, BRONKOSPAZMOLİTİK, PNÖMOMEDİYASTİNUM, PNÖMOPERİKARDİYUM, PNÖMOPİYOPERİKART
DEMOKRATİKLEŞMEK, HEMOGLOBİNOMETRE, HEMOGLOBİNOMETRİ, HEMOPERİKARDİYUM, HİDRODİNAMOMETRE, HOMOJENLEŞTİRİCİ, HOMOJENLEŞTİRMEK, HOMOPOLİSAKKARİT, İHTİYOHEMOTOKSİN, KROMOARGENTAFFİN, MAMMOMONOGAMOZİS, METHEMOGLOBİNEMİ, METHEMOGLOBİNÜRİ, MODERNLEŞEBİLMEK, MONOAÇİLGLİSEROL, MONOTONLAŞTIRMAK, MORBİLLİVİRÜSLER, NÖROŞİSTOSOMOZİS, PENTATRİCHOMONAS, PNÖMOHİDROTORAKS, PNÖMOPERİTONİTİS, POTAMOGETONACEAE, TERMOELEKTRİKLİK, YUKARIMOLLAHASAN
DEMOKRATİKLEŞME, HOMOJENLEŞTİRME, MODERNLEŞTİRMEK, MOLOTOFKOKTEYLİ, AMONYAKLAŞTIRMA, ANAPLAZMODASTAT, CHROMOBAKTERİUM, DERMOSFENOTİKUM, DİHİDROMORFENON, DİOCTOPHYMOİDEA, ENANTİYOMORFLAR, EPİDERMOFİTOZİS, EPİDERMOMİKOZİS, FEOKROMOBLASTOM, FERRİHEMOGLOBİN, GİNANDROMORFİZM, HAEMOBARTONELLA, HAZMOLABİLİRLİK, HEMOGLOBİNOPATİ, HEMOPNÖMOTORAKS, HİPERMETAMORFOZ, HİPEROZMOLALİTE, İMAMOĞLUÇEŞMESİ, İMMÜNOMODÜLATÖR, KARDİYOPULMONER, KORYOMAMOTROPİN, MODERNLEŞEBİLME, MOLLAHÜSEYİNLER, MOLLASÜLEYMANLI, MONONEGAVİRALES, Devamını Oku »»
ANTİDEMOKRATİK, ANTROPOMORFİZM, DEMOKRATLAŞMAK, HOMOSEKSÜELLİK, MODERNLEŞTİRME, KARBONMONOKSİT, ANJİYOHEMOFİLİ, ANKİLOSTOMOZİS, ANTROPOMORFİST, BLEFAROFİMOZİS, CHRYSOMONADİDA, DEMORALİZASYON, DİMASTİGAMOEBA, EKHİNOSTOMOZİS, ENTEROMONADİNA, FRAGMOBAZİDYUM, GNATHOSTOMOZİS, GONGİLONEMOZİS, HAEMOGREGARİNA, HAEMOPHORUCTUS, HEMOFLAGELLATA, HEMOKROMATOZİS, HEMOPERİTONEUM, HİPOOZMOLALİTE, HİSTOPLAZMOZİS, HOMOJENİZASYON, HOMOSEKSÜELİTE, İMMOBİLİZASYON, KARAMOLLAUŞAĞI, KASTAMONULULUK, Devamını Oku »»
DEMOKRATİKLİK, DEMONSTRASYON, EPİSTEMOLOJİK, JEOMORFOLOJİK, MODALAŞTIRMAK, MODERNİZASYON, MONOTONLAŞMAK, OTOMOBİLCİLİK, POSTMODERNİZM, TERMOELEKTRİK, YAKAMOZLANMAK, ACHROMOBACTER, AMONİFİKASYON, ANEVRİZMORAFİ, ANTİHEMOLİTİK, ANTİHEMORAJİK, ANTİSPAZMODİK, AŞAĞIMOLLAALİ, BRONKOPNÖMONİ, DEMOKRATLAŞMA, DİPLOKROMOZOM, DİPLOMONADİDA, DİPLOMONADİNA, ENTAMOBİYOZİS, EPİDERMOLİZİS, EZOETMOİDİTİS, FEOKROMOBLAST, FEOKROMOSİTOM, FERROMOLİBDEN, HAMMONDİYOZİS, Devamını Oku »»
AMONYAKLAMAK, ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ENTOMOLOJİST, EPİSTEMOLOJİ, HOMOJENLEŞME, JEOMORFOLOJİ, KROMOTROPİZM, LOKOMOTİFSİZ, MOBİLYACILIK, MODALAŞTIRMA, MODERNLEŞMEK, MODİFİKASYON, MONOTONLAŞMA, MORFİNLENMEK, OFTALMOLOJİK, TERMODİNAMİK, TERMONÜKLEER, YAKAMOZLANMA, ACANTHAMOEBA, AGAMOFİLARİA, AGAMOGENETİK, AGAMOGENEZİS, AMFİSTOMOZİS, AMOEBOTAENİA, ANAPLAZMOZİS, BROMODİYALON, BROMOKRİPTİN, BUNOSTOMOZİS, EKTODERMOZİS, Devamını Oku »»
AMONYAKLAMA, DEMOKRATLIK, DİNAMOMETRE, EGZOMORFİZM, ENTOMOLOJİK, HEMODİYALİZ, HOMOSEKSÜEL, HÜKMOLUNMAK, JEOMORFOLOG, KOZMOGRAFYA, LOKOMOTİFLİ, LOSTROMOLUK, METAMORFİZM, MİKROKOZMOS, MODERNLEŞME, MONGOLİSTİK, MONTAJCILIK, MORFİNLENME, MORİTANYALI, MORUKLAŞMAK, MOZAİKÇİLİK, OFTALMOLOJİ, OFTALMOSKOP, PROMOSYONLU, ULTRAMODERN, AKOMODASYON, AKROMOTRİHİ, AMİNİMOSGOH, AMMONOTELİK, AMOBARBİTAL, Devamını Oku »»
AMORTİSMAN, ANEMOMETRE, ATMOSFERİK, DEMOGRAFİK, DEMOKRATİK, ENTOMOLOJİ, ETİMOLOJİK, EVDEMONİZM, FİLARMONİK, FORTİSSİMO, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, HEMOGLOBİN, HEMOROİTLİ, HOMOJENLİK, İMMORALİZM, İZOMORFİZM, KEMOTERAPİ, KOZMOGONİK, KOZMOLOJİK, KOZMOPOLİT, KROMOPLAST, LİMONATACI, LİMONCULUK, MEMORANDUM, METAMORFİK, METAMORFOZ, MNEMOTEKNİ, MOBİLYASIZ, MODALAŞMAK, Devamını Oku »»
AMORALİZM, AMORTİSÖR, BERGAMODİ, DEMOGRAFİ, DEMOKRASİ, EŞELMOBİL, ETİMOLOJİ, FİLARMONİ, FOTOMODEL, HARMONYUM, HEGEMONYA, HOMOTETİK, İZOMORFİK, KASTAMONU, KOZMOGONİ, KOZMOLOJİ, KROMOSFER, LAYTMOTİF, LİMONLAMA, LİMONUMSU, LOKOMOBİL, LOKOMOTİF, MAMOGRAFİ, MOBİLYACI, MOBİLYALI, MODACILIK, MODALAŞMA, MODERNİST, MODERNİZE, MODERNLİK, Devamını Oku »»
ADEMOĞLU, ARMONİKA, ARMONİZE, ARMONYUM, ATMOSFER, BERGAMOT, DEMOGRAF, DEMOKRAT, ESKİMOCA, ETİMOLOG, GRAMOFON, HEMOFİLİ, HEMOROİT, HEYAMOLA, HOMOTETİ, ISKARMOZ, ISPAZMOZ, İMAMOĞLU, KOZMONOT, KROMOZOM, LİMONATA, LİMONLUK, LOSTROMO, MOBİLİZE, MODELLİK, MODERATO, MODİSTRA, MOLİBDEN, MOLİBDİN, MOLLALIK, Devamını Oku »»
ADAMOTU, AMONYAK, AMONYUM, ANTİMON, ARMONİK, ASMOLEN, ÇAMOLUK, ÇIRAMOZ, FLEGMON, HARMONİ, HEMOFİL, HOMOJEN, HOMOLOG, HOMONİM, İMMORAL, İZOMORF, KOMODİN, KOMODOR, LİMONCU, LİMONİT, LİMONLU, MOBİLYA, MODAEVİ, MODELAJ, MODELCİ, MODÜLER, MODÜLLÜ, MOĞOLCA, MOLASIZ, MOLEKÜL, Devamını Oku »»
AMORTİ, ANEMON, ARMONİ, DEMODE, DİNAMO, ESKİMO, FORMOL, HORMON, KİMONO, KOZMOS, LİMONİ, MİMOZA, MODACI, MODERN, MOLALI, MOMENT, MONDEN, MONİST, MONİZM, MONTAJ, MORFEM, MORFİN, MORİNA, MORLUK, MORULA, MOSKOF, MOSMOR, MOSTRA, MOTRİS, MOZAİK, Devamını Oku »»
AMORF, BEMOL, HUMOR, KOMOT, LİMON, MOBİL, MODEL, MODEM, MODÜL, MOĞOL, MOHER, MOLAS, MOLLA, MOLOZ, MONAT, MONTE, MORAL, MOREN, MORTO, MORUK, MOTEL, MOTİF, MOTOR, MOZAK, SİRMO, SOMON, ÇAMOK, DEMON, ETMOS, GAMOY, Devamını Oku »»
AMOR, MODA, MOKA, MOLA, MONT, MORG, MORS, AMMO, AMOV, DUMO, GAMO, GEMO, HEMO, HOMO, İMOH, İMON, MAMO, MEMO, MOCA, MOCU, MOÇU, MODİ, MODU, MOLE, MOLİ, MOLU, MOMA, MOMO, MOMU, MONO, Devamını Oku »»
MOR, AMO, EMO, MOÇ, MOD, MOH, MOL, MON, MOO, MOS, MOŞ, MOT, MOZ, OMO
MO
MO
Molibden elementinin simgesi.
HOMOJENLEŞTİRİCİ
Yüksek basınç altında homojenleştirme işlemini yapan cihaz, homojenizatör.
HOMOPOLİSAKKARİT
Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.
BRONKOSPAZMOLİTİK
Bronşlardaki spazmı çözen ilaç.
HEMOGLOBİNOMETRİ
Kandaki hemoglobin miktarının belirlenmesi işlemi.
HOMOJENLEŞTİRMEK
Bağdaşıklaştırmak.
HİDRODİNAMOMETRE
Bir sıvının akış hızını ölçen alet.
PNÖMOPERİKARDİYUM
Kalp kesesi içinde hava veya gaz bulunması hâli. Kaburga kırıklarında, kırılan kaburga ucunun kalp kesesine batması ve sığırlardaki travmatik perikarditis olgularında börkenekten gelen gazlarla oluşur.
BROMODEOKSİÜRİDİN
Virüslere karşı ilaç olarak kullanılan bir timidin analoğu. 5-bromodeoksiüridin.
HEMOPERİKARDİYUM
Kalp kesesi içerisinde, yangıya bağlı olmaksızın, pıhtılaşmış hâlde kan toplanması, hemoperikart, hematoperikart.
DEMOKRATİKLEŞMEK
Demokrasiye uygun biçime girmek.
KROMOARGENTAFFİN
Bikromatlar ve gümüş nitratlarla boyanma. Kromoarjentaffin.
PNÖMOMEDİYASTİNUM
Mediyasten bağ dokusunda hava veya gaz bulunması.
İHTİYOHEMOTOKSİN
Bazı balıkların kanında bulunan zehir.
PNÖMOPİYOPERİKART
Perikartta hava veya gaz ve irin bulunması.
HEMOGLOBİNOMETRE
Kandaki hemoglobin miktarını belirlemek için kullanılan bir alet.
Bu bölümde tanımı içerisinde MO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ADAMKÖKÜ
Adamotu.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.