Kelimeler arşivinde; içinde "leği" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde leği bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu leği ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında leği olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ORTALIKTEKERLEĞİ
MERCİMEKÇÖMLEĞİ
KARGADÜVELEĞİ, KARGADÜĞELEĞİ, GARGADÜVELEĞİ
ŞEYTANKELEĞİ, KETENGÖMLEĞİ, KARĞADÜĞLEĞİ, KARGADÜVLEĞİ, KARGADÜĞLEĞİ
ELEĞİMSAĞMA, KARGADÜLEĞİ, KAFAÇÖMLEĞİ
ELEĞİMSEMA, DİLKEMLEĞİ, ADALEYLEĞİ, KUŞFESLEĞİ
SEPETLEĞİ, ELEĞİDAĞI
YELELEĞİ
GUPLEĞİ, YELEĞİM, TÜMLEĞİ, SUELEĞİ, SELLEĞİ, GÖZLEĞİ, KÜPLEĞİ, KUZLEĞİ, DİPLEĞİ, GÜPLEĞİ, GÜBLEĞİ, GÖLEĞİZ
ÖTLEĞİ, GELEĞİ, BİLEĞİ, YÜLEĞİ
ELEĞİ, İLEĞİ
LEĞİ
LEĞİ
Öyle mi?.
ELEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
KARGADÜVLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar. Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot. Ebucehil karpuzu, acıhıyar, eşek hıyarı.
KAFAÇÖMLEĞİ
Ortası geniş olan yemek tenceresi.
KARGADÜĞELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
MERCİMEKÇÖMLEĞİ
Karnı dar, uzun bir çeşit avanos çömleği.
ELEĞİMSEMA
Gökkuşağı.
KARGADÜLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ŞEYTANKELEĞİ
Cırtatanotu da denilen, sıkınca içinden su çıkan bir çeşit bitki.
DİLKEMLEĞİ
Yağmur, dolu, yangının yaptığı zararın dar bir alanda uzayıp gitmesi.
KARGADÜVELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ORTALIKTEKERLEĞİ
Çam ağacından tek parça olarak yapılmış, çevresi demir çemberli tekerlek.
KARGADÜĞLEĞİ
Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot.
KARĞADÜĞLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
GARGADÜVELEĞİ
Meyvası olan bir çeşit ot.
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEĞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALDIR
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.
AYICILIK
Ayıcının yaptığı iş, mesleği.
ÇİĞNEMEK
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.
CAMBAZLIK
Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.
BİLEKLİK
Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için bileğe takılan meşin sargı. Aksesuar amacıyla bileğe takılan ince zincir.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AVUKATLIK
Avukat mesleği. Gereksiz, boş savunma. Avukatın yaptığı iş.
BOKSÖRLÜK
Boksörün işi veya mesleği.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ÇÖKELEKLİ
İçinde çökelek bulunan, çökeleği olan.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ANI
Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, hatıra. Yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra.
BİLEMEK
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.
BUNAMA
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh.
DANSÖRLÜK
Dansörün işi veya mesleği.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
CERRAHLIK
Cerrah olma durumu. Cerrahın mesleği. Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren.
DALGIÇLIK
Dalgıcın mesleği, balık adamlık.
BOCİ
Ağır yük taşımaya yarayan, iki kalın ve küçük tekerleği olan el arabası.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.