Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lase" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lase ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lase olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lase olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TALAKISELASE
DEPLASE
FİLASE
GLASE, PLASE
LASE
LASE
Bir an: Bir laselik iş.
TALAKISELASE
Mecelle'ye göre, kocanın ayrı ayrı üç kez veya bir arada üç kez karısını boşadığını bildirmesiyle gerçekleşen boşanma.
GLASE
Yumuşak deri. Üzerine saydam bir cila tabakası çekilmiş olan (eşya).
DEPLASE
"Yerini değiştirmek" anlamındaki deplase etmek , "yeri değişmek." anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
FİLASE
Kısaca, sözün kısası.
Bu bölümde tanımı içerisinde LASE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HETEROOKSİN
İndolasetik asit.
HEMOGLOBİNOPATİ
Kalıtsal bozukluklardan dolayı anormal polipeptit zincirlerinden oluşan, orak hücre anemisi, hemolitik anemi ve talasemiye neden olan anormal tipteki hemoglobinlerin varlığı. Hemoglobin C, E, I, J, S, ve benzerleri yüzlerce tipi vardır.
MASER
Belirli yinelenimlerde minildalgalar ve gürültü düzeyi düşük olan yükseltme sağlamak için atomların ve moleküllerin iç erkesinden yararlanan bazı yükselteç ve titreşim üreteçlerine verilen ad. (Işık yineleniminde çalışan maserler, optik maser ya da laser adını alır. Maser sözcüğü microwave amplification by stimulated emission of radiation = uyarılmış ışınım yardımıyla minildalga yükseltme sözcüklerinin ilk harflerinden üretilmiştir).
LASER
İzgenin görünür ışık ya da buna yakın bölümünde çalışan, dalga uzunlukları mikronla ölçülen, güçlü, son kertede yöneltilebilir, tek renkli ve bağdaşık bir ışık demeti oluşturan, bu özelliklerinden dolayı işleyimde ve ırakiletişimde kullanılan bir maser, yani optik maser. (Laser sözcüğü light amplification by stimulated emission of radiation = uyarılmış ışınım yayınıyla ışık güçlendirme sözcüklerinin ilk harflerinden türetilmiştir).
KORYON
Zar, örtü. Maternal plasentayla ilişki hâlinde olan en dıştaki yavru zarı.
KORYOALLANTOİS
Koryon ve allantoisin birleşmesinden oluşan, mezodermle ilişkili damarlar aracılığıyla gaz değişimini sağlayan ekstraembriyonik yapı, allantokoryon. Bu yapı kuş ve sürüngenlerde yumurta kabuğuyla bitişiktir. Memelilerde ise bu yapı plasentayı oluşturur.
KORYOVİTELLİN
Bazı keselilerde görülen koryonun bir kısmının vitellüs kesesi ile astarlandığı plasenta tipi.
MAO
Dopaminerjik sinir uçlarında dopaminin dihidroksifenilasetik aside, serotenerjik sinir uçlarında serotoninin 5-hidroksiindolasetik aside ve adrenerjik sinir uçlarında kısmen noradrenalinin parçalanmasından sorumlu, MAO A ve MAO B olmak üzere iki alt tipi bulunan sitoplazmik bir enzim.
KRİPT
Plasentasyonda görev yapan endometriyum yüzeyindeki villi koryalislerin içine girdiği kör kesecikler.
ETENLİLER
Memeliler (Mammalia) sınıfından, embriyoları gelişimlerini ana hayvanın uterusu içerisinde tamamlayan, embriyo gelişimi sırasında gerekli besin ve oksijeni ana hayvanın dolaşım sisteminden alan, sindirim sistemleri ve ürogenital sistemleri ayrı ayrı kanallarla dışarı açılan, tek delikliler (Monotremata) ve keseli memeliler (Marsupialia) dışta olmak üzere bütün memelileri içine alan bir alt sınıf ya da bazı sınıflandırmalara göre bir bölüm. Plâsentalılar. (karşıtlık, plasentalılar, Placentalia, adl. Monodelphia),olmak üzere hepsinde eten bulunan 16 takımı vardır.
KARUNKULA
Bazı tohumların hilum kısmına yakın taraflarında bulunan yağ ya da vaks ihtiva eden etli yapı. Körelmiş aril. Et tomurcuğu, etçik, küçük et parçası. Geviş getirenlerde döl yatağının lamina propriyasında bez içermeyen, maternal plasentanın fonksiyonel kısmı olan düğme biçiminde belirgin oluşum, karunkül.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
KORYOALLANTOYİK
Memelilerde ve bazı keselilerde görülen koryonun allantoisle astarlandığı plasenta tipi.
LASERASYON
Yırtılma, travmatik yaralanma. Delici yaralanmalar sonucu meydana gelmiş laserasyonlar genellikle ikincil enfeksiyonlara maruz kalır. Vücut dokularının yırtılmasıyla oluşan yara.
KOTİLEDON
Tohumlu bitkilerin tohumunda bulunan ilk yaprak ya da yapraklar olup fotosentez yapan yaprakları verir ya da toprak altında kalır. Memeli plasentasında villus grubu. Çenek. Çanak, çukurcuk. Geviş getirenlerde fetal plasentanın koryon zarında villi koriyalislerin kümeleşmesi sonucu oluşan, plasentasyonda fonksiyonel görev yapan, karunküllerle birleşerek plasentomu oluşturan yapı.
ALASEFİYE
Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!. Rastgele, üstünkörü.
ALASEME
Yarı uyur, yarı uyanık, uykudan gürültüyle uyanıp sersemleşme hali: Sesi duyunca alaseme kapıya koştum.
IAA
Hayır. İndolasetik asit.
IGG
İnsan serum immünoglobulinlerinin %80'ini oluşturan, 6.5-7.0 S çökelme kat sayısına sahip, 150000 molekül ağırlığında, %3 karbohidrat içeren, anneden plasenta aracılığıyla yavruya geçebilen, ikincil bağışıklık cevaplarında oluşan immunoglobulin ana molekülleri. İmmünoglobulin G.
HOLOGRAFİ
Üç boyutlu görüntü veren bir fotoğraf yöntemi. Laser ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üçboyutlu resim işlemi.