Kelimeler arşivinde; içinde "ması" olan, toplam 109 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ması bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ması ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ması olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ACIMASIZLAŞABİLME
ÇAPRAZLAMASINA, ACIMASIZCASINA, ACIMASIZLAŞMAK
DİPLOMASIZLIK, SAVUNMASIZLIK, ACIMASIZLAŞMA, ALAMANKAZMASI, ANLAŞMASIZLIK, ÇATIŞMASIZLIK, DUMANLITAMASI, MAASUSAELMASI, TAVUŞANALMASI
DURAKSAMASIZ, ORTALAMASINA, SPERMASIZLIK, UZUNLAMASINA, ABARTMASIZCA, BAĞIŞLAMASIZ, ÇATIŞMASIZCA, MAĞZİNELMASI, MASIRALITOKA, MASUSAELMASI, MISIRBASMASI, MİSKİÇELMASI, ORANLAMASINA, PAMUKÇATMASI, ROMATİZMASIZ, SAÇKAVURMASI, SUBAYSIRMASI, SÜZEKYAPMASI, TAVŞANELMASI, TONGARELMASI, UZUNLAMASIYA, YAYLABASMASI
BOYLAMASINA, TARTIŞMASIZ, TÜRKKIYMASI, ÜNİFORMASIZ, YANLAMASINA, ACIMASIZLIK, AYTUTULMASI, DURMASIZDAN, GELİNELMASI, GÜNDOLAMASI, HANIMYAMASI, LİMONELMASI, NAZİKELMASI, NİNEMELMASI, OĞLANELMASI, SAROBURMASI, TATLIELMASI, TEKERELMASI, YEROYNAMASI
ABARTMASIZ, ACIMASIZCA, ADEMELMASI, AKTARMASIZ, DİPLOMASIZ, SAVUNMASIZ, YANSIMASIZ, ZORLAMASIZ, DEVEELMASI, ANLAŞMASIZ, ÇATIŞMASIZ, ÇONYARMASI, IMASILAMAK, KARKARMASI, KARKATMASI, KAYAELMASI, TAMLAMASIZ, TAŞBASMASI, UZLAMASINA, YAKINMASIZ, YERKAYMASI
AKIŞMASIZ, ÇARPMASIZ, BEYELMASI, DAĞALMASI, DAMASIMAH, DAMASIMAK, ELMASIMSI, ELMASIRTI, ELYAZMASI, İÇKATMASI, İÇRASMASI, İPBURMASI, KIRMASIRT, KUŞAÇMASI, KÜPELMASI, PEÇELMASI, YERALMASI, YERELMASI
ACIMASIZ, KIRMASIZ, KIYMASIZ, KREMASIZ, AROMASIZ, KLİMASIZ
KAMASIZ, KUMASIZ, AMASIRA
AMASIZ, MASIRA
MASIK, MASIN, MASIR, MASIS
MASI
MASI
Küf kokusu. Tatlı su balığı.
SAVUNMASIZLIK
Savunmasız olma durumu.
MAASUSAELMASI
Kışın yetişen, kırmızı renkli, dayanıklı, ekşi bir çeşit elma.
DURAKSAMASIZ
Duraksaması olmayan, tereddütsüz.
DİPLOMASIZLIK
Diplomasız olma durumu.
ÇAPRAZLAMASINA
Çaprazlama.
TAVUŞANALMASI
Al, ufak meyveleri olan, çalı süpürgesi yapmaya elverişli, küçük boyda bir çeşit ağaç.
ACIMASIZCASINA
Acımasızca.
ORTALAMASINA
Ortalayarak.
ANLAŞMASIZLIK
Anlaşmasız olma durumu.
ACIMASIZLAŞMA
Acımasızlaşmak durumu.
ACIMASIZLAŞMAK
Acımasız duruma gelmek, acımamak.
ÇATIŞMASIZLIK
Çatışma olmama durumu.
DUMANLITAMASI
Bir erik çeşidi.
ALAMANKAZMASI
Başının bir ucu sivri, diğer ucu keskin taş kırmak ve kuyu açmakta kullanılan kazma. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana).
ACIMASIZLAŞABİLME
Acımasızlaşabilmek işi veya durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.