Kelimeler arşivinde; içinde "mile" olan, toplam 61 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mile bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mile ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mile olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RESMİLEŞTİREBİLME
SAMİMİLEŞİVERMEK, BEYNELMİLELCİLİK
YERGÜNNÜKHAMİLE, SAMİMİLEŞİVERME, ACEMİLEŞEBİLMEK, ACEMİLEŞİVERMEK
ACEMİLEŞEBİLME, ACEMİLEŞİVERME, RESMİLEŞTİRMEK
DEĞİRMİLEŞMEK, RESMİLEŞTİRME, BEYNELMİLELCİ
DEĞİRMİLEŞME, DEĞİRMİLEMEK, AMİLENHİDRAT, SAMİMİLEŞMEK
RESMİLEŞMEK, EMİLEBİLMEK, ACEMİLEŞMEK, SAMİMİLEŞME, DEĞİRMİLEME, BEYNELMİLEL
EMİLEBİLME, RESMİLEŞME, ACEMİLEŞME
ÇEMİLEMEK, HAMİLELİK, FAKSİMİLE, KİMİLEYİN
SEGMİLEK, SEĞMİLEK, MİLENYUM
ASİMİLE, MİLEMEK, TEKMİLE, MİZMİLE, KAMİLEN, HAMİLEN, BİZMİLE, EMMİLER, FERMİLE, İREMİLE
MİLENĞ, ŞAMİLE, SİMİLE, GAMİLE, ŞEMİLE, HAMİLE, FEMİLE, FAMİLE, CEMİLE, KAMİLE, CİMİLE
AMİLE, MİLEL, MİLEZ, MİLET, MİLEN, MİLEK
MİLE
MİLE
Basma. Bilye.
RESMİLEŞTİREBİLME
Resmileştirebilmek işi.
ACEMİLEŞİVERMEK
Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.
YERGÜNNÜKHAMİLE
Kadınlarda aş yerme.
DEĞİRMİLEŞME
Değirmileşmek işi.
ACEMİLEŞEBİLME
Acemileşebilmek durumu.
BEYNELMİLELCİ
Uluslararasıcı.
RESMİLEŞTİRMEK
Resmi bir duruma getirmek.
SAMİMİLEŞİVERME
Samimileşivermek durumu.
DEĞİRMİLEŞMEK
Değirmi duruma gelmek.
BEYNELMİLELCİLİK
Uluslararasıcılık.
RESMİLEŞTİRME
Resmileştirmek işi.
ACEMİLEŞİVERME
Acemileşivermek durumu.
DEĞİRMİLEMEK
Yuvarlak biçime sokmak.
ACEMİLEŞEBİLMEK
Acemileşmesi mümkün olmak veya acemileşme olasılığı bulunmak.
SAMİMİLEŞİVERMEK
Çabucak samimileşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
ASİMİLE
"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
ALEMCİ
Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.
BAŞİMAM
Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
BİNYIL
Bin yılı içine alan zaman dilimi, milenyum.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
BAŞMAKÇI
Ayakkabıcı. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Camilerde, giriş bölümünde, çıkarılan ayakkabılara bekçilik eden kimse.
ANELE
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.