Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mina" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mina ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mina olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mina olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PONDOMİNA
BARAMİNA
ALÜMİNA
FEMİNA, GAMİNA, LAMİNA
EMİNA
MİNA
MİNA
Çelikçomak oyununun bir bölümü. Yapı, ev. Minare. Billur, şeffaf. Şarap şişesi. Mine. Gökyüzü. Ar. Liman.
BARAMİNA
Taşçıların kayaları delip parçalamak için kullandıkları 2 metre boyunda, sekiz köşeli demir.
GAMİNA
Zayıf.
FEMİNA
Dişi.
EMİNA
Kolera ve tifonun tehlikelisi.
ALÜMİNA
Parlatmalarda, aşındırıcı olarak kullanılan alüminyum oksit (AI2O3).
LAMİNA
Zar biçiminde ince düz tabaka, ince levha. Yaprak, levha, tabaka.
PONDOMİNA
Kavga, gürültü.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELİRLENİM
Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.
MAHYA
Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim. Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.
MİNARECİK
Küçük minare.
ALEMCİ
Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.
ÖDENCE
Tazminat.
KANDİLCİ
Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse. Kandil yapan veya satan kimse.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
LAMİNARYA
Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu (Laminaria).
HALİLE
Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki (Terminalia citrina).
MİNARELİ
Minaresi olan.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
KOLA
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
ELEME
Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.
MİNARESİZ
Minaresi olmayan.
MESCİT
Genellikle minaresiz, küçük cami.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
MİNARECİ
Minare yapan usta.
MİNARECİLİK
Minarecinin yaptığı iş.
BASKIN
Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.