Kelimeler arşivinde; içinde "lasa" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lasa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lasa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lasa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAKALASARKAN, MUŞMULASAMAK
ALASAKSAĞAN, ALASAKSOĞAR
YAYLASARAY, PALASANLIK, LASALCILIK, ATLASAĞACI
HÜLASATEN, LASALOSİT, ALASABBAH
HELASACI, TAYLASAN, ALASAHÇA, ALASAKÇA, ALASARIK
İLASANA, HOLASAK, TALASAN
İLASAN, ALASAN, HULASA, HOLASA, HALASA, HÜLASA
LASAN
LASA
LASA
Ihlamur kabuklarından örülen ve arabanın tabanına konulan kanat : Lasayı arabaya koydun mu?.
ALASAKSAĞAN
İspinoz. Güvercin büyüklüğünde, uzun kuyruklu, eti yenmez bir çeşit kuş. Siyahlı beyazlı bir çeşit kuş.
LASALCILIK
Kentsoylu toplumunun üretici güçleri geliştirmeye sınırsız bir olanak tanıdığı ve proleteryanın topluma yararlı hizmet sağladığı savından hareketle burjuva toplumunu meşrulaştıran ve marksizm karşıtı hareketin kuramcılarından biri olan Ferdinand Lassalle tarafından geliştirilen kuram.
MUŞMULASAMAK
Canı muşmula istemek.
ALASAKÇA
Saksağan.
TAYLASAN
Gelin başlığı. Eskiden, başa sarılan sarığın sırta uzanan bölümü.
SAKALASARKAN
Hamurdan kesme makarna.
ATLASAĞACI
Kerestesi açık ya da koyu sarı parıltılı, ağır ve sert, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,8-1,0 gr/cm3 olan değerli bir kaplama ağacı.
ALASAHÇA
Saksağan.
LASALOSİT
Streptomyces lasaliensis kültürlerinden elde edilen ve tek değerli iyonlarla birlikte iki değerli iyonları da bağlama yeteneğine sahip iyonofor grubu antikoksidiyal ilaç.
PALASANLIK
Otluk, çalılık, dikenlik yer.
YAYLASARAY
Amasya şehrinde, Tekke nahiyesine bağlı bir yer.
HÜLASATEN
Kısaca.
ALASAKSOĞAR
Uzun kuyruklu ve beyaz kanatlı bir çeşit kuş.
ALASABBAH
Şafak vakti, alacakaranlık.
HELASACI
Ramazanda kapı kapı dolaşarak şarkı söyleyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde LASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEZLEKE
Özet, hülasa. Bir kararın kısaca yazılması.
ÖZETLENMEK
Özet durumuna getirilmek, hülasa edilmek.
GIDILAMAK
Kırıtarak, çalımlı yürümek: Senin kız gıdılamaya başladı, nişanlasana. Bir şey yuvarlanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
TAVRALAS
İneklerin çiftleşme zamanlarında boğalarla koşuşmaları: Bizim tosun da tavralasa katıldı, ezilecek.
KISACA
Oldukça kısa, biraz kısa. (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
EKSTRAKT
Özüt. Öz, hülasa.
ATLANTİS
Atlas kemiğiyle ilgili, atlasa ait olan.
ALASAN
Bağ yapraklarında olan bir çeşit hastalık. Olgunlaşmaya başlamış buğday: Buğdaya alasan düştü. Allahı seversen anlamında yalvarma veya soru edatı. Gürültü: Alasan etme, babam uyuyor.
ÖZET
Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
GARDAKLAMAK
Tutturmak: Yakamı gardaklasana.
TORHLAMAK
Değirmen taşını çemberlemek : Değirmen taşını torhlasalardı çatlamazdı.
ÖZETLEMEK
Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak, hülasa etmek.
AKKO
Saksağan, alasakça. Karga.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).