Kelimeler arşivinde; içinde "mini" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİNİBİLGİSAYAR, ANTİHİSTAMİNİK, FORAMİNİFERLER
İNDETERMİNİZM, MİNİIŞIMÖLÇER, MİNİAKIMÖLÇER, İNDETERMİNİST
MİNİBÜSÇÜLÜK, FORAMİNİFERA, FEMİNİZASYON, DOMİNİYONİZM
MİNİSPORİDA, MİNİÖLÇEKLİ, MİNİLGÖZLER, DETERMİNİZM, LUMİNİFEROS, NÖRAMİNİDAZ, EKOFEMİNİZM, SEMİNİFERUS, AMİNİMOSGOH, ADMİNİKULUM, DETERMİNİST, DEFTEREMİNİ
MİNİLDALGA, MİNİTARTAÇ, MİNİGÖZLER
MİNİÖLÇER, MİNİMETRE, FEMİNİNUS, LAMİNİTİS, SEMİNİFER, ŞEHREMİNİ, MİNİLİFLİ, MİNİLFİLM, MİNİBÜSÇÜ, MİNİLEMEK
MİNİMİNİ, FEMİNİZM, MİNİYERT, MORMİNİK, FEMİNİST, KIRIMİNİ, HOMİNİDE
MİNİYET, TAHMİNİ, MİNİZOM, MİNİMUS, MİNİMEÇ, MİNİBÜS, MİNİMUM, MİNİGÖZ, MİNİCİK, MİNİMAL, LAMİNİN
GEMİNİ
MİNİK
MİNİ
MİNİ
Çok küçük ya da kısa.
MİNİÖLÇEKLİ
Çok küçük, yalnız minigözlerle görülüp ölçülebilen (özdek).
FEMİNİZASYON
Dişide birincil ve ikincil cinsiyet karakterlerinin normal gelişimi. Erkekte dişi ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişmesi veya uyarılması. Nosema türleri gibi Microsporidia'lar, nematodlar ve Wolbachia türleri gibi bakterilerin seksüel olarak olgun konaklarında dişi fenotipik karakterlerin oluşmasına neden olabilmesi durumu.
İNDETERMİNİST
Belirlenmezci.
MİNİAKIMÖLÇER
Çok cılız elektrik akımlarını ölçmede kullanılan aygıt.
FORAMİNİFERA
Delikli hayvanlar.
MİNİBİLGİSAYAR
Elektronik teknikbiliminde görülen hızlı gelişmenin ürünleriyle bilgisayar dizge yapısı bakımından donanım-yazılım İşbirliğinde yeni yaklaşımların bir arada kullanıldığı, bu özellikleriyle, küçük ya da büyük geleneksel bilgisayarlardan, bilgi işlem gücüne göre donanımın ucuzlaması ve oylumun küçülmesi bakımından ayrılan bir bilgisayar türü. Mini sözcüğünün ilk bakışta düşündürdüğü "küçük" bilgisayar çağrışımına karşın, özellikle ana bellek ve dış bellek sığası bakımından bir minibilgisayar geleneksel ortaboy bilgisayar sınıfına yakışan donanım birimleri için düşünülen bellek sığalarıyla donatılmış olabilir.
MİNİIŞIMÖLÇER
Çok cılız erkeli ısıl ışınımlara duyarlı, kuvvetli bir mıknatıssal alan içinde bulunan bizmut gümüş ısılçifti ile onlara ardışık bağlı miniakımölcerden oluşan aygıt.
MİNİLGÖZLER
Mercek dizgeleri aracılığıyla küçük nesnelerin görüntüsünü büyütüp göze yansıtan aygıt.
DETERMİNİZM
Belirlenimcilik.
İNDETERMİNİZM
Belirlenmezcilik.
MİNİSPORİDA
Microspora şubesinde, Microsporea sınıfında bulunan parazitik protozoa takımı.
FORAMİNİFERLER
Bir hücrelilerden (Protozoa), kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının hemen hepsi genel olarak bir ya da çok odacıklı, kalsiyum karbonattan yapılmış bir kabukla örtülü olan, iğne biçimindeki yalancı ayakları kabuk üzerindeki deliklerden dışarı uzanan, bazısı tath suda, çoğu denizlerde yaşayan, bugün fosil olmuş pek çok türü bulunan, globijerin (Globigerina) ve nümülit (Nummulites) cinsleri iyi bilinen, bir takımı. Delikli hayvanlar. (Foraminifera),iyi bilinen cinsleridir.
MİNİBÜSÇÜLÜK
Minibüs işletme işi.
DOMİNİYONİZM
Egemenlik görüşü.
ANTİHİSTAMİNİK
Histaminin etkilerini azaltıcı veya ortadan kaldırıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
ASKAT
Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.